9 Ağustos 2009 Pazar

Yol arkadaşım nerdesin?

Yolunuzu kaybettiğiniz anlar olur hayatta. Hangi sapaktan döneceğinizi bilemediğiniz anlar. Tüm bu anlarda bile yanınızda olduğunu hissettiren yol arkadaşları vardır başınızın ucunda. Sizinle aynı yolda yürümese bile elinizi sıktığınızda bir doku hissettiren kişilerdir bunlar. Yolunuzu kaybetmek,yanlış yollarda yürümek insanlar arasında en yanlış görünendir ama bana sorarsanız ki sormazsınız ama yol arkadaşınızı kaybetmektir esas kendinizi kaybettiğiniz an.

Ne olursa olsun elinizde hissettirdiği doluluğun yerini alabilecek birşey yokken dünyada o boşluğu kazandıkdan sonra kaybedebilecek neyiniz kalır ki hayatta? Kendinizi bile ondan önce kaybederken onu kaybettikden sonra ne kalır hayatınızda ve elinizde?

Ben sol elimi boşlukta bıraktım,sağım dolu… Siz yinede tamamen boşlukta kalmamaya çalışın. Zira elinizle tutabileceğiniz tek şeyin kendiniz olduğunu düşünüyorsanız sizi artık hiçbir el kurtaramaz.

Sen esas alemi seçtiğinden beri,ben o saniyede bittiğimden beri dünya bildiğin dünya,dönüp duruyor işte. Uzun uzun konuşuruz bir gün son İstanbul beyi…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder