Kayıtlar

Bu işte bir yalnızlık var!

Resim
Efenim Twitter’ın bir güzelliği de anında her türlü haberin tweetler arasına düşmesi. Sıradan bir günde Digsby’mle takipteyken bir anda ortalığın kızıştığını farkettim. Programım İclal laflarıyla dolmuştu… N’oluyor yahu dememe kalmadan Tuna Kiremitçi’nin istifa yazısı geldi. Olay oldukça enteresandı, bilmeyenlere önce küçük bir özet.

Gripin vs Emre Aydın

Gripin, 3 yıllık arayı Mart ayında bozmaya niyetlendi. Geç bile kaldı diye düşünmekteyim zaten. Albüm çıkınca konserlerler falanlar filanlar olacak yine tabii ama albümün ilk casusu internete düştü; “ Durma Yağmur Durma ”… Şarkının çıkmasından bir iki gün önce Emre Aydın da aynı besteyi farklı sözlerle duyurmuştu. (Bunun istem dışı olduğu söylendi ama artık yemezler) İki şarkı beste olarak aynı olunca insan haliyle bir kıyaslamaya gidiyor ister istemez. Peki hangisi? Emre Aydın’ın Beni Unutma’ sı mı yoksa Gripin’in Durma Yağmur Durma’ sı mı daha iyi?

Bir aşkın ömrü

Aşk, insan hayatında ufak bir parça. O kadar şeyin yanında belki bir mutluluk belki de başka bir dert ama ufak bir parça. Başlamasıyla gelen güzellik, varlığıyla verdiği dert ve bittiğindeki bir sorun. Bence budur ama bu ne kadardır? Yani bir aşk ne kadar sürebilir? Aşk, karşıdakine tahamül ettiğin sürece var. Aşk karşındaki olmadan daha iyi olacağına inandığın anda biter. Aşkın bitmesi ile ilişkinin bitmesi aynı şey değil, bu aşamada terkeden taraf olarak anılmak istemem. Ancak aşkı yürütmekte beceriksiz biri olarak ömrünü tartışmak hakkımdır diye düşünmekteyim.

21 Kere Maşallah

Resim
Masal Çığlık Oyun Astrotanrı Don Kişot Bir şovle var içinde Özgürlük sırtından vurulmuş Öyle boş ki hayat Tamam böyle kalsın Vicdani Redd Seni buldum Aşk bu kadar zor mu? Her neyse Aşktı bu Sevsen de sevmesen de Yaşandım daha çok Küçük bir çocukken Modern adımlarla Plastik çiçekler ve böcekler Dukandans Sukut

Bir “Kadınım”dır beni dağıtan

Evet millet DörtxDört konserinden geldim ve anı anına paylaşmaktayım. Grubun kritiği mümkünse daha sonra. Tanju Okan’ın bize son kazığı ve kıyağıdır şu yazının konusu; Kadınım.. “Eşyalar toplanmış seninle birlikte… anılar saçılmış odaya her yere” ağlatması gereken kişi yanımda duruyordu ama görünen o ki o kişi çoktan atlatmış herşeyi. Bir aşkı bitirmek bana kolay sanırdım hep söylenen oydu hep, ben hiç aşk yaşamamışım demek. Ya yaşadığım tek aşk oymuş ya da bende bitmemiş de onda bitmiş herşey. Sonuç; eşyaların toplandığı bir ev ama ev sahibinden çok toplayanda yaşayan bir aşk. Sonuç; ama anlıyorum sesinden çoktan kurtulmuşsun sen, bitmiş artık en güzel hikayem.

Kadınlar ne der? Ne demek ister?

Erkeklerle kadınların anlaşamaması gerek fizyolojik gerek psikolojik olarak pek çok sebeple açıklanmış vakti zamanında. Gel gelelim henüz iki tarafta birbirini anlamış değil. Başlıca sebeplerden biri kadının demek istediğini direk söylemek yerine dolaylı söyleyip erkeğin anlamasını beklemesidir. Ben üzerime düşeni yapıp temel sebeplerden biri olan kadının dolaylı konuşmasının sözlüğünü vereyim. Hala anlamıyorsanız o da sizin odunluğunuz olsun ey erkek milleti.

Gülmeyi Dene

Resim
Bundan bilmem kaç sene önce bugün dünyaya bir bebek gözlerini açmış, geldiği dünyayı daha önceden biliyormuş gibi ağlamış, daha sonradan güçlü durması gerektiğini bildiği için çekeceği bütün acılarını bir güne sığdırır gibi ağlamış. O çocuk büyümüş, kocaman olmuş, çok güçlü olmuş, güçlü durmuş, belki çok acı yaşamış ya da yaşatmış ama hep güçlü durmuş. Güçlü durmuş çünkü o içindekileri müzikle çıkarmayı tercih etmiş. Gözyaşları gözünden yanağından süzülmemiş sadece, kalemden kağıda akmış. Bu çocuk kocaman olmuş ama içi hep çocuk kalmış. İçindeki çocuğu korumak içinmiş bütün hayat mücadelesi aslında. O çocuk sonra benimle tanışmış bir şekilde, benim hayatımı güzelleştirmiş, girdiği günden bu yana az zaman geçmiş ama o şimdiden hayatımdaki en değerli erkeklerden biri olmuş, ben bile fark etmeden; Cenk Han Alkaya…