25 Aralık 2009 Cuma

Bu da benim site(M)im

Twitter var ya, herşey naklen yayında. Bu durumdan rahatsız değilim sonuçta görülmesini istediğim kadarı görülüyor ancak ne zaman ki Burak’ta kaldığımı belli eden birşey yazsam ertesi gün bir sitem, bir trip hadisesi. Takip edenlerim Burak durumunu ezberledi artık, ertesi gün ya da o sırada durumu soranlar bile oluyor, “Barıştınız mı?, hala arkadaş mısınız? niye ama yaaa? ne istiyo ki daha” falan baya baya çekiştirme durumumuz da var.
Ancak bu gün telefona gelen bir mesajda ben noluyoruz oldum: “Dün gece sayfanda son kalan cümle doğru mu?” bu yollayan şahıs twitter üzerinden değil de burdaki twitter eklentisinden takip ediyor tweetleri. Ne yazıyormuş? Son kalan neymiş: “iradesizlik sigarayı bırakamadığım için bir gün beni kanser yapabilir ama şimdi burak’ı bırakamadığım için aşık yaptı” demişim. İçimden gelmiş demişim hatta hatırlıyorum da o sahneyi de konumuz bu değil buna verilen tepki.

Anneme mesaj atıyorum akşam burakta kalıcam diye, gidiyorum bunu yazıyorum, ertesi gün doğru mu? diye bir mesaj, eve geliyorum annem barıştınız mı?… Şimdi ilk söylenecek şey: Annem laf etmiyor sana noluyor? demek ancak önce bir derdini öğrenelim dedik otruduk konuşuyoruz. Birden yeniden ahkam kesmeler başladı; “Ayrıldık dediğin adamla uyuyorsun(!) -işarete dikkat- geri dönüş yok kendi kendime aşk yaşıyorum diyorsun -bunu da bir twitter takipçisinin barıştınız mı demesi üzerine demiştim- anlamıyorum seni” anlaman da gerekmiyor zaten!

Kime ne ayrılmamdan, ayrıldıkdan sonra görüşmemden, hala sevmemden, dönmek için can atmamdan, birlikte uyumamızdan, hala gayet iyi olmamızdan. İnsanlarda yanlış bir algı başladı twitterdan sonra ben orda birşey yazdığımda onu yargılama hakkı vermiyorum kimseye. Yorum hakkı, belki ama yargılama hakkı asla.

Herkes baksın kendi işine, yormayın beni!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder