25 Mart 2015 Çarşamba

Kız Arkadaş VS Erkek Arkadaş

Hayatımın çok büyük kısmında erkek arkadaşlarımın niteliği de niceliği de her zaman kız arkadaşlarımdan fazla olmuştur. Mahallede de, ilkokulda da, ortaokulda da. Benim için bunun en mantıklı açıklaması annemle babam ayrıldığında babamla yaşamaya başlamam, etrafımdaki testosteron hormonu seviyesinin üstüme işlemiş olmasıydı. Hatta iş o kadar kötü duruma gelmişti ki babam bütün arkadaşlarına hala, teyze falan dedirtiyordu eksiklik hissetmeyeyim diye.

Erkek kafasını her zaman kadın kafasından daha yakın bulmuşumdur zaten öyle çok kadın kadın biri de olamadım ömrü hayatımda.

Mahallede erkeklerle maç oynamadan mahalle kavgalarına kadar gitmişliğim var düşünün durumu.

Liseye kadar bu durum hep böyle gitti, lisede sınıfta hepi topu 3 erkek vardı, yine erkeklerle daha çok muhabbet etsem de "en yakın arkadaş" diyeceğim iki hatun oldu ama okul dışında durum yine erkeklerin üstünlüğü ile devam etti.

Son zamanlardaki kız atağından sonra bu iki cinsin arkadaşlığını değerlendirmekten kendimi alamadım.




1. Sır saklama

Erkekler kesinlikle daha iyi sır saklıyor. Kadınların arasındaki arkadaşlık bağı gevşedikçe çeneleri de gevşiyor. Bu konuda hiç mütevazi olamayacağım ben de aynen böyleyim, birinin yamuğunu gördüğüm anda hayatımdan çıkarır bütün sırlarını da ifşa ederim hem de en kritik insanlara. Diğer kadınlar da böyle, senin ona verdiğin sırrı gayet rahat bir şekilde ortamda öyle laaaaps diye söyleyebilirler.



2. Karşı cins için satma

Bu konuda kesinlikle ama kesinlikle kadınlar önde. Bakın o kadar erkek arkadaşım oldu, içlerinde çok büyük götlükler yapanlar da olmuştur ama bir tanesi bile sevgili bulunca kendinden geçmedi, götü kalkmadı, hal ve hareketi değişmedi. Kadın dediğin ise bu konuda en güvenilmez cins kesinlikle. Ciddi ilişkiye girsin hemen bütün hayatını sevgilileri üzerine kurar, bütün çevresini onun çevresiyle doldurur, en canı ciğeri(!)nden bile koşarak uzaklaşır. Bazıları kriteri ciddi ilişkiden falan da düşürüp artık pompacısı için bile satacak noktaya getirmiş durumda. Bu konuda istediğim kadar sövebilirim çünkü hiçbir sevgilim mevgilim için bir arkadaşımı ekmişliğim bile yoktur. İlişkiye başlarken ilk kuralım "Bak bunlar bunlar benim arkadaşım ben bunlarla çıkarım, gezerim, yerim, içerim, istersen sen de gelirsin gelmezsen de laf edemezsin"dir. Kız arkadaşınızla aranızın bozulması iki taşağa bir malafata bakarken erkek arkadaşlarınız sizi bir vajina iki meme için asla satmazlar.



3. Dinleme, anlama, dertleşme

Erkekler gariplerim dinleseler de kafalarında konuyu tam oturtamadıkları için zayıflar. Dolayısıyla sizin büyük bir sinirle anlattığınız bazı konuları "Ne var bunda?" diyerek geçiştirebilirler. Bu yüzden bu aşamada kadınlar önde. İş dertleşmeye, dedikoduya girdiğinde kadınla konuşmak tabii ki daha zevkli. Bir kere eski sevgilinizin yeni sevgilisini erkek arkadaşınıza gösterdiğinizde size realist cevaplar verir ama kız arkadaş öyle mi? İsterse Adriana Lima olsun o kız çirkindir, kezbandır, sizden sonra onu mu bulmuştur, yazıktır, eski sevgiliniz kördür.



4. Destek olma, teselli etme

Anlamasalar da, kavrayamasalar da iş teselliye ya da destek olmaya geldiğinde erkeklerin çabası takdire şayan ancak gel gelelim burada da kadın üstünlüğü var ama şu da var bu teselliler, dertleşmeler, gıybetler hep bir tarafınızda patlıyor. (BKZ: Madde 1)



5. Eğlenme

Erkekle kesinlikle daha çok eğleniliyor çünkü kadınların eğlence anlayışı belli bir promilden sonra sadece bağırma, sevinme, çığlık olarak şekilleniyor. Şarkı mı çaldı OOOOOOOOO, biri mesaj mı attı YEEEEEEE. Bazen masaya shot gelmesi bile çığlık çığlığa kutlanan bir etkinlik olabiliyor. Peki bunun sonucu ne? Konsomatris masasına dönmüş bir ortam. Masadan bir kalkarsın döndüğünde iki herif. Bu çığlıklardan, sevinçlerden güç alan masaya oturmaya çalışıyor, o kadar götü yemeyen içki yolluyor ve sonuç her zamanki gibi ya kavga ya bozulmuş moraller. Hadi o da geçti diyelim bu kadar içkiye artan libidonla seni kesin ekecek, kesin birileriyle pompaya gidecek. Dua et ki gitsin çünkü eğer o attığı sevişelim mi mesajlarına olumsuz dönüşler olduysa oturup ağlamasını dinleyecek olan da, zedelenen egosunu tamir etmeye çalışacak olan da sensin tabi bunların sonucunda bulduğu en ucuz herife yavşarken bulacaksın. Bir kız arkadaşım fakbadisi ders çalışmam lazım sevişemeyiz dedi diye gitti bildiğin en leş garsona sardı, yattı ertesi gün de nasıl izin verirsin diye bana sardı. Kilit mi vurayım arkadaş libidona sen sahip çıkamıyorsun ben sana nasıl sahip çıkayım?



6. Arkadaş sayısı

Öyle Sex and the City falan inanmayın onlara 4 kişilik samimi hatun grubu olmaz. 3 olur en fazla. Yani aynı anda en fazla 3 kız arkadaşınızla samimi olabilirsiniz, yakın olabilirsiniz çünkü fazlasını hem kafanız kaldırmaz hem birinden biri mutlaka kıskançlık yapar. Evet kıskançlık yapar arkadaşım siz hatunlar kıskançlıklarıyla sadece sizi mi darlıyor zannediyorsunuz? Ben niye bilmiyorum? Onu daha çok seviyorsun? Onla daha çok görüşüyorsunlar bizim ilişkilerde olmuyor mu zannettin sen? Ovvv bebeğim yeni sağılmış inek sütü gibi safsın, kıyamam. Erkekler öyle mi beee aynı anda 8 tanesiyle buluşabilirsin hiçbiri de birbirinin kılığına, kıyafetine, kilosuna bakmayacağı için gayet güzel muhabbet ederler.


Muhtemel bir merakı gidereyim bu arkadaşlıkların cinsel boyutunda kesinlikle erkekler daha masum lan. Kız arkadaşlarımın çoğuna ben sulanır gibi yaparım falan da beni öpmeye, sıkıştırmaya çalışan ve bu konuda gerçekten tedirgin eden arkadaşlarımın hepsi kız hatta bir erkek arkadaşımdan bile böyle bir şey görmedim. O kadar içip edip işi tacize vardıranlar da kızlar yani. Tekrar sadece yakın arkadaşları değerlendirdiğimi hatırlatmak isterim.


Gayler bunun neresinde derseniz bence en iyisi de en kötüsü de onlar. Çünkü hangi maddede kızlar gibi hangi maddede erkekler gibi davranacaklarını anlamıyorsunuz ama genel bir değerlendirme yaparsam sizi kesinlikle çok iyi dinlerler, anlarlar sonuçta erkek her türlü öküz onunkiler de, sizinkiler de. Sizi çok çok iyi teselli eder, destek olur ama karakteri bozuksa bir hatundan daha feci sizi ortam malzemesi yapabilir anlattıklarınızla. Gay bir arkadaşınızla her türlü çok daha fazla eğlenirsiniz ama onun için gecenin sonu bir gay barda biter, siz tıpış tıpış eve dönersiniz.



Toparlayacak olursak ben hayatımdaki kız arkadaş sayısını eskisi gibi makul seviyelerde tutup daha çok erkek arkadaşlarımla görüşmekten ve onlarla takılmaktan yanayım ve bir hatun olarak ben de şunu itiraf etmekten çekinemeyeceğim: Kadınlara güvenilmez ve evet ben de pek anlamıyorum.

29 Eylül 2014 Pazartesi

Akıl yaşta değil Tayyip'tedir

Özgürlük anlayışımızda fazlasıyla büyük bir gerizekalılık olmaya başladı farkında mısınız?

TDK'ya göre özgürlüğün iki tanımı var, onlar da aynen şu:

1. isim Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî
2. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet

Tabii ki TDK buna bir düzenleme yapacak ve tanımları şu şekilde değiştirecektir:
1. isim Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın Tayyip Erdoğan gibi düşünme veya davranma.
2. AKP ve Tayyip Erdoğan düşüncelerine bağlı olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet

19 Nisan 2014 Cumartesi

Veganlık, Veganlar ve Ben



Herhangi bir ırka karşı bir tavrım yok, zaten ırklara inanmıyorum. Din ve dini görüş falan desen hiçbirine ne sempatim var ne nefretim kısacası zerre umrumda değil. Cinsel tercih, cinsel yönelim desen kim kimi nasıl ya da ne şekilde istiyorsa götürebilir, beni bağlamaz. Yani baktığınızda ne bir faşistliğim ne de herhangi bir sebepten dolayı bir gruba karşı nefretim var, tek kriterim bir grubun kendi üstünlüğüyle başka bir gruba karşı tavır almaması. Sırf bu yüzden feminizmi saçma bulsam da zaman zaman feministliğe kaymak zorunda kalıyor insan zira Türkiye'de sadece feministler kadın hakkını savunur gibi gerizekalı bir düşünce var ve sen kadın hakkını savununca feminist oluyorsun.

20 yıllık sevgi-nefret çizelgemi bu mantığa göre kurmuşken son bir yıldır maruz kaldığım vegan gerzekliği beni tam bir vegan faşisti yaptı arkadaş.

Hayatının sadece 2 yıllık bir döneminde, o da kesilen kurbanı görmenin verdiği psikolojiyle en fazla vejeteryen olabilmiş insanım ben sen kalkmış bana veganlıkla geliyorsun. Bilmeyenlere özet: Vejeteryen olanlar sadece et ve et ürünlerini yemezken veganlar her türlü hayvansal gıdayı reddetmekte yani yumurtadan süte, peynirden yoğurta... her türlüsünü besin zincirinden çıkarmış durumdalar.

Bu aşamaya göre tıpkı ilk paragraftaki gibi "Banane yhaa kim ne yerse yesin, ne yemezse yemesin" tavrımı takınıp veganları da çok sallamadan hayatıma devam edebilirdim ama saldırıları artık faşistlik boyutuna gelince "Faşistliği sizden öğrenecek değiliz, faşistliği en iyi biz biliriz" diye bağırasım geldi yüzlerine.

Bu beyni etsizlikten ve sütsüzlükten artık durma noktasına gelmiş arkadaşlara göre ben caniyim, vahşiyim, türcüyüm, hayvansever olamam. Yav sevgili gerizekalılar siz hiç çok sevdiğiniz hayvanların alemine daldınız mı? Aslan ceylanı yerken iyi, timsah et yerke iyi ben yiyince amanın da amanın. Hani insan düşünen bir hayvandı? Hani bütün evren evrimden geçmişti de köken aynıydı? Şimdi bu aslana yapılan ayrıcalığın sebebi ne? Benim aslandan üstünlüğüm ne de ben et yiyemiyorum arkadaş? Hayvanların birbirini yemesi ekolojik düzen de benim yemem niye ilkellik, vahşilik?

Bir de bunların tek dayanağı "Türcüsünüz siz ühüüüüü" Türcü ne lan? Bütün hayvanları yesek elinizde veganlığı savunacak hiçbir şey kalmıyor amk hala konuşuyorsunuz. Neymiş efendim işte danayı yiyormuşuz, tavuğu yiyormuşuz ama kedi sevince hayvansever olmuyormuşuz. Benim neyi sevip neyi sevmeyeceğime, ne sever olup olmadığıma bu ot kafalar mı karar veriyor canım benim? Sen önce elini hayvanın rıskından çek düdük makarnası. Hadi ben türcüyüm, eyvallah da sen nesin? Biyolojik olarak canlı olan bitkileri yeme hakkını kendinde görürken hayvanları yemeyerek türcülük yapıyor olmuyor musun? Şimdi bir domatesin dalında durmaya, büyümeye hakkı yok muydu yani toplatılan domatesleri löpür löpür götürüyorsun. O mercimekler, nohutlar sen ye diye yetiştiriliyor ama canlılardı hani onlar da? Şimdi tavukla bir salatalığın ikisi de canlıyken sen bunlardan birini yiyip birini yemeyerek bizim gibi türcü oluyor musun olmuyor musun onu de bana.


Bir diğer klasik lafları: O hayvanlar sizin için daracık yerlerde yetişiyor.
Çok haklısın canısı, bu savunma muhtemelen veganlığın ilk yıllarında beyin hala işlerken söylenmiş bir söz çünkü veganlığın elle tutulur tek tarafı bu. İç Anadolu ve Doğu bölgesinin anası sikildiği ve artık hayvancılıkla uğraşılmadığı için gün ışığı görmeden etmeden,hormonlana hormonlana büyütülüyor hayvanlar. Eski usul çiftliklere dönsün, başımla beraber koşup oynasınlar kırlarda hem etleri de sütleri de daha lezzetli olur bence de. (Yeri gelmişken ilk kez güneş gören inekleri izleyin)

Peki bu veganlar ne yer ne içer? Yumurta yemiyorlar, eyvallah ama yumurta sadece haşlanarak ya da kırılarak yenen bir şey değil maşallah pek çok hamur işinin içinde var kendileri. En basiti bir kek poğaça falan yiyorlar mı yemiyorlar mı? Evlerindeki hiçbir yorgan,kazak, yastık, battaniye vs yünden yapılmamış değil mi? Ayakkabılarının her yeri bez, en ufak bir deri bir şey yok eminiz ama onlar dünyanın masum çocukları, hepimiz orospu çocuğuyuz bir onlar kurtaracak dünyayı. Bu yüzden de istedikleri gibi bize sövebilir, bizi her türlü saçma sapan dayanakla suçlayabilirler.

Çok net söylüyorum bir daha benim yemek zevkime karışır ya da laf ederseniz ağzınıza pirzolayla vururum ulan!

29 Mart 2014 Cumartesi

Sizi Hayattan Soğutacak 10 Çift Tipi

Aşk güzel şey, ilişki yaşamak falan şahane de bunu abartan çiftler insanı tiksindirme noktasına geliyor bazen. Geçen gün Naz'la konuşurken ufaktan çıkartmaya başladığımız listenin tamamını çıkartıyorum.

1. Yapışık ikizler

Tek bir yere gitmezler, tek fotoğrafları bulunmaz, tek konuşmazlar, tek düşünemezler. Bağımsızlıklarını kaybedip yek vücut olarak hayatlarına devam ederler. Kızı ağda partisine çağır "Ayy aşkım da sorayım" der, herife kalsa hatun halı saha kadrosuna girer. Sosyal bağları en kopuk çifttir.

2. Yeni barışanlar
Hadi dandik bir sebepten ayrıldın anladık, ayrıldıktan sonra paylaşmadığınız laf sokmalı şarkı kalmadı onu da anladık. Birbirinizin arkasından etmediğiniz laf,hakaret kalmadı onu da anladık. Sonra bir şey oldu barıştınız ona da eyvallah da sonrasındaki tribiniz ne öyle ya? Sanırsın tüm dünya birleşmiş de sizi ayırmaya çalışıyor havası, kıskananlar çatlasın edası. Canlarım çok acı bir geçeği paylaşayım mı sizinle: SİZİN AŞKINIZ DA BARIŞMANIZ DA AYRILMANIZ DA ZERRE SİKİMİZDE DEĞİL.

3. Yan sanayi Romeo&Juliet
Yav he he tamam sizsiniz, en büyük aşk sizin, herkesin gözü sizde, çok değişiksiniz tamam. 

4.Ortak Facebook Hesaplılar
"İkimizi toplasan bir adam etmez" mesajını bu kadar net paylaştıkları için kutluyorum bu arkadaşları ama bu nedir allasen? Hanginizin kullandığı belli değil, kimin ne yazdığı belli değil, zaten bütün fotoğraflarınız da birbirinizle. Niye abi ya niye? Ne gerek var? Facebook falan tamam ortak Foursquare hesabı açan gördü bu gözler, bize de yazık.


5. İlişki uzmanları
Şimdi herkes onlarınki kadar mükemmel(!) bir ilişki yaşamadığı için hayatlarını onun bunun ilişkilerine burun sokmaya adamış bir grup bunlar da. Akıl verme falan bir yana direkt beyin yıkamaya kadar gidenler var. Mesajları hep "Bak bizimki çok güzel sizinki de böyle olabilir." üzerine. 

6. Çöpçatan Timi


Kendi ilişkileriyle uğraşıp birbiriyle ilgilenmektense arkadaşlarını çiftleştirmeyi kendilerine görev edinmiş çift grubu. Genellikle kız tarafındaki kızlarla erkek tarafındaki erkeklerin değişik kombinasyonları denenir, tutana kadar aynı kişiler değişik şekilde eşleştirilir. Amaçları nedir? Neden arkadaşlarını birbirlerine ayarlama dertlerindedirler bilinmez.

7. Gayrievli çiftler
Facebook ilişki durumları "Evli" olan, kızın soyadını oğlanın soyadıyla değiştirdiği ve bünyesinde aşırı kezbanlık barındıran çift grubu. He sorsan evlenirler mi? Evlenmezler de.

8. Birbirinin hesaplarını kontrol edenler
Özel/genel dinlemeden bütün konuşmaları okuyan, takip eden çiftler. Birbirlerine şifreyi vermeyi marifet sanıp bununla övünen insanlar. Peki işin aslı ne? "Canım bu konuşmaları siliyorum x görmesin" eee ne anladım oğlum o işten? Bir de "Sen de sil" diyorlar lan senin sevgilinin benim hesabımda ne işi var manyak mısın?

9. Yerli yersiz irtibat kuranlar
Arkadaşınla oturmuş bir şeyler içiyorsun, konuşuyorsun, muhabet ediyorsun; hooop telefonu çalıyor gidip konuşuyor, dönüyor bik bik bik mesaj. Sanırsın o sırada kainatın sırrını çözmüş de onu anlatıyor ya bir rahat verin, bir nefes aldırın birbirinize ya da evinizden dışarı çıkmayın oturun oturduğunuz yerde bütün gün bıdı bıdı bıdı konuşun. 

10. Bi' seni konuşurum
Konu ne olursa olsun; ister yeni vizyona giren film, istersen geçen gün vitrinde gördüğün ayakkabı... Bir şekilde o yılışık ilişkisine bağlayıp kafa sikebiliyor bu insanlar. Tek konuşabilecekleri konu muhteşem(!) ilişkileri olduğu için her lafı bir şekilde oraya bağlayarak içinizi baymayı hayat felsefesi edinmiş insanlardır bunlar.


"Aşk kezbanlaştırır" 
Nermin Naz Orhan



Best relationship ever




8 Mart 2014 Cumartesi

Güçlü Kadın Şarkıları

  • Aylin Aslım - Sen Mi?



2009 yılında çıkardığı Canını Seven Kaçsın albümünün de çıkış şarkısı olan Sen Mi? bir süre yanlış anlaşılıp ayrılık şarkısı olarak kullanılsa da daha sonra asıl maksadı çözüldü. Direkt olarak hükümete yazılan şarkı en güzel “Güçlü Kadın Şarkıları”ndan biri olduğunu çoktan kanıtladı.




  • Pink - Dear Mr. President

Müziği itibariyle yumuşak yumuşak gitse de hem dönemin ABD Başkanı Bush’a yazılmış olması, hem konserlerinde kullandığı görüntüler, hem de sözleriyle efsane “Güçlü Kadın Şarkıları” arasındaki yeri bileğinin hakkıyla alıyor şarkı. Bush’un vicdanını, iç ve dış politikalarını sorguladığı yetmiyormuş gibi lezbiyen olduğu için reddettiği kızından, Bush’un gençliğindeki uyuşturucu ve alkol bağımlılığına yaptığı atıflarla fazlasıyla cesur bir şarkı.




  • Katy Perry - Part Of Me


Evimizin sevimli kızı, adeta bir tatlı komşu kızı havası olan Katy bu imajını hiç bozmadan çok güzel “Yıkılmadım, ayaktayım” şarkıları çıkarıyor. Genellikle bir düşüş sonrası toparlanma ruh hallerini anlatan Katy’nin Part Of Me şarkısı klibiyle biraz daha sıyrılıyor ve Güçlü Kadın Şarkıları’nda Katy’nin temsilcisi oluyor.


Katy Perry alternatifleri: ROAR, Wide Awake


  • Umay Umay - Düşmedim Daha
Türk müzik tarihinin en sağlam kadın şarkılarının yazarından listeye hediye Düşmedim Daha oluyor. Bir yandan umursamaz, bir yandan fazlasıyla özgüvenli, bir yandan da isyankâr bu şarkıyı hala keşfetmemiş olanların hayır dualarıyla cenneti garantilerim.


Umay Umay alternatifleri: Hareket Vakti


  • Özlem Tekin - Kumdan Kaleler

Tarzı itibariyle pek çok “Güçlü Kadın Şarkısı”na sahip olan Özlem Tekin’den de dönemi itibariyle fazla cesur sözleri olan ve biraz kıyıda köşede kalmış olan Kumdan Kaleler şarkısını seçtim sizlere. Diğer şarkıların aksine ayakta kalma ya da ayağa kalkma gücünden ziyade batmış haldeyken keyfini çıkarma üzerine bir şarkı bu da, o da bir güçlülük en nihayetinde.




  • Pin Up - Ben 1 Sen 0

Türkiye’nin tek all-girl band grubu özelliğini taşıyan Pin Up beklenen çıkışını bir türlü yapmasa da yaptıkları iki şarkının ikisi de listeye girmeyi hakediyor.


PinUp alternatifleri: Üretim Hatası


  • Aslı - Şampiyon


Sesinin naifliği sözlerine pek yansımayan, gelişine vuran bir başka güzel hatunumuz da Aslı. Dört albümünün dörtdünde de “Güçlü Kadın Şarkıları”na çalışan Aslı’nın da tarzı bir erkekten sonra ayakta kalmaktan ziyade genel olarak hayata kafa tutmaktan geçiyor.




  • Hande Yener - Kelepçe


Müzik hayatı boyunca deneyip deneyebileceği bütün müzik türlerinde eser veren Hande’nin müziğinde değişmeyen tek unsur “Güçlü Kadın Şarkıları” ile dolu albümleri oldu. En deli divane aşk şarkısında bile cool olmayı başaran nadir kadınlardan biri olan Hande’nin listeye en uygun şarkısı ise efsane albümü Apayrı’nın çıkış şarkısı Kelepçe oluyor.




  • Lily Allen - Smile


Başkasının mutsuzluğuyla mutlu olmanın o kadar da kötü bir durum olmadığını gösteren şarkısıyla Lily de listede yerini alıyor. Kabul edelim, eski sevgilimizin düştüğü kötü durum o kadar da canımızı sıkan bir şey değil be.


Lily Allen alternatifleri: Fuck You, He Wasn’t There


Son olarak da tekli 10 şarkı;
  1. Kelly Clarkson - Stronger
  2. Yıldız Tilbe - El Adamı
  3. Evanescence - Going Under
  4. Şebnem Ferah - Korkarak Yaşıyorsan
  5. Taylor Swift - We Are Never Ever Getting Back Together

28 Şubat 2014 Cuma

En Güzel Ayrılık Şarkıları

Takvimlerin 28 Şubat'ı göstermesi sebebiyle giriştiğim bir "En Güzel Ayrılık Şarkıları" listesi teoride amacına ulaşsa da pratikte biraz aştı. Listeyi tek tek yazıp link koysam üşeneceğiniz için (ve tabii daha sonra kendim de dinlemek için) size mis gibi liste yaptım. Buyrun Youtube listesinin tadını çıkarın. İçinde sadece salya sümük ayrılık şarkıları yok, yeri geldiğinde atarlı giderli şarkılar da mevcut yani her iki tarafın da ayrılığın her aşamasında dinledikleri diyelim biz ona. Her zamanki gibi kafası karışık bir liste. Aylin Aslım'la başlayıp Ahmet Kaya'ya ordan Hande Yener'e, Candan Erçetin'e, Teoman'a falan gidiyor.




Bari 70 (şimdilik) şarkı içinden 28 Şubat'a özel en iyi 10'luyu çıkarayım da pratikte de amacına ulaşmış olsun.


  1. Senin Gibi-Aylin Aslım
  2. Nobody's Perfect-Jessie J
  3. Back To December-Taylor Swift
  4. You Can't Save Me-Richie Kotzen
  5. Bir Veda Havası-Ahmet Kaya
  6. Somebody That I Used To Know-Gotye
  7. Wrecking Ball-Miley Cyrus
  8. Who Knew-P!NK
  9. Teşekkürler-Hande Yener
  10. Kayıp-Cem Adrian

16 Şubat 2014 Pazar

Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar



Şarkı çıktığında "3.44 dakika boyunca çaresini bulmuşlar diye bağırıp çağırıp tek bir taktik söylemiyorlar" derken başkası da bu eksikliği görmüş olacak ki kolları sıvamış ve güzel bir program yapmış.

Eğer gay arkadaşlarınız varsa onların efsane programlarına bakıp iç geçirmişsinizdir illa ki. Romeo olsun, Grindr olsun onlar fik fik mesajlaşır buluşurken heterolar olarak baya mağdurduk biz. Tinder'ı bir iki gün önce 2 farklı hatun kişiden duydum, ekledim, uuu baby dedim.

7 Şubat 2014 Cuma

Kadınların İlişki Başlangıcında Yaptığı 7 Ölümcül Günah



Bir adamla tanıştınız, hafiften bir elektriklenme oldu. Arkadaş da size karşı boş değil, ufak fingirdeşmeler, bakışmalar güzel ama öyle kritik hatalar var ki ona hissettirmeseniz de sizi de bitirir müstakbel başlayacak ilişkinizi de zora sokar. Genel olarak kızların ilişki başlangıcında yaptığı 7 ölümcül günahı sıralayalım ve lütfen artık bunları bir kenara bırakalım vallahi ben dinlemekten ve görmekten sıkıldım bu hataları.


3 Ocak 2014 Cuma

2013 (Müzik)

2013 müzik anlamında tam bir ağzıma sıçan yıl oldu. Ya herkes depresyonda ya ben özellikle gidip en vurucu şarkıları dinledim, emin değilim. 2013 içinde çıkmasa da yeni keşfettiğim isimler falan derken baya dolu dolu bir liste olacak gibi duruyor, bakalım. Şunu da eklemeden edemeyeceğim en son 2005 yılında böyle bir bolluk yaşamıştık, bu sene çıkan albümlerde fiyasko yok gibi bir şey! (Not: Bu sadece kendi dinlediğim şarkılarla ilgili gardaş 2013 içinde çıkan albümleri git başka yerlerden oku. Kippps ^.^ )


31 Aralık 2013 Salı

2013 (Kişisel)

Her sene olduğu gibi geçmiş seneye geçirip yeni seneye umut bağlayan insanların aksine ben baya baya değerlendirme derdindeyim 2013'ü. Kişisel olarak komple bakalım 2013 benim için nasıl geçmiş :)

29 Kasım 2013 Cuma

Sonra bir silah oldun kendini vurdun, her şey siyaha giderken

işte ben bugün, hafif rakılar içiyorum, gülüyorum
hiç kimsenin yüzmediği denizde
hafif gemiler görüyorum


ot bitmeyen yerleri ıslah ettim

kendin ol diye
fırtınada kıyıdan açıldım, gizlice


sonra bir silah oldun, kendini vurdun

her şey siyaha giderken
sonra bir yalnız oldun, kendini buldun
dur, siyaha giderken
her şey siyaha giderken


işte ben bugün, hiç kimsenin bilmediği harflerden

dünyalar kuruyorum, ama önce adını buluyorum


ot bitmeyen yerleri ıslah ettim

kendin ol diye
fırtınada kıyıdan açıldım, gizlice


sonra bir silah oldun, kendini vurdun

her şey siyaha giderken
sonra bir yalnız oldun, kendini buldun
dur, siyaha giderken
her şey siyaha giderken


varlığın yok bir kıta, o eski asya

yokluğun sıcak antartika
yine de düştüm işte yollarına
her şey siyaha giderken, 


her şey siyaha giderken


8 Kasım 2013 Cuma

Şarkılar Beni Söyler

Herkesin dinlerken kendini bulduğu şarkılar var, klasik. Zaman zaman değişir falan. Bazıları da herkesin ortak şarkısıdır Huysuz ve Tatlı Kadın gibi. Benimkileri paylaşcem sizle :)


1) Jessie J - Nobody's Perfect

Geç buldum bu şarkıyı, tanışmamız da enteresan da sözlerini falan okuyunca Jessie ile tanışsak birbirimizi çok seveceğimizi düşündüm :) Uzun bir süre nakarat kısmı da bir şahsa telefon melodiliği yaptı. Sözlerinde baştan sona benle eksiksiz uyumu var. Tam çevirisi




2) P!nk-Fucking Perfect

Perfect perfect gidelim o zaman. Şarkı biraz dengesiz aslında bir yerinde kendisinden bahsederken bir yerine birine sesleniyor, düet kafası var aslında şarkıda ama ben her iki tarafı da alındım üstüme, özellikle P!nk'in seslendiği kısımlarda ki büyük ihtimalle P!nk geçmişteki haline falan sesleniyordur, ona yazmıştır. Kafadan 3 şarkısı var böyle. Her neyse klibi de şarkıyı anlatıyor aslında da yine de ben tam çevirisini koyayım şöyle.



3)Malt-Gezegen

Şarkı çıktığında yıl 2006'ydı, yıl oldu 2013 hala bu şarkının beni anlattığına dair sabit bir fikrim var.

http://www.youtube.com/watch?v=6IhZjoxPcfw (Youtube üzerinden dinleyebiliyorsunuz ama paylaşıma kapalı )

4) Cem Adrian- Bana Özel

İthaf şarkı kategorisinden bir şarkı yani şarkı benim ağzımdan değil de birinden bana gibi. He bir de şarkıyı "söyleyen"i bulsak fena mı olur? Olmaz bence.



5) Teoman-Uçurtmalar

Bu da ithaf kategorisinden. En sevdiği renk mor olan kadın, en sevdiği kelime asi, en sevdiği oyun inciltmek beni, hıncı çocukluktan kalma yara izi. Bu arada sözler Elif Şafak, hakkını verelim.


6) Cenk Han Alkaya - Küçük Kız
Hiç terkedilmediğim halde bu şarkıyla neden bu kadar derinden bağ kurdum ben de bilmiyorum. Dinlemenin sakinleştirdiği şarkılardan mesela, sıkıldığımda açıp Cenk Abi'yle dertleştiğimi hissettiğim bir şarkı.

Orjinalinde: Gene terk mi edildin küçük kız? Saçlarını mı kestirdin düşünmeden...



7) Aylin Aslım- İçtim İçtim

Şimdi Aylin'in onca şarkısı içinden anlata anlata bu mu anlatıyor dersiniz haklı olarak da Aylin şarkıları hep bir durumsal şarkılar, birini tasvir ettiği tek şarkı bu gibi bir şey. Alkolik damarımı da böyle tabir edivereyim nolcak? Ayrıca Ben Kalender Meşrebim tabii ki.




8) P!nk - Slut Like You

Ahlak bekçisi takılanlara inat Slut like you!



9)Ceyl'an Ertem(Umay Umay)-Düşmedim Daha
Arkadaş ne dinledim ne dinledim... Dinlemelere doyamadım.


10)Melis Dânişmend-Sarhoşken Pişkin Ayıkken Pişman

"Her şeyi boşvermiş, 'Artık hiç farketmez' demiş, o yüzden içtin-mi?
Kim var kim yok etrafında diye bakmamış o yüzden eş,dost,vicdan saymamış ve ona atlamışsın."



11)P!nk-Sober
How do i feel this good sober?


12)Kesmeşeker-Yaşıyorum Ölüyorum
"Yaşıyorum içim görmüş, ölüyorum dışım körmüş."

17 Eylül 2013 Salı

Nereye gidiyorsun?

Bir ayrılığın en acı sözü bu. İlk kez Babam ve Oğlum'da koymuştu. Sonra Cem Adrian şarkı yaptı. Zaten onun her şarkısı ruhuma tecavüz ediyor amk.


10 Eylül 2013 Salı

AKP'li kadınlar

Satın alınmış sözde gazetecileri,  yazarları geç. Bir şekilde kapağı atıp yolunu bulanları da geç. Bunlar bir şekilde fiyatı belli pazar malından ötede değiller zaten de ciddi ciddi Akp'yi destekleyen kadınların varlığı midemi bulanırıyor.

Önceleri sadece türbanlılardı bu ak kadın kesimi. Sonra alakasız bir şekilde genişledi. En son dün gördüğüm kıçında bir karış etekle polis kurşun sıksın diyen bir hatundu. Kitleyi genişletmişler de bir kadın nasıl AKP'yi savunur aklım almıyor.

En basiti bu yönetim kadını damızlık inek gibi gören. "3 çocuk yap" diyen bir yönetim.  Kadının dünyadaki tek amacı doğurmak, tek yeri evi mantığına sen nasıl destek oluyorsun?

Akp döneminde artan kadın şiddetine,  kadın ölümlerine nasıl çanak tutuyorsun? Karısını,  eski karısını, yüz vermeyen asıldığı hatunu rahatça öldürebilen erkeklerin yanında nasıl bayrak sallıyorsun?

Tecavüz davalarında hiç mi için acımıyor? Kendini onların yerine koyamıyorsun?

Şimdi diyecekler ki AKP ile ne alakası var? Daha önce demişlerdi çünkü, derler bilirim. Devletin bir suça teşvik etmesi çok kolaydır. Şöyle düşünün arabanızı sokağın ortasına bırakmama sebebiniz nedir? Arabamı çekerler korkusu. En basit suçtur bu ve bunun yerleşmiş bir ceza korkusu vardır. Tecavüz davalarında bu var mı? En fazla 2-3 yıl yatılan ve çoğu zaman "Rızası vardı" denilip üstü kapatılan bir suç oldu tecavüz.  Bunu nasıl yaptılar? Öncelikle ağır suç olmaktan çıktı. Cinayetten sonraki en büyük suç olması gerekirken normalleştirildi ve bunu normalleştiren de bizzat AKP. Sadece ceza vermediği için değil tecavüzü meşrulaştıranları da cezalandırmadığı için. Hatırlayın O.Ç. adında bir profesör (!) kadınİn kıyafetlerinin tecavüz hakkı doğurduğunu söylemişti.(NOT: Bir tecavüz davasında kadının kırmızı mont giymesi tahrik sebebi sayılmıştır. ) Yani bir kadın eğer etek vs. giyiyorsa tecavüz edilebilir. Bunu söyleyen adam hakkında soruşturma oldu mu? Olmadı. İfade özgürlüğü dediler sanki kitap yazdığı için adam tutuklayan bunlar değilmiş gibi.

Çocuk tacizleri ve tecavüzleri de aynı."Rızası var" ile aynı mantık. Artık 7 yaşındaki kızlar bile kadın (!) olarak görülebilir oldu. Öyle ki bu bebeler artık 4+4+4 ile okullu iken de evlenebilecekler ne güzel. Gerçi bunda şaşırılacak bir şey yok cumhurbaşkanı 16 yaşındaki kızı gelin alabilmiş halk neden almasın?

Hala ısrarla türban, başörtüsü üzerinden siyaset yaptığı halde bir gelişme var mı? Yok. Bdp'nin başörtüsünü serbest bırakacak önerisi bizzat AKP tarafından reddedildi. Twitter'da falan görüyorum büyük bir kesim uyanmış artık bu konuya ama hala ısrarla başörtüsünü Tayyip'e borçlu olduğuna inanan da var. Artık karşı çıkan kalmadı gibi bir şey. En sol görüşlü insan bile bunun özgürlük olduğuna inanıyor. Çok sert çıkanlardan biri olarak söylüyorum bunu. Şu anda Akp dışında karşı çıkan yok. Karşı çıkma sebebi de en büyük siyasi kozunu kaybetmek istememesi. Hala "Benim başörtülü bacılarım" lafları edebilmesi için birilerinin "Ayyy ben başörtülüyüm Tayyip olmazsa beni keserler" diye düşünebilmesi lazım çünkü.

Kadınları kutsuyoruz tapıyoruz ayağına sürekli ikinci sınıf insan muamelesi çekiyorlar. Gezi olaylarında polis gözaltı sırasında kadınları taciz ediyor,  tecavüz haberleri geliyor.

Adalette öyle bir yere geldi ki kadın artık basit bir davadan 5 yıl yenirken tecavüz serbest bile denilebilir. 5 yıl hüküm giyen "Keşke tecavüz etseydim daha az yerdim" diyor ki sonuna kadar haklı.

2013 yılında hala töre cinayetleri işleniyor. Bir tanesi devletin hastanesinde ikinci denemesinde işlendi. Devlet koruyamadı.

Gazetelere sığınma evlerinin adresleri ilan şeklinde yayınlandı.

Imam, polis, asker, hakim gibi mesleklerden tecavüz suçlusu alıp hiç bir ceza almayan binlerce hayvan var.

Tüm bunlara rağmen hala sana görülen yeterli değil demek ki kürtaj hakkın elinden alınıyor. İster karşı ol ister cinayet de nasıl baktığın önemli değil çocuk doğurup doğurmaman senin elinde değil buna devlet karar veriyor. Sadece kürtaj değil sezaryen yaptırıp yaptırmamak da senin kararın değil o da devletin paşa gönlüne kalmış.

"Üç çocuk doğur" diyorlar, savaşa asker lazım diye. Sen damızlık ineksin ya, devlete hibe edeceksin canından parçanı. Birini asker yapıp başkalarının savaşlarına gönderecek, birini polis yapıp halkın üstüne salacak diğeri de artık cemaat yardımı ile hakim falan olur da kurtulur belki. O tecavüz davalarında beraat kararlarını verir. Belki de hiçbirşey olamaz bir işçi cinayetinde yok olur gider adı bile bilinmeden.

Korkma zaten şu şartlarda o günleri görmen zor. Bir kuytu köşede kendi rızanla tecavüze uğradıktan sonra belki kendi rızanla ailen seni öldürür. Çünkü tecavüze uğrayan sensin şu sistemde suçlu da sensin.

Belki de sırayla evlere baskın yapan polis alır götürür seni gözaltı kayıplarından olursun.

Bu sistemi savunmaya devam et. En güzel şekilde sonunu hazırlıyorsun.

9 Haziran 2013 Pazar

Neden Direniyoruz?

Hala 3-5 ağaç meselesi olarak gören başbakana ve yanındakilere neden orada olduğumuzu sıralayalım mı?


  1. Görev başına geldiğin andan itibaren özelleştirmeyle bütün ülkeyi sattığın (sana göre pazarladığın) için.
  2. Sen ve yandaşların zenginleşirken halk fakirleştiği için.
  3. Oğluna aldığın gemiciğin parası ve kızına boş boş otursun diye verdiğin aylık 52 bin TL benim cebimden çıktığı için.
  4. Senin gibi olmayanı ötekileştirdiğin, hedef gösterdiğin ve katlini vacip kıldığın için.
  5. 2002 yılından bu yana tek bir yenilenebilir enerji kaynağı santrali kurmayıp nükleer diye tutturduğun ve nükleer santral ile tüp patlamasını aynı tehlikede sanacak kadar bihaber olduğunu bildiğimiz için.
  6. Suriye'den gelen teröristlere silah verip eğitim alanı oluşturduğun ve vatandaş olarak kıçımızı yırta yırta kazandığımız maaş kadar bir maaşa bağladığın için.
  7. Oy kullanma yetisine sahip olmayanlara oy kullandırttığın için.
  8. Kömür, makarna, şeker gibi zaten devlet olarak yapmakla mükellef olduğun yardımları oy karşılığı yaptığın için.
  9. Kurduğun kabilede "Hem devlete karşı geleceksin hem de ambulans bekleyeceksin" diyen bir SAĞLIK BAKANI olduğu için.
  10. Parkta uyuyan, kitap okuyan, müzik yapan gençlere biber gazları ve coplarla saldırttığın için.
  11. Branş dışı öğretmen atamaları yapıp veterinerlik okuyan birini sınıf öğretmeni yaptığın ancak buna rağmen hala atanamayan öğretmenler için.
  12. 2002'den beri binlerce boş cami kurup göz boyayıp okul,hastane,halk evi, kültür merkezi yapmadığın ve olanları da yıktığın için.
  13. Senin gibi yaşamayan herkesin hayatına karıştığın, karşı çıkanı hedef gösterdiğin için.
  14. Haber alma özgürlüğümüzü yok ettiğin için.
  15. Yeşili, doğayı yok edip betonlar arasında yaşamaya mecbur ettiğin için.
  16. Geri adım atmayı, hata yaptığını kabul etmeyi becerecek kadar erdem sahibi olamadığın için.
  17. Sınavlarda hile hurda yapıp sorumlusunu hala o mevkide tuttuğun için.
  18. Eğitim sistemini değiştirip daha orta okuldan çocukları sınav yarışına soktuğun için.
  19. Sana karşı geleni "Biz de bir milyon toplarız" laflarıyla tehdit edip sindirmeye çalıştığın için.
  20. Açık açık istediğin padişahlık için.
  21. Alevilere olan düşmanlığın için.
  22. Beğenmediğin, hoşuna gitmeyen ne varsa (sanat eseri dahil) senin isteğinle yıkılabildiği için.
  23. Tek lafın kanun sayıldığı için.
  24. 3. köprü için keseceğin ağaçlar için.
  25. Gezi Parkı'nın intikamını aldığın Beylikdüzü ağaçları için.
  26. Maden arama yetkisini yok pahasına dış ülkelere sattığın için.
  27. İş güvenliği olmadığı için hayatını kaybeden bütün işçiler için.
  28. Taksim'i her türlü yok etmeye çalıştığın için.
  29. Acımasız ve gaddar olduğun için.
  30. Reyhanlı'da halk ölürken koşa koşa kankana gittiğin için.
  31. Hala esas sorumlularını bulamadığınız bütün faili meçhul cinayetler için.
  32. Nefret suçlarını tanımadığınız için.
  33. N.Ç ile sembolleşmiş tecavüze uğrayan ve tecavüzcüleri serbest kalan çocuklar için.
  34. Sivas Katliamının zaman aşımından sonra "Hayırlı olsun" dediğin için.
  35. Polisi askerin yapıp halka saldırttığın için
  36. Askeri terörist ilan edip teröristleri tanık yaptığın için.
  37. Osmanlı hayranlığın yetki aşkıyla sınırlı kaldığı için.
  38. Din tüccarlığı yaptığın için.
  39. Başbakanlık maaşıyla geçinemediğini söyleyip asgari ücrete zam istendiğinde yeter o dediğin için.
  40. Atatürk, cumhuriyet ve laiklik düşmanı olduğun için.
  41. 2002'den beri yaptığın her benzin, elektrik, doğalgaz, su, ekmek zammı için.
  42. Koyduğun yeni vergiler ve zam yaptığın vergiler için.
  43. Hala ağır hastaların birbirini ilaç için ezdiği bir sistemi devam ettirdiğin için.
  44. Yok etmeye çalıştığın eczaneler için.
  45. Büyük balık peşinde koşup yok saydığın, hep vurduğun küçük esnaf için.
  46. LGBT bireyler için.
  47. Kullanımı yasak olan gazları kullanmaktan çekinmeyecek kadar gözün döndüğü için.
  48. Olaylardan sonra ortalığı yatıştırmak yerine KASIMPAŞALI RECEP olup provokasyon yaptığın ve evdeki %50'ni galyana getirmeye çalıştığın için.
  49. İstediğin internet sitesini kafana göre yasakladığın için.
  50. Hayvan haklarından bihaber olduğun ve onları toplama kampına göndermek istediğin için.
  51. Kendini parti içinde bile tek sandığın için.
  52. Şimdi "Dur!" demezsek kendine gelemeyeceğin için.
  53. Çocuklarımız "ülke bu hale gelirken sen ne yaptın" dediğinde "Direndim" diyebilmek için.

1 Haziran 2013 Cumartesi

Direniş Rehberi

Eyleme giderken, gittiğinizde ve sonrasında dikkat etmeniz gereken şeyleri aklıma geldiğince yazmaya çalışıcam burda. Alanda işinize yarayacağını düşünüyorum. Madde madde ve aşama aşama yazıyorum.

Hazırlık


  • Öncelikle rahat giyinmeye çalışın. Ayakkabınız, kıyafetleriniz her an koşmaya, atlamaya müsait olsun. Yeri gelecek dakikalarca koşmanız gerekecek bu yüzden özellikle bayanlar topuklu ayakkabılardan uzak dursunlar, istediğiniz kadar rahat ediyoruz diyin arnavut kaldırımlar, yokuşlar derken çok zor durumda kalırsınız. 
  • Puşi dediğimiz şal bir çok maskeden çok daha çok işe yarıyor. İki üç kat yaparak burnunuzu ve ağzınızı rahatlıkla kapatabilirsiniz. Bulamazsanız fazladan getirdiğiniz bir tshirtü de kullanabilirsiniz.
  • Mümkünse sırt çantası ya da postacı çantaları kullanmaya çalışın. Küçük bir çanta hareket etmenizde yardımcı olacaktır ama size bir faydası olmayacaktır. Konusu açılmışken çantanızda olması gerekenleri de yazayım:
    • Suyu her yerde rahatça bulabilirsiniz (Gece kalmayı düşünmüyorsanız) ancak yemek genellikle sıkıntı oluyor. Yanınızda bol miktarda simit, bisküvi vb. yiyecekler bulundurun. 
    • Çantanızın kapasitesi yettiğince limon, sirke, bebe şampuanı depolayın.
    • Sargı bezi ve peçete/kağıt havlu bulundurun.
    • Bir kaç tane buzdolabı poşeti işinizi görebilir. Küçük boy bir kaç çöp poşeti ya da market poşeti de bulundurun
    • Yaralanmalara karşı ilk yardım için oksijenli su, tentürdiyot, yara bandı almanızda fayda var.
    • Kalış saatinizi düşünerek duruma göre ince bir hırka ya da yedek uzun kollu kıyafetler alabilirsiniz.
    • Çantanız taşıyabileceğiniz ve sizi rahatsız etmeyecek ağırlıkta olsun, her şeyi doldurup zor durumda kalmayın ama çanta hazırlarken tek olmadığınızı, yardımınıza ihtiyaç duyabilecek insanları da düşünün.
  • Gideceğiniz bölgeyi seçerken sosyal medyadan bilgi alın. Neresi kapalı, nereden gidilir, nerede neye ihtiyaç var bilin. Mümkünse toplanmakta olan kalabalık bir gruba dahil olun.
  • Yedek batarya alma şansınız varsa alın, yoksa şarj aletiniz sürekli yanınızda olsun.
  • Yanınıza kesinlikle değerli bir şeyler almayın, gereğinden fazla para bulundurmayın.
  • İnternetten hangi bomba tipine neyin iyi geldiğini, bazı karışımları öğrenerek ve yapabildiklerinizden mümkün olduğunca yaparak gidin.

Alana giderken/Alanda

  • Eğer bilmediğiniz bir yerdeyseniz polisin nereden müdahale edebileceğini, ederse nerelerden kaçabileceğinizi önceden kestirmeye çalışın.
  • Müdahale olduğu zaman sakin olun, paniğe kapılıp kendinizin ya da başka birinin yaralanmasına sebep olabilirsiniz.
  • Sakin bir yer bulduğunuz anda hemen çantanızdan ekipmanlarınızı çıkartın ve önce kendinizi toparlamaya çalışın. 
  • Yüzünüzü ve ağzınızı temizledikten sonra çevrenizde yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım edin. Durumu normalden daha kötü olan birileri varsa en yakın apartmana sokun. Sosyal medyada sürekli sığınabileceğiniz evler, kafeler, eğitim kurumlar vs. paylaşımları yapılıyor. Bunlardan size en yakın olanına tespit edin ancak olduğunuz yerden çıkmadan önce ortalığın sakinleştiğine emin olun. Polis sadece gaz atıyor, arkasından kovalama pek fazla olmuyor. Dışarı çıkmadan önce sakinleştiğinden emin olun.
  • Provokatör sivil polislere ve bilinçsiz göstericilere dikkat edin. Çevrenizde herhangi bir kamu malına, özel araçlara, dükkanlara, evlere vs zarar vermeye çalışan olursa uyarın, çevrenizdeki diğer direnişçiler size destek çıkacaktır. Unutmayın bu bir iç savaş değil, bir direniş. Polisin size olan müdahaleleri sabrınızı taşırabilir, siz de saldırmak isteyebilirsiniz ancak sinirlerinize hakim olmaya çalışın ve kesinlikle karşılık vermeyin.
  • Grupla hareket etmeye çalışın. Barikat kuruluyorsa yardım edin.
  • Saldırıyı beklerken çevrenizdeki sokak hayvanlarını, yaşlıları ve çocukları alandan uzaklaştırmaya çalışın. Gerekirse onlarla gidin ancak zarar görmelerini engelleyin. 
  • İnsanların size olan yaklaşımına dikkat edin, özellikle belli kafe, dükkan ve alışveriş merkezlerinde sizi yardım için çağırıp polislere teslim edebiliyorlar. Bu haberleri sosyal medyadan sürekli takip edin. 

Gözaltı

Gözaltına alınırken sakın karşı koymayın, bu daha çok şiddet görmenizden başka bir işe yaramaz. Avukat numaraları sürekli paylaşılıyor herhangi birini arayın ve avukatınız gelmeden kesinlikle konuşmayın, bir belge imzalamayın, kamerası olmayan bir nezarethaneye bahaneleri ne olursa olsun kesinlikle girmeyin. Gözaltı sırasında polisi tahrik edecek hiçbir hareket yapmayın.

Dönerken

Evinize dönerken eğer daha önceden saldırı olmuş bir bölgeden geçiyorsanız yerlere iyice bakın. Polisin kullandığı gaz, ses, biber gazı, portakal gazı bombalarının boş kapsüllerini inceleyin. Tarihi geçmiş olanları ve portakal gazlarını toplayın (DİKKAT: Kapsülün boş olduğundan emin olun, bazı kapsüller patlamamış halde durabiliyor) Bunları sakın çantanıza direkt atmayın hatta alırken de direk dokunmayın. Çantanıza attığınız buzdolabı/market/çöp poşetini kullanarak toplayın.

Not: Unuttuğum ayrıntılar varsa lütfen yorum olarak yazın.

4 Nisan 2013 Perşembe

Hüzün, Dram, Keder, Masal ve Melis

Her ne kadar önce bir albüm yazısı olarak başlamayı planlasam da bu yazıyı önceki albümü ve kendisi hakkında pek kelâm etmediğim için hemen döndüm. Melis Danişmend son zamanlarda kulağımıza gelen en güzel seslerden biri, sadece albümünü övmekle hakkı teslim edilmez.

Barda filmi hayatımıza ne kattı? Yüksek paranoya, Nejat İşler'e derin saygı ve oyuncu kadrosunda o dönem yeni yetme olan şimdi "helal olsun" dediğimiz pek çok oyuncu. Bunların yanı sıra uzun yıllar Spitney Beers adıyla sahne alan, sonra adını ÜçNoktaBir'e çeviren müthiş bir grup.

Dediler Ki şarkısı o dönem içinde en çok dinlenen şarkılardan biri oldu. Filmden karelerle dönen klip çok ilgi gördü ve bir anda herkes ÜçNoktaBir ile yakından tanışmış oldu.
ÜçNoktaBir de enteresan bir kadroya sahip. Melis'i çıkartıp Aylin Aslım'ı koyduğunuzda Aylin Aslım'ın Gel Git albümünden sonra şarkıların rock versyonlarını çaldığı Süt'lü projesinin ekibi oluyor. Aylin'i çıkarıp Cenk Durmazel'i koyunca Malt oluyor falan. Kadro sağlam yani. İlk ve tek albümleri Sabaha Karşı müzik listemin vazgeçilmezleri arasında durur yıllardır.

Melis'in sesi alışık olduğumuz seslerden çok daha farklı, özel bir tınısı var. Solo albümlerinde daha iyi yansıttığı bir şarkı sözü yazma stili var, o da alışılmışın dışında.

Üçnoktabir'in dağılmasından kısa bir süre sonra Melis ilk solo albümünü çıkarttı; Daha Az Renk.

21 Mart 2013 Perşembe

Hediye rehberi

Yarın doğum günüm ama gelecek arkadaşların çoğu hala Eşref'e ne alsak ne alsak diye soruyormuş. Benim gibi düz bi insana bile hediye seçemiyorsanız yuh size :) Her neyse bu sene özel bir parti kutlaması var, gelecek yakın arkadaşlar dışında kimse olmayacak, evdeyiz, mutluyuz ama bu yakın arkadaşlar bile zorlanmışsa bana da yardım etmek düşer :) Şimdi yeni bir eve de taşınmış olduğum düşünülürse yarın öbür gün ev hediyesi ne alsam diyenler için de burada ayrı bir bölüm açmayayım ama maddelerde altı çizili olanlar hem ev hem doğum günü için. Bu rehberi uzun yıllar kullanabilirsiniz :)


  • Albüm: Her ne kadar kavga çıkmasın diye Aylin Aslım'ın Zümrüdüanka'sını kendim almış olsam da sahip olmayı istediğim çok albüm var. Tek tek albümleri yazmam da zaten Facebook'dan, Twitter'dan nelere sardığımı görüyorsunuz :)
  • Poster/Tablo: Yeni eve taşınmış olmam sebebiyle bu hediyelerinizi memnuniyetle kabul ederim. Özellikle sevdiğim bir müzisyen, film, karakter tablolarına bayılırım. Çerçeveli/çerçevesiz hiç farketmez. Genel olarak manzara tablolarından pek hoşlanmam eğer resim kafasında bir şey alacaksanız aklınızda bulunsun :) Geometrik tablolara ayrı bir düşkünlüğüm mevcut.
  • DVD: Uzun bir süre göçebe hayatı yaşadığım için yerleşik düzene geçince arşivciliği geliştirmek gerek tabi. 
  • Kitap: Chuck Palahniuk kitaplarını (Dövüş Kulübü, Gösteri Peygamberi, Ölüm Pornosu ve Tıkanma var) çok severim dolayısıyla yeraltı edebiyatı kafasında bir şeyler alabilirsiniz. Pucca kitapları dışındaki hiç bir kitabını almadığım Dizüstü Edebiyat serisinden de bir şeyler alabilirsiniz. Şiirlerden çok hoşlanmam. Roman,biyografi ya da otobiyografi kitapları, bir dönemin incelendiği inceleme kitapları ya da her dönemin belli şeylerinin incelendiği kitaplar (Tarihi Değiştiren Kadınlar gibi bir kitap mesela.) tercihimdir.
  • Kıyafet: Ben sadece bilgilerimi vereyim, tarzı size bırakıyorum. Tshirt beden: Kadın=L Erkek=S (Erkek tshirtleri bence daha rahat :) ) Ayakkabı: 37, Beden: 40 (Mümkün olduğunca mor alın :P )
  • Aksesuar: Allasen kaç kere beni kolye, küpe, yüzük vs. takarken gördün? Takmıyorum ki :) ama bazen öyle bir kolye, yüzük, küpe falan görüyorum ki alıp boynumdan çıkartmayasım geliyor. Eğer "Kıvıl bunu beğenir, hayatta da çıkartmaz" derseniz, buyrun :)
Doğum günü bu kadar. Eve gelirsek allasen işlevsel bir şeyler alın, evi biblolarla süs eşyalarıyla doldurmayın ama şöyle Yenilmezler serisi kahramanlarının figürlerini falan alırsanız hiç hayır demem :) Ya da V  for Vendetta. Oyyy. Neyse onun dışında dediğim gibi işlevsel düşünün :P Bunun yanı sıra duvar stickerları özel ilgi alanımdır :)

18 Mart 2013 Pazartesi

Daha iyisi yapılana kadar en iyisi Deezer.



Korsan CD döneminde beli bükülen müzik dünyası iş internetten indirme, dinleme dönemine gelince işin kendince bir çözümünü bulup yasal indirme/dinleme sitelerine yoğunluk vermeye başladı. Ortaya bir çok müzik platformu çıktı, mantık basit. Girip online olarak dinliyorsun, dinlenme sayılarına göre onlar kazanıyor, dinlediğin için sen. Zaten sürekli internete bağlı bir bilgisayarda eğer kota sorunun yoksa yasal olarak dinlemek biraz daha mantıklı ki almadığın albümden bir şekilde dinlediğin müzisyen kazanabilsin.

Bu platformlar daha sonra yeni albüm ve müzisyen keşfine kadar gitti. Bu noktada çoğu platform çok geri kaldı (Mesela sadece şarkı dinleme odaklı olan Fizy) Sosyal medyanın gelişimiyle de bu profiller bir nevi sizin müzik dünyanızı tanıtacağınız bir alan oldu. Türkiye'de yeni yeni faaliyete giren Deezer ise bunların şu ana kadarki en iyisi.

Yanlızlıkla yaptık, aşkaısmarladık...



Aydilge çok sıkı takip ettiğim, dinlediğim bir müzisyen değil. Hafif Hindistan kokan vokali pek hoşuma gitmez ama denk geldiğimde dinlerim öyle nefret etme, kötüleme huyum yok. Her zaman takdir ettiğim şudur Aydilge'de; hatun tam bir edebiyatçı. Kendi sözünü kendi yazanlar zaten ayrı bir saygıyı hak eder de hatununki kendi sözünü yazmanın çok ötesinde. Şu ana kadar klip çektiği şarkıların dışında çok bir şarkısını bilmem, onlar üzerinden gidersek genel olarak tespitler ve söz oyunları güzeldir ama bu albümde daha adından kitap kokusu geliyor; YALNIZLIKLA YAPTIM.