23 Ağustos 2009 Pazar

Napacaksın? Takmayacaksın

Kimisi umursamaz der,kimisi sorumsuz ama inkar edilemez ki hayatı en güzel biz yaşıyoruz. Biz? Takmayanlar.

mustafa daha genc lise ya$larinda
bir terslik var hep i$lerinde
sikinti basiyor neden bilinmez
bu cocugun derdine deva bulunmaz

mustafa sikma tatli canini
efkar bassa da her yanini
bo$ver uzulme, napicaksin
takmayacaksin tak acacaksin

onu bunu kafana takamayacaksin
dertleri kederi cope atacaksin
bir de sicaktan cildiracaksin
takmayacaksin tak acacaksin

tak acacaksin bir bakacaksin
dilin tutulacak afallayacaksin
gozluklerine inanmayacak
durmayacaksin tak ko$acaksin

mustafa ko$ seni kim tutar
$ehir de zalim adami yutar
giden gider de hic durmaz mi
ellere olur da sana olmaz mi

onu bunu kafana takamayacaksin
dertleri kederi cope atacaksin
bir de sicaktan cildiracaksin
takmayacaksin tak acacaksin

talih her zaman insana gulmez
buldun bir kere bu firsat kacmaz
durma firla,
amman yorulma,
cok oyalanma,
vakit gecirme
biz soyleriz sen bize bakma
sakin ha unutma, hic kafana takma
uzmen sen sakin kendini yikma
bir dahaki seneleri endi$e etme

onu bunu kafana takamayacaksin
dertleri kederi cope atacaksin
bir de sicaktan cildiracaksin
takmayacaksin tak acacaksin

onu bunu kafana takm(i)y(e)c(e)ksin
dertleri kederi cope aticeksin
bir de sicaktan cildiraceksin
napiceksin bana soriceksin
onu bunu kafana takmiyeceksin
tak tekiceksin 6 ay ediceksin
ceksin ciksin caksin ceksin maykil ceksin

onu bunu kafana takamayacaksin
dertleri kederi cope atacaksin
bir de sicaktan cildiracaksin
takmayacaksin tak acacaksin

(mailto:sözlük@huger)


Bunun dini bile çıkmış; Dudeism. Benim bir arkadaşım dini görüşünü değiştirince (Facebook’ta) dedim ne bu bir bakayım.

hayat kısa ve yeterince karışık üstelik kimse bunun hakkında detaylı bir şey bilmiyor. o zaman hiçbir şey yapmaya, düşünmeye gerek yok. her şeyi hafife al, dertlenmeyi bırak. kısacası sal ipleri gitsin!” diyorlar. Kimi kaynaklar da gamsızlığın yeni adı diyor. Öyle de denilebilinir tabi neden olmasın İlle de beni ayrıntılara boğ Kıvıl’ım, sik beynimi hayatım diyorsanız bkz: kaynak :)

Ee şimdi doğruya doğru hayat kısa,dertlenecek, tasalancak şeyler bol,her birine ayrı ayrı dertlensen ortalama 70 yıl olan hayatının 30 yılını dertlenmekle,20 yılını toparlanmakla kalan 10 yılı da niye hayatı güzel yaşamadım diye dertlenerek, son 10 yılı da hastalıklarla geçireceksin. Boşa gitti bir hayat daha lanet olsun

Yemekteyiz programında bir çocuk vardı hani izleyen varsa diye biraz daha hatırlatayım baya hippi bir abimizdi,menüsü full deniz mahsülleriydi falan. Her neyse evi dağınık,mutfağı pis falan dediler çocuk da çok güzel bir laf etti orda;”Ben denize karşı çayımı içerken bardak kirli mi değilmi diye ona kafayı takıp keyfimi bölmem,denize,güneşe bakarım.” Ee doğru. Hastalık derecesinde titiz tanıdığım bir arkadaşım vardır mesela adı da Gülsen. Kız resmen yemeği 4 saatte yer,yavaş yediğinden değil içinde kıl tüy aramaktan 2-3 saat geçer zaten. Elini yıkar,musluğu yıkar,sonra elini bir daha yıkar,peçete/havlu kurular,sonra yeni peçete/havluyla kapıyı açar,benim içime fenalık gelir,afakanlar basar. Bir kere vücudun mikroba ihtiyacı var. Gülsen sürekli hasta,ben sürekli sapasağlamsam bu bir nabilimsel bir tezin kanıtıdır bence

Yani her boka dertlenmenin,Balık burçluğunun,emoluğun alemi yok bence. “Keyfine bak,tadını çıkar” felsefesini uygulamak lazım.

[Not: Bu yazıyla Gökhan Semiz'i ve Vitamin'i de anmış olduk böylece,herhangi bir yazının içine uygun şarkılarını bulamıyordum,süper oldu böyle ]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder