1 Mart 2011 Salı

Göstermelik Entel Ödülleri

Daha önce Altın Portakal için bir yazı yazmıştım (bkz: Sinemanın Kalbi Altın Portakal'da Duruyor) ama bu sadece Altın Portakal'a has bir durum değil malesef. SİYAD ve bu sene 4. düzenlenecek olan Yeşilçam Ödülleri'nde de aynı kafa,aynı nakarat.

Elin Amerikalılarının Oscar törenini bile pür dikkat takip ederken açmaya bile tenezzül etmediğimiz bu ödül törenleri kendi filmlerimizin yarışıyor olmasına rağmen hiiiç ilgimizi çekmiyor.

Hatta sanırım Turkmax'da SİYAD ödül törenine denk geldim de yarım saat bile dayanamadım. Organizasyonun berbatlığı, boş koltukların göze sokula sokula gösterilmesi, aksaklıklar ve nice negatif etki. Ödül almaya çıkan bile kot pantolon tshirt giymiş sanki geçerken karnı acıkmış da kokoreç almaya girmiş gibi. Daha organize edenler, yarışanlar bile organizasyonu ciddiye almıyor ki ben alayım. Yürüyünüz gidiniz sağdan.

Onu geçtim adaylar arasında bir tane bilindik,helal olsunluk film yok arkadaş. Tamam ben de çıkan her filmi koşa koşa gidip izlemiyorum ama çıktığından bile habersiz miyiz? Zaten ben şunu da anlamadım mesela Altın Portakal'da bir film ödül falan alıyor sonra gösterime giriyor. Yani bence bu biraz saçma. Yeşilçam ödülleri en azından bu konuda kurtarmıştı, yayınlanan ve şu an gösterimde olmayan izleyenin izlediği filmler arasında bir tercih yapmakta. Hayır daha izleyiciyle bile buluşmayan bir filmin ne ödülü ne değerlendirmesi olacak? Siz toplaşın aranızda karar verin etiket gibi basın filmin üstüne bu tören havası yok bilmem ne kafası hiç uğraşmayalım zaten Antalya halkı dışında organizasyonu takan bir kesim yok.

Her neyse adaylar ve kazananlar için konuşacaktım ben aslında. Yine her zamanki gibi ses getiren, izlenen, beğenilen filmlere üvey evlat muamelesi çekilmişti. Sinemayla ilgili her yazımda üstüne basa basa söylüyorum; Sırf gişe yaptı diye harcamayın filmleri diye, hadi ben bunları sosyal medyada ya da şurda burda iletişim kurduğum normal izleyici kitlesi için söylüyordum da jüri olacak kadar adam olmuş kişiler bu farkı anlayamıyorlar mı acaba?

Av Mevsimi'ni ben henüz izlemedim ancak gördüğüm ve takip ettiğim kadarıyla çok beğenilen bir film oldu. Konusu insanları çok etkiledi ayrıca görüntü olarak da kaliteli bir film olduğunu söyleyebilirim ama gel gelelim ödül mödül almadan sadece adaylıkla yetindi. Eminim Cem Yılmaz olmasaydı ve bu film bu kadar gişe yapmış olmasaydı o filmi ödüle boğarlardı.

Meyve veren ağaç taşlanır da azıcık da taçlandırsak ya.

Hee bi de Recep İvedik vakası var değil mi? Aday olmadığı için kızmış, "Benim ödülümü halk verdi" demiş üstüne de bir güzel "Teneke" benzetmesi yapmış. Tamam gişe filmlerine karşı bu kadar katı olunmasın ama Recep İvedik de ödüllük bir film değil yani, hee ben severim, izlerim, beğenirim çünkü herkes sanat yapmak zorunda değil, herkes şahane bir senaryoyla şaheser yaratmak zorunda değil ve kesinlikle bu tip ticari filmlere her anlamda ihtiyaç var ama iş ödüle geliyorsa orada bir dur bakalım. Ne ödülü alabilir ki Recep İvedik? Yönetmenlik mi? Senaryo mu? Görüntü Yönetmenliği mi? Hiçbiri ancak olsaydı şöyle bir En İyi Komedi Filmi Ödülü belki adaylığı makul olabilirdi.

Her neyse işin özü sinirimi bozan sanat filmi-gişe filmi ayrımını daha da pekiştiren, halktan kopuk ve sığ bu tip organizasyonlar film üzerinde bir etiket olmaktan öteye gidemiyor. Sonra demeyin bize "Elin adamının Oscar'ını izliyorsunuz da bizi niye izlemiyorsunuz?" diye, bi düşünün bakalım; Acaba niyeeee?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder