22 Haziran 2010 Salı

Sırf birgün çekip gidebilmek için!

Teoman’ın albüm çıkaracak olması bende en az 4-5 aylık karın ağrısı demektir. Çok iyi hatırlıyorum, Vosvos’da oturmuş bir arkadaşı bekliyordum. Sıkılıp gazetelere baktığımda Teoman’ın yeni albüm müjdesini aldım. Haber albüm şu zamanda çıkacak falan demiyordu,sadece Fahişe şarkısının bir bölümünün haberiydi. Güzel sözlerdi ve bekleyiş başladı. Dediğim hadise albümün çıkmasından yaklaşık 6-7 ay önce oluyor yalnız.

Zamanla albümle ilgili haberler arttı. Benim için haber niteliği taşıyan tek şey şarkı sözleri,bölümleri falandı aslında. Düetmiş,covermış,şarkı almış,vermiş pek umrumda olmaz.

Albümün çıkmasına 1 ay kala forumlarda şarkı sözleri dönmeye başladı ama biri ilk okuduğum andan şu ana kadar hala bende aynı etkiyi yapmaya devam ediyor;Uçurtmalar.

Elif Şafak ile bir şekilde bir araya gelmiş Teoman. Elif “Birlikte birşeyler yapalım,ben yazayım sen söyle” demiş, Teoman da “Tamam” demiş ama öylesine söylenmiş bir söz olarak düşünmüş. Elif aramaya devam edince farketmiş işin ciddi olduğunu. Albümdeki şarkıların sözlerini yollamış Elif’e “İşte böyle birşeyler” diye… Elif de karşılık olarak 3 şarkı yollamış ve içlerinden Uçurtmalar seçilmiş…

Forumlarda yayınlanan haliyle albümdeki hali farklı. Bazı yerleri kesilmiş,çıkartılmış ama ruhu bozulmamış. Tabi tam hali ayrı bir güzel

En sevdiği renk mor olan kadın
En sevdiği kelime “asi”
En sevdiği oyun incitmek beni
Hıncı, çocukluktan kalma bir yara izi gibi

İpleri dolaşmış uçurtmalar misali
Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı
Ne gidebildik kendi yolumuza
Rüzgarda savruk, başına buyruk
Senle ben

Zamanı, yaralarla ölçen kadın
Geçmişiyle kavgalı
Gündüz isyankar
Geceleri Tanrı’ya sığınan kız çocuğu
Kırdığı kalpleri dizmiş ipe
Gene en büyük zararı kendine

En sevdiği ses, çocuk sesi
Güneşli, billur, neşeli
Oysa, yıllar var ki kendi
Anne olmayı istememiş
Çekip gidebilmek için bir gün
Geride ekmek kırıntıları bırakarak
Kuşlar yesin diye ayak izlerini
Kalmasın ne bir sızı ne kalp yarası

Sevişirken taşkın bir nehir
Öpüşürken kor bir alev
Uykusunda melek gibi masum
Bakmaya kıyamadığım
Kaç gece göğsünde uyuduğum
Ama beraber uyanamadığım kadın

İpleri dolaşmış uçurtmalar misali
Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı
Ne gidebildik kendi yolumuza
Rüzgarda savruk, başına buyruk
Senle ben

Her hasretten sonra
Başka başka sevdaların kollarında
Yemin etmişken bir daha konuşmamaya
Gene bulup birbirimizi
Sabahı olmayan gecelerde
Aldatma pahasına sevdiklerimizi
Ağlayarak seviştiğim kadın
Senle ben ipleri dolaşmış uçurtmalar misali

İpleri dolaşmış uçurtmalar misali
Ne beraber uçabildik, boş verip şu dünyayı
Ne gidebildik kendi yolumuza
Rüzgarda savruk, başına buyruk
Senle ben

(Bu orjinal hali albümdekini dinleyerek şey edebilirsiniz zaten.)

Albümü edindiğimde de ilk dinlediğim şarkı bu şarkı olmuştu. Kendime dışardan bakmamı sağlayan bir şarkı olmuştu. Çok düşündürdü beni çoook. Hem yeni sorular ekledi kafama,hem de bazılarının cevabını verdi. Mesela bir soru vardı ki kafamda 3-4 yıldır süregelen,bir türlü bulamamıştım cevabını ama şarkıda buldum; Sırf birgün çekip gidebilmek için.

Tabi burda bir uçurtma olmak yetmiyor… Kimdi bu iplerimin dolaştığı diğer uçurtma? Daha okurken bile aklımda olan biri vardı,kabul. O söylüyor gibiydi bana. Bir de müziğinden kaynaklı mıdır nedir sanki dizinde uyuyormuşum da o söylüyor gibi gelirdi…

Sonra da çıkarılan bölümlerden biri… Sonra dolanıp uçma çabaları…

Kendi kendime yaşarken birden o da yaşamaya başladı. O da kabuleder oldu şarkıyı söyleyen kişi olduğunu…kendince

Ama senle olmazdı zaten rüzgarda savruk,başına buyruktum ben. En sevdiğim kelime asi benim. En sevdiğim oyun inciltmek (b)seni…Ama sensiz de olmuyor ki ne beraber uçabildik boşverip şu dünyayı,ne gidebildik kendi yolumuza

Sen gitsen de,bitsen de uçacak bu uçurtma, her hasretten sonra başka başka sevdaların kollarında.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder