25 Haziran 2010 Cuma

Ödünç Aldığım Tüm Erkeklere





Aslı'nın bu şarkısına bayılıyorum. Su Gibi albümünde yer alıyordu "Sen S. ile başlayan dostum kardeşim sevgilim... Sen D ile başlayan doğru kimya yanlış zamanlama..." Bütün erkeklerine sıralamış adını da Ödünç Aldığım Tüm Erkeklere koymuş... Ne de olsa erkeklerimizin hayatından 3-4 ay hadi çok sıkmışsak 3-4 yıl ödünç alıyoruz. Ben de yapiiim mi nooolur :)
  • ASD: "Artık Sevgilim Değilsin" gibi şahane ve sanatsal çakma bir sözle bırakmıştı beni böyle bir afalladım falan da Kelebek Etkisi'ni seviyorum. Eğer o olmasaydı ben İstanbul'daki boktan hayatımı bırakmak için tek çözüm yolu olarak gördüğüm şeyi yapıp şehir dışında yatılı okumaya gidecektim. Nerden kapıldıysam bana ihtiyacı olduğu fikrine kapılıp tercihleri değiştirip İstanbul'da kaldım. Onun bana ihtiyacı yokmuş ama bu tercih değişikliğiyle ben hayatım boyunca ihtiyacım olacak pek çok insan kazandım. Gitseydim ne olurdu, nasıl olurdu, daha mı güzel olurdu bilmiyorum ama kalmamın güzel yanlarına ölesiye bağlığım; Burcu, Begüm ve takiben gelen pek çok kişi.
  • xXx: Canım internet aşkım benim. ASD ye şerefsiz falan diyip en büyük şerefsiz oldu hayatımda. Her gelen ASD'ye küfredip onun 10 katı koydu gitti zaten. Her neyse bu Bursa'da yaşıyordu Güftekar.com forumundan tanışıyorduk, İstanbul'a geldi falan nasıl ayrıldığımızı hatırlamıyorum çok zaman geçti üstünden de bu herif "Annem birini seviyorsa onda bir bokluk vardır" kuralının yaratıcısı oldu, her aşkda bir şey öğrenmek lazım tabi.
  • Erşan: Kayseri'den İstanbul'a bir günlüğüne benim için gelmişti. Başlarda çok iyi arkadaştık sonra nasıl olduğunu anlayamadığım bir şekilde sevgili olduk, çok da seviyordum bunu ama gelip gittikden sonra o mesafe feci koydu bana. En çok da benim bok yememle ayrıldık. Bu aşktan "Uzak mesafeden ilişki yürümez" kuralını çıkarttım, yola devam.
  • Buffon: İyiydi, hoştu, bir yokuştu. Harbiden baya bir boştu. Bu herifin getirdiği kural; "Sevgi bir boka yaramaz oturup konuşabileceğin, zeki ve dolu bir adam lazım."
  • Mayın Tarlası: Tanışmak için kırk takla atan, elde etmek için yapmadığı kalmayan adamın bir ay sonra telefon mesajıyla ayrılmasından çıkacak tek sonuç vardı ben de onu çıkarttım; "Aşkından ölse de hiç bir erkeğe %100 güvenmeyeceksin"
  • BB: Okuldaki platonik aşkım. 1 yıl Burcu'yu da sürükleyerek koştum peşinden iki taraflı merdivenleri olan okulda bir koridorda karşılaşıp koşa koşa üst ya da alt kata inip tekrar karşılaşmaya çalışıyordum, kantinde içip bıraktığı çöpleri toplayıp biriktiriyordum, bir bakışına kurban olacak moddaydım falan sonra bir şekilde irtibat kurdum, MSN'e ekledi, konuştuk ettik hala güzel ne zaman ki buluşalım vari bir laf etti hafif çıkacak gibi olduk orada bitti bendeki herşey. Bundan da "Bazı şeyler uzaktayken güzel" sonucunu çıkarttım oturdum aşağıya.
  • Fikirtepe: Başka bir internet aşkı. Sevgiliyiz falan çok güzeliz süperiz yani bana göre öyleydi en azından. Neyse bundan çıkan sonuç; "Kimsenin sevgisini irdelemeden güvenme" bir de çok anaçmışım içimde geyşa varmış meğersem onu öğrendim. Yemekler yapar öğrenci evinin meşhur yırtık yastıklarını falan dikerdim :) Yerim kendimi çok tatlıyım ben.
  • Düldül: Beraber gezerdik, yerdik, içerdik, sıçardık çok da eğlenirdik ama herif çok uçarı, sorumluluk sıfır. Bu adamdan alınan ders; "Erkek dediğin biraz oturaklı olacak."
  • BitterSweet: Çok iyi anlaşıyoruz, çok rahatız, her şeyi konuşabiliyoruz falan gibi sebeplerle aşık oldum adama. Bende öyledir biraz iyi anlaştığım erkeği arkadaş olarak değil sevgili olarak görüyorum niyedir bilinmez. Zorladım zorladım olmadı zaten mesafe falan da vardı hee bir de yaş farkı vardı da onu takan yoktu. Neyse bu adamdan çıkan sonuç; "İyi anlaşıyorsun diye birine aşık olmak dünyanın en büyük aptallığıdır." sonuç olarak arkadaşını da kaybediyorsun elinde hiç bir şey kalmıyor kısacası. Hee bir de çok bok biri olduğumu anladım bunda, iğrenç bir sevgiliyim lan ben.
  • Lithium: Bittersweet gibi bunda da "İyi anlaşıyor olmanın getirdiği karşı konulmaz cazibe" vardı ancak eski sevgilisini unutamaması, sevdiğini söylemekten bile korkması, bir şey yaşamaya cesaret bulamaması falan derken 1 yıl adsız, ne olduğumuz belli olmadan yürüdü gitti. Bundan çıkan sonuç; "Eski sevgilisine takan, 'acele etmeyelim' diyen, adını koymaya üşenen adam zaman kaybıdır." Bir de aşksız yapamadığımı anladım onu da ekleyeyim. Yani illa biriyle sevgili olucam, illa ki bir aşkım olacak benim, öyleymişim meğersem. Ayrıca çok da acımasızmışım ben, istediğim olmayınca elimdeki bütün kozları kuralsızca kullanıp can yakmaktan çekinmezmişim.
  • Burak: Sitede adı çokça geçtiği için, hakkında bir sürü yazı olduğu için nick takma gereği duymadım şahsen. Neyse bu aşktan çıkan sonuç; "İçinde başkası varken yeni bir şeye başlama, aşk acısını başka aşkın içinde yaşama, önce kafanı topla sonra başla","Sinirlendiğinde içinden 934792472894728 e kadar say ondan sonra hareket et","İlişki için de acele etme, 'Biz neyiz' sorularıyla boğma","Asosyal erkekten uzak dur." böyle gider bu hepsi de benimle alakalı bu aşkı ayna olarak kullandım ben adam oldum sonra devam ettim yola.
Son olarak şarkının sözlerini yazayım, burda bitirmiş olalım.

Sen S'yle başlayan; dostum, kardeşim, sevgilim. Ne olduğumuzu anlayamadım ondan ikilemlerim. Hayal kırıklığıyla açıldı gözlerim seni kaybettiğimi sandığım zamanlarda.
Sen D'yle başlayan; doğru kimya, yanlış zamanlama. Herşey başka olurdu zamanla
Artık son... Son! Ödünç aldığım tüm erkeklere...
Sen K'yle başlayan; kandırman kolaydı, 18'dim. Senin oyununda rolüm küçük. Jön de sen, yöneten de. Duydum evlenmişsin o zavallı hatunla, hiç haberi var mı taktığın boynuzlardan?
Sen E'yle başlayan; aşka inandım, sana... Hayatı hazırdım paylaşmaya.
Artık son...Son! Ödünç aldığım tüm erkeklere

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder