Kayıtlar

Siyaset özel hayata ne kadar karışabilir?

Resim
Kaset skandalları, açıklamalar, yasaklar, filtreler… Son zamanlarda gündemi en çok meşgul eden konular bunlar, hepsinin temelinde aynı soru; Siyaset özel hayata ne kadar karışabilir? TÜSİAD ve Bülent Arınç’ın karşı karşıya gelmesiyde daha da önce çıkan bu problemden anlıyoruz ki baştaki zihniyete göre özgürlük porno izlemek, alkol almak ve sevişmekten ibaret çünkü biz filtrelemeye karşı çıktıkça koskoca filtre uygulamasını iki porno sitesine bağlayıp “Bunlar porno izleyemedikleri için karşılar” diyebiliyorlar.

Alkolsüz bira kimler içindir?

Resim
Efes’in alkolsüz bira çıkartacağı haberini ilk duyduğumda garipsedim, şaşırdım, anlam veremedim. En nihayetinde bira alkollü bir içecek, onun alkolsüz olması bana yoğurtsuz iskender gibi geldi, mantığını kavrayamadım. Sonra sonra aslında ne büyük bir hamle olduğunu farkettim. Henüz denemedim ama tadının aynı olduğuna dair duyumlar aldım. O zaman gerçekten geniş bir kullanım alanı var.

Karakter Sizsiniz Türkiye

Kitap okuyup hayatı değişenler, bir film patlayınca ona göre takılanlar, bir şarkı hit olduğunda o şarkının ruh haline bürünenler; Karakter Sizsiniz Türkiye!

Laf söyledi balkabağı

Resim
Ulan bir güne de normal uyanayım. Kalkayım Amerikan filmlerindeki gibi kahve içip geyik yapayım falan. Çok şey mi istiyorum be? Belki de Twitter’ın en kötü tarafı budur. Açtığınız anda gündemin ortasına düşüyorsunuz resmen, kaçacak yer yok. Uyanır uyanmaz da ya cepten ya bilgisayardan Twitter’a baktığım düşünülürse yanmışım ben. Kim bu fotoğraftaki abla biliyor musunuz? Kendisi Fatih, Ümraniye, Bahçelievler, Eyüp gibi pek çok belediyede aile içi iletişim seminerleri veren bir ablamız. Bunların yanı sıra yaşam koçluğu,aile ve evlilik danışmanlığı da yapmakta. Muhafazakârlar tarafından çok tanınıp sevilirmiş. Ben kendisiyle tanışma götlüğüne bugün eriştim, hay erişmez olaydım.

Naaaasssı Koydu Aykut Kocamaaan Kocamaaaan Kocamaaaaan

Resim
Düşmanlar satın alarak, şike yaparak diye dursun Fenerbahçe ipi göğüsleyen takım oldu ama bence bu şampiyonluk diğerlerinden çok daha önemli bir şeyi ortaya koydu. Lige kötü başladılar, Avrupa kupalarında elendiler, Türkiye Kupası’nda olmayacak bir malubiyet aldılar ve tam anlamıyla dibi gördüler. Sadece Fenerbahçe değil bütün İstanbul takımları sapır sapır dökülüyordu. Futbolcular göre bu dipten çıkış Antalya kampında oldu. Artık orada nasıl bir yemin vermişlerse ikinci yarıya öyle bir başladılar ki ulaşılması zor bir seri yakaladılar. 18 maçta 0 malubiyet, sadece 1 beraberlik. Tabi bu durum diğer 17 takım için başarı, çalışma, hırs, azim falan değil; hakemlerin satın alınması, rakip takım futbolcularıyla görüşmeler, satın almalarla oldu. O kadar inanılmaz geldi demek ki böyle bir başarı, öyle ya onlar her galibiyeti alın teriyle kazanıp bütün şampiyonluklarını bileklerinin hakkıyla elde ettiler ancak Fenerbahçe o kadar düşük bir takım ki bunları yapabilemiyor ki böyle hilelere giri...

Ne meraklıymışız biseksüellere

Resim
Ayşe Özyılmazel’in deli hayranı değilim, hatta bazen çok sinirimi bozan yazıları, icraatları olur ancak enteresan bir şekilde severim de. Sevme sebebim beni sinir eden yazılarında bile sadece içinden geldiği için yapmasıdır. Canı ister köşe yazar, köşesinde canının istediğini yazar, istediği için müzik yapar. Yaptığı işler dört dörtlük değildir hatta olmamış da diyebilirsiniz ancak kendi istediği için yapması yeterlidir onu sevmek için. Ancak gel gelelim hatun bazen sonuçları o kadar takmıyor ve öngörmüyor ki başına iş alıyor. En son vukuatı “Hem kadınla hem erkekle aldatıldım.” itirafıydı. Bahsi geçen röportajı okudum ve öyle “Albüm çıkıyor hadi olay yaratayım.” havası sezmedim, soru sorulmuş içinden gelmiş söylemiş bu kadar da net. Okuduğumda da “Yuuuh aq nassssı laaa” tepkisi vermedim açıkçası. Bende mi bir arıza var acaba? Türk magazininin odaklandığı, magazinseverlerin ağzını sulandıran bu itiraf bende niye böyle bir etki yapmadı ki? Her neyse Ayşe önce tepkileri frenlemek için...

Seçim dönemi, partiler, liderler…

Seçim zamanları benim en sevdiğim dönemlerdir. Herkesin bol keseden salladığı, icraatlarını sıraladığı, stratejinin savaştığı ve özellikle de iktidarların halkla buluştuğu nadir zamanları oluşturur. Öncelikle hala seçim arabalarıyla bangır bangır müzik yayını yapan, mikrofondan bağırıp çağıran partiler baştan kaybediyor kanımca. Hele ki o her yere asılan bayraklar, afişler bana çok itici geliyor. Evdeysem ve tv’de o an bir miting varsa hangi parti olursa olsun açar izlerim. (Ben zaten ulusa seslenişleri de kaçırmam) Medyayı avucunun içine alan AKP bu aşamada hep bir adım önde oluyor. Her mitingi Kanal 24’den(Başka kanallar da vardır illa ki) baştan sona canlı yayınlanıyor. Sinir atmak isterseniz birebir. Bazen fıkralardan daha komik bir hal alıyor. CHP mitinglerini anca akşam haberlerinde izleyebiliyorsunuz ancak CHP’nin en büyük akıllılığı sosyal medyayı çok iyi kullanmaları. Mitingde söylenen vurucu sözler anında bir kaç farklı CHP’ye ait hesapta yazılıyor, RT’leniyor, izlemeseniz...