4 Temmuz 2010 Pazar

İnsanlar büyüdükçe hayalleri küçülür mü baba?



Sizi yıllar sonra gören biri için o aradaki süre yoktur, nasıl bırakmışsa sizi öylesinizdir siz de. Bunu geçen gün yaşadım da bugün kafama dank etti hak verdim adama; kıyafet bedenim XL'a dayanırken hayal dünyam XXXS olmuş :S

Bahsettiğimiz yıllar sonra gelen şahıs canımın içinin için Kenan. O beni bıraktığında ben "sinemacı olcam, şöyle filmler çekicem" diyen ufaklığın tekiydim. Onun yaşı benden baya büyüktü ama hayalimiz aynıydı. O para biriktirip Sinan Çetin'in sinema okuluna yazılacaktı falan filan. Benim kafa o zamanlar zehir gibi ama nasıl filmler, nasıl konular düşünüp yazıyorum. Hatta kadınlar gününde o sıralar bizimle kalan tiyatrocu bir arkadaştan oyun istemişlerdi de birlikte yazmıştık. Birlikte yazmıştık diyorsam tamamen mütevaziliğimden benim eserim konu :) Her neyse böyle bir bıcırıktım. Kenan siyasi suçtan cezaevine girdi, ben Mardin'e gittim o arada da sadece iyi mi hoş mu dışında birbirimizden haberimiz yoktu. Cezaevine giren aynı çıkıyor da dışarıda hapsolan için durum böyle olmuyor pek ne yazık ki.

Geçen ay çıktı cezaevinden görüştük falan ben hala üniversitede sinema okuma niyetindeydim geçen ay da ama çekmeyi düşündüğüm filmler hala o zaman birlikte konuştuklarımız. O zaman farkettim o günden bu güne çok da bir şey yapmamışım, düşünmemişim, tasarlamamışım. Her neyse sohbet biraz daha ilerleyince "Sen eskiden daha cesurdun, daha deliydin. Bi olgunluk gelmiş" dedi, iyi bir şey bu değil mi?

Kafamdaki Ajda Pekkan

Resmen Hayat aynı eskisi gibi uçuyor anıııılaaar, beni aynı eskisi gibi deli sanıyooorlar bölümü çalıp duruyor. Dalgalandım da duruldum mu? Birilerinin arkasından koşup yoruldum mu? Ne demek lan olgunluk çökmüş? Hangi olgun hatun benim yaptığım salaklıkları yapar diye düşünüyorum. Olgunluk bu mallıklarım olsa gerek.

İşe kabul edildim diye askıya astığım üniversite hayalinden başlayalım o zaman. Hayatımın tek amacı sinema televizyon okuyup yönetmen olmaktı. Aslında amaç üniversite falan değil tamamen senarist, yönetmen olmak ama amacım buyken gidip muhasebe okumak istemiyorum. Diploma lazım madem, her bok bir üniversite bitirmeye bakıyor istediğim mesleğin okumalıyım düşüncesi yoksa ben de biliyorum yönetmen ya da senarist olmanın tek yolunun okumak olmadığını, okuyanlardan dandik programlarda stüdyo şefliği yaptığını. Her neyse işe kabul edilince "Çalışmam lazım"a girdim tabi direk. Bütün hayallerimi 750 TL maaşa, servise ve siktir boktan bir sigortaya sattım yani iğreniyorum kendi kendimden. Hadi durumun böyle olması lazım şuan, şartlar bunu gerektiriyor. Çalışmam lazım ki Eşref askere gidebilsin, geçinebilelim vs. ama bakıyorum da hayal dünyam sikilmiş, ideal falan kalmamış. Bir insanın tek hayali düğünü, balayısı, çoluk çocuğu olur mu yahu. Hadi sinemacılık falan çok maceraperest gelsin şu aralar çünkü düzenli bir işe ihtiyacım var falan ama insanın kariyer hedefi henüz başlamadığı işte en uzun süre kalıp en üst mertebe neyse ona çıkmak olur mu? Ulan hayatım boyunca memur hayatından kaçtım şu anki amacım resmen memur olmak. Neden? Düzenli hayatım olsun, hadi Eşref'le evlenelim, hadi çocuk yapalım, köpeğimiz golden olsun, evimizin salonunun koltuğu kırmızı olsun, yerdeki halı siyah olsun diye. Ya kurduğum hayaller bile bunların etrafında dönüyor yahu eskiden ben karavan alıp dünyayı dolaşmayı falan hayal ederdim ya da ne bileyim interrail yapmayı falan isterdim şimdiki hayale bak ev döşemek.

Hayalim üç kelime o da şöyle; evli... mutlu... çocuklu!

Şebnem Ferah'ın Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya şahlanıp koşmak içimde var'ından Demet Akalın'lığa terfi etmişim ne ara oldu ben de anlamadım vallahi. Ya tamam hadi her genç kızın hayali gelinlik vs de tek amaç, tek düşünce, tek hayal bu olmamalıydı ya. Ben böyle olmamalıydım en azından ne bileyim ben kendimi daha özgürlüğüne düşkün, daha cesur, daha bağımsız, daha atak falan zannederdim ki öyleydim de aslında hayat beni elindeki çiçeği atması beklenen arkası dönük gelin yaptı.

Şimdi diyorum hadi onların hepsi çocukluk hayali, heycanı olsun bu da gerçek hayat olsun. Şimdi anladım çocukluğunu özleyen dangalakları ne dalga geçerdim onlarla o zamanlar hoş çabuk büyüyeyim hevesim de yoktu da ben büyümeyi sırf o hayalleri gerçekleştirebilmek için istemiştim, kendimi çocukluğuma tecavüz etmişim gibi hissediyorum şimdi neyse ben düğün davetiyesini falan düşüneyim en iyisi bu arada bizim müstakbel çocuğun adı ne olsun?

1 yorum:

  1. canım benim. çok doğru yazmışsın her zaman ki gibi. :) hayaller kuruyoruzda nerede gerçekleştirmek. hayat şartları falan değişiyor hepten.

    YanıtlaSil