31 Aralık 2013 Salı

2013 (Kişisel)

Her sene olduğu gibi geçmiş seneye geçirip yeni seneye umut bağlayan insanların aksine ben baya baya değerlendirme derdindeyim 2013'ü. Kişisel olarak komple bakalım 2013 benim için nasıl geçmiş :)

29 Kasım 2013 Cuma

Sonra bir silah oldun kendini vurdun, her şey siyaha giderken

işte ben bugün, hafif rakılar içiyorum, gülüyorum
hiç kimsenin yüzmediği denizde
hafif gemiler görüyorum


ot bitmeyen yerleri ıslah ettim

kendin ol diye
fırtınada kıyıdan açıldım, gizlice


sonra bir silah oldun, kendini vurdun

her şey siyaha giderken
sonra bir yalnız oldun, kendini buldun
dur, siyaha giderken
her şey siyaha giderken


işte ben bugün, hiç kimsenin bilmediği harflerden

dünyalar kuruyorum, ama önce adını buluyorum


ot bitmeyen yerleri ıslah ettim

kendin ol diye
fırtınada kıyıdan açıldım, gizlice


sonra bir silah oldun, kendini vurdun

her şey siyaha giderken
sonra bir yalnız oldun, kendini buldun
dur, siyaha giderken
her şey siyaha giderken


varlığın yok bir kıta, o eski asya

yokluğun sıcak antartika
yine de düştüm işte yollarına
her şey siyaha giderken, 


her şey siyaha giderken


8 Kasım 2013 Cuma

Şarkılar Beni Söyler

Herkesin dinlerken kendini bulduğu şarkılar var, klasik. Zaman zaman değişir falan. Bazıları da herkesin ortak şarkısıdır Huysuz ve Tatlı Kadın gibi. Benimkileri paylaşcem sizle :)


1) Jessie J - Nobody's Perfect

Geç buldum bu şarkıyı, tanışmamız da enteresan da sözlerini falan okuyunca Jessie ile tanışsak birbirimizi çok seveceğimizi düşündüm :) Uzun bir süre nakarat kısmı da bir şahsa telefon melodiliği yaptı. Sözlerinde baştan sona benle eksiksiz uyumu var. Tam çevirisi




2) P!nk-Fucking Perfect

Perfect perfect gidelim o zaman. Şarkı biraz dengesiz aslında bir yerinde kendisinden bahsederken bir yerine birine sesleniyor, düet kafası var aslında şarkıda ama ben her iki tarafı da alındım üstüme, özellikle P!nk'in seslendiği kısımlarda ki büyük ihtimalle P!nk geçmişteki haline falan sesleniyordur, ona yazmıştır. Kafadan 3 şarkısı var böyle. Her neyse klibi de şarkıyı anlatıyor aslında da yine de ben tam çevirisini koyayım şöyle.



3)Malt-Gezegen

Şarkı çıktığında yıl 2006'ydı, yıl oldu 2013 hala bu şarkının beni anlattığına dair sabit bir fikrim var.

http://www.youtube.com/watch?v=6IhZjoxPcfw (Youtube üzerinden dinleyebiliyorsunuz ama paylaşıma kapalı )

4) Cem Adrian- Bana Özel

İthaf şarkı kategorisinden bir şarkı yani şarkı benim ağzımdan değil de birinden bana gibi. He bir de şarkıyı "söyleyen"i bulsak fena mı olur? Olmaz bence.



5) Teoman-Uçurtmalar

Bu da ithaf kategorisinden. En sevdiği renk mor olan kadın, en sevdiği kelime asi, en sevdiği oyun inciltmek beni, hıncı çocukluktan kalma yara izi. Bu arada sözler Elif Şafak, hakkını verelim.


6) Cenk Han Alkaya - Küçük Kız
Hiç terkedilmediğim halde bu şarkıyla neden bu kadar derinden bağ kurdum ben de bilmiyorum. Dinlemenin sakinleştirdiği şarkılardan mesela, sıkıldığımda açıp Cenk Abi'yle dertleştiğimi hissettiğim bir şarkı.

Orjinalinde: Gene terk mi edildin küçük kız? Saçlarını mı kestirdin düşünmeden...



7) Aylin Aslım- İçtim İçtim

Şimdi Aylin'in onca şarkısı içinden anlata anlata bu mu anlatıyor dersiniz haklı olarak da Aylin şarkıları hep bir durumsal şarkılar, birini tasvir ettiği tek şarkı bu gibi bir şey. Alkolik damarımı da böyle tabir edivereyim nolcak? Ayrıca Ben Kalender Meşrebim tabii ki.




8) P!nk - Slut Like You

Ahlak bekçisi takılanlara inat Slut like you!



9)Ceyl'an Ertem(Umay Umay)-Düşmedim Daha
Arkadaş ne dinledim ne dinledim... Dinlemelere doyamadım.


10)Melis Dânişmend-Sarhoşken Pişkin Ayıkken Pişman

"Her şeyi boşvermiş, 'Artık hiç farketmez' demiş, o yüzden içtin-mi?
Kim var kim yok etrafında diye bakmamış o yüzden eş,dost,vicdan saymamış ve ona atlamışsın."



11)P!nk-Sober
How do i feel this good sober?


12)Kesmeşeker-Yaşıyorum Ölüyorum
"Yaşıyorum içim görmüş, ölüyorum dışım körmüş."

17 Eylül 2013 Salı

Nereye gidiyorsun?

Bir ayrılığın en acı sözü bu. İlk kez Babam ve Oğlum'da koymuştu. Sonra Cem Adrian şarkı yaptı. Zaten onun her şarkısı ruhuma tecavüz ediyor amk.


10 Eylül 2013 Salı

AKP'li kadınlar

Satın alınmış sözde gazetecileri,  yazarları geç. Bir şekilde kapağı atıp yolunu bulanları da geç. Bunlar bir şekilde fiyatı belli pazar malından ötede değiller zaten de ciddi ciddi Akp'yi destekleyen kadınların varlığı midemi bulanırıyor.

Önceleri sadece türbanlılardı bu ak kadın kesimi. Sonra alakasız bir şekilde genişledi. En son dün gördüğüm kıçında bir karış etekle polis kurşun sıksın diyen bir hatundu. Kitleyi genişletmişler de bir kadın nasıl AKP'yi savunur aklım almıyor.

En basiti bu yönetim kadını damızlık inek gibi gören. "3 çocuk yap" diyen bir yönetim.  Kadının dünyadaki tek amacı doğurmak, tek yeri evi mantığına sen nasıl destek oluyorsun?

Akp döneminde artan kadın şiddetine,  kadın ölümlerine nasıl çanak tutuyorsun? Karısını,  eski karısını, yüz vermeyen asıldığı hatunu rahatça öldürebilen erkeklerin yanında nasıl bayrak sallıyorsun?

Tecavüz davalarında hiç mi için acımıyor? Kendini onların yerine koyamıyorsun?

Şimdi diyecekler ki AKP ile ne alakası var? Daha önce demişlerdi çünkü, derler bilirim. Devletin bir suça teşvik etmesi çok kolaydır. Şöyle düşünün arabanızı sokağın ortasına bırakmama sebebiniz nedir? Arabamı çekerler korkusu. En basit suçtur bu ve bunun yerleşmiş bir ceza korkusu vardır. Tecavüz davalarında bu var mı? En fazla 2-3 yıl yatılan ve çoğu zaman "Rızası vardı" denilip üstü kapatılan bir suç oldu tecavüz.  Bunu nasıl yaptılar? Öncelikle ağır suç olmaktan çıktı. Cinayetten sonraki en büyük suç olması gerekirken normalleştirildi ve bunu normalleştiren de bizzat AKP. Sadece ceza vermediği için değil tecavüzü meşrulaştıranları da cezalandırmadığı için. Hatırlayın O.Ç. adında bir profesör (!) kadınİn kıyafetlerinin tecavüz hakkı doğurduğunu söylemişti.(NOT: Bir tecavüz davasında kadının kırmızı mont giymesi tahrik sebebi sayılmıştır. ) Yani bir kadın eğer etek vs. giyiyorsa tecavüz edilebilir. Bunu söyleyen adam hakkında soruşturma oldu mu? Olmadı. İfade özgürlüğü dediler sanki kitap yazdığı için adam tutuklayan bunlar değilmiş gibi.

Çocuk tacizleri ve tecavüzleri de aynı."Rızası var" ile aynı mantık. Artık 7 yaşındaki kızlar bile kadın (!) olarak görülebilir oldu. Öyle ki bu bebeler artık 4+4+4 ile okullu iken de evlenebilecekler ne güzel. Gerçi bunda şaşırılacak bir şey yok cumhurbaşkanı 16 yaşındaki kızı gelin alabilmiş halk neden almasın?

Hala ısrarla türban, başörtüsü üzerinden siyaset yaptığı halde bir gelişme var mı? Yok. Bdp'nin başörtüsünü serbest bırakacak önerisi bizzat AKP tarafından reddedildi. Twitter'da falan görüyorum büyük bir kesim uyanmış artık bu konuya ama hala ısrarla başörtüsünü Tayyip'e borçlu olduğuna inanan da var. Artık karşı çıkan kalmadı gibi bir şey. En sol görüşlü insan bile bunun özgürlük olduğuna inanıyor. Çok sert çıkanlardan biri olarak söylüyorum bunu. Şu anda Akp dışında karşı çıkan yok. Karşı çıkma sebebi de en büyük siyasi kozunu kaybetmek istememesi. Hala "Benim başörtülü bacılarım" lafları edebilmesi için birilerinin "Ayyy ben başörtülüyüm Tayyip olmazsa beni keserler" diye düşünebilmesi lazım çünkü.

Kadınları kutsuyoruz tapıyoruz ayağına sürekli ikinci sınıf insan muamelesi çekiyorlar. Gezi olaylarında polis gözaltı sırasında kadınları taciz ediyor,  tecavüz haberleri geliyor.

Adalette öyle bir yere geldi ki kadın artık basit bir davadan 5 yıl yenirken tecavüz serbest bile denilebilir. 5 yıl hüküm giyen "Keşke tecavüz etseydim daha az yerdim" diyor ki sonuna kadar haklı.

2013 yılında hala töre cinayetleri işleniyor. Bir tanesi devletin hastanesinde ikinci denemesinde işlendi. Devlet koruyamadı.

Gazetelere sığınma evlerinin adresleri ilan şeklinde yayınlandı.

Imam, polis, asker, hakim gibi mesleklerden tecavüz suçlusu alıp hiç bir ceza almayan binlerce hayvan var.

Tüm bunlara rağmen hala sana görülen yeterli değil demek ki kürtaj hakkın elinden alınıyor. İster karşı ol ister cinayet de nasıl baktığın önemli değil çocuk doğurup doğurmaman senin elinde değil buna devlet karar veriyor. Sadece kürtaj değil sezaryen yaptırıp yaptırmamak da senin kararın değil o da devletin paşa gönlüne kalmış.

"Üç çocuk doğur" diyorlar, savaşa asker lazım diye. Sen damızlık ineksin ya, devlete hibe edeceksin canından parçanı. Birini asker yapıp başkalarının savaşlarına gönderecek, birini polis yapıp halkın üstüne salacak diğeri de artık cemaat yardımı ile hakim falan olur da kurtulur belki. O tecavüz davalarında beraat kararlarını verir. Belki de hiçbirşey olamaz bir işçi cinayetinde yok olur gider adı bile bilinmeden.

Korkma zaten şu şartlarda o günleri görmen zor. Bir kuytu köşede kendi rızanla tecavüze uğradıktan sonra belki kendi rızanla ailen seni öldürür. Çünkü tecavüze uğrayan sensin şu sistemde suçlu da sensin.

Belki de sırayla evlere baskın yapan polis alır götürür seni gözaltı kayıplarından olursun.

Bu sistemi savunmaya devam et. En güzel şekilde sonunu hazırlıyorsun.

9 Haziran 2013 Pazar

Neden Direniyoruz?

Hala 3-5 ağaç meselesi olarak gören başbakana ve yanındakilere neden orada olduğumuzu sıralayalım mı?


  1. Görev başına geldiğin andan itibaren özelleştirmeyle bütün ülkeyi sattığın (sana göre pazarladığın) için.
  2. Sen ve yandaşların zenginleşirken halk fakirleştiği için.
  3. Oğluna aldığın gemiciğin parası ve kızına boş boş otursun diye verdiğin aylık 52 bin TL benim cebimden çıktığı için.
  4. Senin gibi olmayanı ötekileştirdiğin, hedef gösterdiğin ve katlini vacip kıldığın için.
  5. 2002 yılından bu yana tek bir yenilenebilir enerji kaynağı santrali kurmayıp nükleer diye tutturduğun ve nükleer santral ile tüp patlamasını aynı tehlikede sanacak kadar bihaber olduğunu bildiğimiz için.
  6. Suriye'den gelen teröristlere silah verip eğitim alanı oluşturduğun ve vatandaş olarak kıçımızı yırta yırta kazandığımız maaş kadar bir maaşa bağladığın için.
  7. Oy kullanma yetisine sahip olmayanlara oy kullandırttığın için.
  8. Kömür, makarna, şeker gibi zaten devlet olarak yapmakla mükellef olduğun yardımları oy karşılığı yaptığın için.
  9. Kurduğun kabilede "Hem devlete karşı geleceksin hem de ambulans bekleyeceksin" diyen bir SAĞLIK BAKANI olduğu için.
  10. Parkta uyuyan, kitap okuyan, müzik yapan gençlere biber gazları ve coplarla saldırttığın için.
  11. Branş dışı öğretmen atamaları yapıp veterinerlik okuyan birini sınıf öğretmeni yaptığın ancak buna rağmen hala atanamayan öğretmenler için.
  12. 2002'den beri binlerce boş cami kurup göz boyayıp okul,hastane,halk evi, kültür merkezi yapmadığın ve olanları da yıktığın için.
  13. Senin gibi yaşamayan herkesin hayatına karıştığın, karşı çıkanı hedef gösterdiğin için.
  14. Haber alma özgürlüğümüzü yok ettiğin için.
  15. Yeşili, doğayı yok edip betonlar arasında yaşamaya mecbur ettiğin için.
  16. Geri adım atmayı, hata yaptığını kabul etmeyi becerecek kadar erdem sahibi olamadığın için.
  17. Sınavlarda hile hurda yapıp sorumlusunu hala o mevkide tuttuğun için.
  18. Eğitim sistemini değiştirip daha orta okuldan çocukları sınav yarışına soktuğun için.
  19. Sana karşı geleni "Biz de bir milyon toplarız" laflarıyla tehdit edip sindirmeye çalıştığın için.
  20. Açık açık istediğin padişahlık için.
  21. Alevilere olan düşmanlığın için.
  22. Beğenmediğin, hoşuna gitmeyen ne varsa (sanat eseri dahil) senin isteğinle yıkılabildiği için.
  23. Tek lafın kanun sayıldığı için.
  24. 3. köprü için keseceğin ağaçlar için.
  25. Gezi Parkı'nın intikamını aldığın Beylikdüzü ağaçları için.
  26. Maden arama yetkisini yok pahasına dış ülkelere sattığın için.
  27. İş güvenliği olmadığı için hayatını kaybeden bütün işçiler için.
  28. Taksim'i her türlü yok etmeye çalıştığın için.
  29. Acımasız ve gaddar olduğun için.
  30. Reyhanlı'da halk ölürken koşa koşa kankana gittiğin için.
  31. Hala esas sorumlularını bulamadığınız bütün faili meçhul cinayetler için.
  32. Nefret suçlarını tanımadığınız için.
  33. N.Ç ile sembolleşmiş tecavüze uğrayan ve tecavüzcüleri serbest kalan çocuklar için.
  34. Sivas Katliamının zaman aşımından sonra "Hayırlı olsun" dediğin için.
  35. Polisi askerin yapıp halka saldırttığın için
  36. Askeri terörist ilan edip teröristleri tanık yaptığın için.
  37. Osmanlı hayranlığın yetki aşkıyla sınırlı kaldığı için.
  38. Din tüccarlığı yaptığın için.
  39. Başbakanlık maaşıyla geçinemediğini söyleyip asgari ücrete zam istendiğinde yeter o dediğin için.
  40. Atatürk, cumhuriyet ve laiklik düşmanı olduğun için.
  41. 2002'den beri yaptığın her benzin, elektrik, doğalgaz, su, ekmek zammı için.
  42. Koyduğun yeni vergiler ve zam yaptığın vergiler için.
  43. Hala ağır hastaların birbirini ilaç için ezdiği bir sistemi devam ettirdiğin için.
  44. Yok etmeye çalıştığın eczaneler için.
  45. Büyük balık peşinde koşup yok saydığın, hep vurduğun küçük esnaf için.
  46. LGBT bireyler için.
  47. Kullanımı yasak olan gazları kullanmaktan çekinmeyecek kadar gözün döndüğü için.
  48. Olaylardan sonra ortalığı yatıştırmak yerine KASIMPAŞALI RECEP olup provokasyon yaptığın ve evdeki %50'ni galyana getirmeye çalıştığın için.
  49. İstediğin internet sitesini kafana göre yasakladığın için.
  50. Hayvan haklarından bihaber olduğun ve onları toplama kampına göndermek istediğin için.
  51. Kendini parti içinde bile tek sandığın için.
  52. Şimdi "Dur!" demezsek kendine gelemeyeceğin için.
  53. Çocuklarımız "ülke bu hale gelirken sen ne yaptın" dediğinde "Direndim" diyebilmek için.

1 Haziran 2013 Cumartesi

Direniş Rehberi

Eyleme giderken, gittiğinizde ve sonrasında dikkat etmeniz gereken şeyleri aklıma geldiğince yazmaya çalışıcam burda. Alanda işinize yarayacağını düşünüyorum. Madde madde ve aşama aşama yazıyorum.

Hazırlık


  • Öncelikle rahat giyinmeye çalışın. Ayakkabınız, kıyafetleriniz her an koşmaya, atlamaya müsait olsun. Yeri gelecek dakikalarca koşmanız gerekecek bu yüzden özellikle bayanlar topuklu ayakkabılardan uzak dursunlar, istediğiniz kadar rahat ediyoruz diyin arnavut kaldırımlar, yokuşlar derken çok zor durumda kalırsınız. 
  • Puşi dediğimiz şal bir çok maskeden çok daha çok işe yarıyor. İki üç kat yaparak burnunuzu ve ağzınızı rahatlıkla kapatabilirsiniz. Bulamazsanız fazladan getirdiğiniz bir tshirtü de kullanabilirsiniz.
  • Mümkünse sırt çantası ya da postacı çantaları kullanmaya çalışın. Küçük bir çanta hareket etmenizde yardımcı olacaktır ama size bir faydası olmayacaktır. Konusu açılmışken çantanızda olması gerekenleri de yazayım:
    • Suyu her yerde rahatça bulabilirsiniz (Gece kalmayı düşünmüyorsanız) ancak yemek genellikle sıkıntı oluyor. Yanınızda bol miktarda simit, bisküvi vb. yiyecekler bulundurun. 
    • Çantanızın kapasitesi yettiğince limon, sirke, bebe şampuanı depolayın.
    • Sargı bezi ve peçete/kağıt havlu bulundurun.
    • Bir kaç tane buzdolabı poşeti işinizi görebilir. Küçük boy bir kaç çöp poşeti ya da market poşeti de bulundurun
    • Yaralanmalara karşı ilk yardım için oksijenli su, tentürdiyot, yara bandı almanızda fayda var.
    • Kalış saatinizi düşünerek duruma göre ince bir hırka ya da yedek uzun kollu kıyafetler alabilirsiniz.
    • Çantanız taşıyabileceğiniz ve sizi rahatsız etmeyecek ağırlıkta olsun, her şeyi doldurup zor durumda kalmayın ama çanta hazırlarken tek olmadığınızı, yardımınıza ihtiyaç duyabilecek insanları da düşünün.
  • Gideceğiniz bölgeyi seçerken sosyal medyadan bilgi alın. Neresi kapalı, nereden gidilir, nerede neye ihtiyaç var bilin. Mümkünse toplanmakta olan kalabalık bir gruba dahil olun.
  • Yedek batarya alma şansınız varsa alın, yoksa şarj aletiniz sürekli yanınızda olsun.
  • Yanınıza kesinlikle değerli bir şeyler almayın, gereğinden fazla para bulundurmayın.
  • İnternetten hangi bomba tipine neyin iyi geldiğini, bazı karışımları öğrenerek ve yapabildiklerinizden mümkün olduğunca yaparak gidin.

Alana giderken/Alanda

  • Eğer bilmediğiniz bir yerdeyseniz polisin nereden müdahale edebileceğini, ederse nerelerden kaçabileceğinizi önceden kestirmeye çalışın.
  • Müdahale olduğu zaman sakin olun, paniğe kapılıp kendinizin ya da başka birinin yaralanmasına sebep olabilirsiniz.
  • Sakin bir yer bulduğunuz anda hemen çantanızdan ekipmanlarınızı çıkartın ve önce kendinizi toparlamaya çalışın. 
  • Yüzünüzü ve ağzınızı temizledikten sonra çevrenizde yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım edin. Durumu normalden daha kötü olan birileri varsa en yakın apartmana sokun. Sosyal medyada sürekli sığınabileceğiniz evler, kafeler, eğitim kurumlar vs. paylaşımları yapılıyor. Bunlardan size en yakın olanına tespit edin ancak olduğunuz yerden çıkmadan önce ortalığın sakinleştiğine emin olun. Polis sadece gaz atıyor, arkasından kovalama pek fazla olmuyor. Dışarı çıkmadan önce sakinleştiğinden emin olun.
  • Provokatör sivil polislere ve bilinçsiz göstericilere dikkat edin. Çevrenizde herhangi bir kamu malına, özel araçlara, dükkanlara, evlere vs zarar vermeye çalışan olursa uyarın, çevrenizdeki diğer direnişçiler size destek çıkacaktır. Unutmayın bu bir iç savaş değil, bir direniş. Polisin size olan müdahaleleri sabrınızı taşırabilir, siz de saldırmak isteyebilirsiniz ancak sinirlerinize hakim olmaya çalışın ve kesinlikle karşılık vermeyin.
  • Grupla hareket etmeye çalışın. Barikat kuruluyorsa yardım edin.
  • Saldırıyı beklerken çevrenizdeki sokak hayvanlarını, yaşlıları ve çocukları alandan uzaklaştırmaya çalışın. Gerekirse onlarla gidin ancak zarar görmelerini engelleyin. 
  • İnsanların size olan yaklaşımına dikkat edin, özellikle belli kafe, dükkan ve alışveriş merkezlerinde sizi yardım için çağırıp polislere teslim edebiliyorlar. Bu haberleri sosyal medyadan sürekli takip edin. 

Gözaltı

Gözaltına alınırken sakın karşı koymayın, bu daha çok şiddet görmenizden başka bir işe yaramaz. Avukat numaraları sürekli paylaşılıyor herhangi birini arayın ve avukatınız gelmeden kesinlikle konuşmayın, bir belge imzalamayın, kamerası olmayan bir nezarethaneye bahaneleri ne olursa olsun kesinlikle girmeyin. Gözaltı sırasında polisi tahrik edecek hiçbir hareket yapmayın.

Dönerken

Evinize dönerken eğer daha önceden saldırı olmuş bir bölgeden geçiyorsanız yerlere iyice bakın. Polisin kullandığı gaz, ses, biber gazı, portakal gazı bombalarının boş kapsüllerini inceleyin. Tarihi geçmiş olanları ve portakal gazlarını toplayın (DİKKAT: Kapsülün boş olduğundan emin olun, bazı kapsüller patlamamış halde durabiliyor) Bunları sakın çantanıza direkt atmayın hatta alırken de direk dokunmayın. Çantanıza attığınız buzdolabı/market/çöp poşetini kullanarak toplayın.

Not: Unuttuğum ayrıntılar varsa lütfen yorum olarak yazın.

4 Nisan 2013 Perşembe

Hüzün, Dram, Keder, Masal ve Melis

Her ne kadar önce bir albüm yazısı olarak başlamayı planlasam da bu yazıyı önceki albümü ve kendisi hakkında pek kelâm etmediğim için hemen döndüm. Melis Danişmend son zamanlarda kulağımıza gelen en güzel seslerden biri, sadece albümünü övmekle hakkı teslim edilmez.

Barda filmi hayatımıza ne kattı? Yüksek paranoya, Nejat İşler'e derin saygı ve oyuncu kadrosunda o dönem yeni yetme olan şimdi "helal olsun" dediğimiz pek çok oyuncu. Bunların yanı sıra uzun yıllar Spitney Beers adıyla sahne alan, sonra adını ÜçNoktaBir'e çeviren müthiş bir grup.

Dediler Ki şarkısı o dönem içinde en çok dinlenen şarkılardan biri oldu. Filmden karelerle dönen klip çok ilgi gördü ve bir anda herkes ÜçNoktaBir ile yakından tanışmış oldu.
ÜçNoktaBir de enteresan bir kadroya sahip. Melis'i çıkartıp Aylin Aslım'ı koyduğunuzda Aylin Aslım'ın Gel Git albümünden sonra şarkıların rock versyonlarını çaldığı Süt'lü projesinin ekibi oluyor. Aylin'i çıkarıp Cenk Durmazel'i koyunca Malt oluyor falan. Kadro sağlam yani. İlk ve tek albümleri Sabaha Karşı müzik listemin vazgeçilmezleri arasında durur yıllardır.

Melis'in sesi alışık olduğumuz seslerden çok daha farklı, özel bir tınısı var. Solo albümlerinde daha iyi yansıttığı bir şarkı sözü yazma stili var, o da alışılmışın dışında.

Üçnoktabir'in dağılmasından kısa bir süre sonra Melis ilk solo albümünü çıkarttı; Daha Az Renk.

21 Mart 2013 Perşembe

Hediye rehberi

Yarın doğum günüm ama gelecek arkadaşların çoğu hala Eşref'e ne alsak ne alsak diye soruyormuş. Benim gibi düz bi insana bile hediye seçemiyorsanız yuh size :) Her neyse bu sene özel bir parti kutlaması var, gelecek yakın arkadaşlar dışında kimse olmayacak, evdeyiz, mutluyuz ama bu yakın arkadaşlar bile zorlanmışsa bana da yardım etmek düşer :) Şimdi yeni bir eve de taşınmış olduğum düşünülürse yarın öbür gün ev hediyesi ne alsam diyenler için de burada ayrı bir bölüm açmayayım ama maddelerde altı çizili olanlar hem ev hem doğum günü için. Bu rehberi uzun yıllar kullanabilirsiniz :)


  • Albüm: Her ne kadar kavga çıkmasın diye Aylin Aslım'ın Zümrüdüanka'sını kendim almış olsam da sahip olmayı istediğim çok albüm var. Tek tek albümleri yazmam da zaten Facebook'dan, Twitter'dan nelere sardığımı görüyorsunuz :)
  • Poster/Tablo: Yeni eve taşınmış olmam sebebiyle bu hediyelerinizi memnuniyetle kabul ederim. Özellikle sevdiğim bir müzisyen, film, karakter tablolarına bayılırım. Çerçeveli/çerçevesiz hiç farketmez. Genel olarak manzara tablolarından pek hoşlanmam eğer resim kafasında bir şey alacaksanız aklınızda bulunsun :) Geometrik tablolara ayrı bir düşkünlüğüm mevcut.
  • DVD: Uzun bir süre göçebe hayatı yaşadığım için yerleşik düzene geçince arşivciliği geliştirmek gerek tabi. 
  • Kitap: Chuck Palahniuk kitaplarını (Dövüş Kulübü, Gösteri Peygamberi, Ölüm Pornosu ve Tıkanma var) çok severim dolayısıyla yeraltı edebiyatı kafasında bir şeyler alabilirsiniz. Pucca kitapları dışındaki hiç bir kitabını almadığım Dizüstü Edebiyat serisinden de bir şeyler alabilirsiniz. Şiirlerden çok hoşlanmam. Roman,biyografi ya da otobiyografi kitapları, bir dönemin incelendiği inceleme kitapları ya da her dönemin belli şeylerinin incelendiği kitaplar (Tarihi Değiştiren Kadınlar gibi bir kitap mesela.) tercihimdir.
  • Kıyafet: Ben sadece bilgilerimi vereyim, tarzı size bırakıyorum. Tshirt beden: Kadın=L Erkek=S (Erkek tshirtleri bence daha rahat :) ) Ayakkabı: 37, Beden: 40 (Mümkün olduğunca mor alın :P )
  • Aksesuar: Allasen kaç kere beni kolye, küpe, yüzük vs. takarken gördün? Takmıyorum ki :) ama bazen öyle bir kolye, yüzük, küpe falan görüyorum ki alıp boynumdan çıkartmayasım geliyor. Eğer "Kıvıl bunu beğenir, hayatta da çıkartmaz" derseniz, buyrun :)
Doğum günü bu kadar. Eve gelirsek allasen işlevsel bir şeyler alın, evi biblolarla süs eşyalarıyla doldurmayın ama şöyle Yenilmezler serisi kahramanlarının figürlerini falan alırsanız hiç hayır demem :) Ya da V  for Vendetta. Oyyy. Neyse onun dışında dediğim gibi işlevsel düşünün :P Bunun yanı sıra duvar stickerları özel ilgi alanımdır :)

18 Mart 2013 Pazartesi

Daha iyisi yapılana kadar en iyisi Deezer.



Korsan CD döneminde beli bükülen müzik dünyası iş internetten indirme, dinleme dönemine gelince işin kendince bir çözümünü bulup yasal indirme/dinleme sitelerine yoğunluk vermeye başladı. Ortaya bir çok müzik platformu çıktı, mantık basit. Girip online olarak dinliyorsun, dinlenme sayılarına göre onlar kazanıyor, dinlediğin için sen. Zaten sürekli internete bağlı bir bilgisayarda eğer kota sorunun yoksa yasal olarak dinlemek biraz daha mantıklı ki almadığın albümden bir şekilde dinlediğin müzisyen kazanabilsin.

Bu platformlar daha sonra yeni albüm ve müzisyen keşfine kadar gitti. Bu noktada çoğu platform çok geri kaldı (Mesela sadece şarkı dinleme odaklı olan Fizy) Sosyal medyanın gelişimiyle de bu profiller bir nevi sizin müzik dünyanızı tanıtacağınız bir alan oldu. Türkiye'de yeni yeni faaliyete giren Deezer ise bunların şu ana kadarki en iyisi.

Yanlızlıkla yaptık, aşkaısmarladık...



Aydilge çok sıkı takip ettiğim, dinlediğim bir müzisyen değil. Hafif Hindistan kokan vokali pek hoşuma gitmez ama denk geldiğimde dinlerim öyle nefret etme, kötüleme huyum yok. Her zaman takdir ettiğim şudur Aydilge'de; hatun tam bir edebiyatçı. Kendi sözünü kendi yazanlar zaten ayrı bir saygıyı hak eder de hatununki kendi sözünü yazmanın çok ötesinde. Şu ana kadar klip çektiği şarkıların dışında çok bir şarkısını bilmem, onlar üzerinden gidersek genel olarak tespitler ve söz oyunları güzeldir ama bu albümde daha adından kitap kokusu geliyor; YALNIZLIKLA YAPTIM.

16 Mart 2013 Cumartesi

Müzik dünyasında ani gelişmeler (Kısa Kısa)

En son 2005'de denk gelmişti böylesi. Ardı ardına çok güzel albümler çıkıyor, şarkılar klipleniyor, yeni albüm haberleri geliyor yani şu dönem keyfime diyecek yok. Özellikle kadın müzisyenler birbiri ardına bombaları patlatıyor.

13 Mart 2013 Çarşamba

Zümrüdüanka'nın Son Şarkısı



Beni blogdan ya da Twitter'dan az biraz takip eden biri Aylin Aslım manyaklığımın farkındadır. Sapkınlığım dinleme sıklığı ve şarkı ezberiyle sınırlı çok şükür henüz bir tacize dönüşen hareketim yok. Her neyse. Aylin'in en son albümünü 2009 Nisan'da çıkarttığını unutacak kadar çok gördük onu bu zamana kadar. Albümden sonra verdiği konserlerle, yaptığı Ses Bir Ki Üç programıyla, oynadığı Son adlı diziyle yokluğunu hissettirmedi, ortadan kaybolmadı, biz de "Nerede kaldı bu albüm" diye isyan etmedik. Albüm kayıtlarına gireceği için düzenli Hayal Kahvesi konserlerine verdiği bir kaç aylık ara içinde deli gibi heyecanlandık tabi. Albümün çıkış tarihi olarak 8 Mart duyurulunca ilk işim sabahın köründe D&R'a gidip albümü almak oldu. Albüm daha yeni gelmişti ve 2-3 eleman düzenlemelerle uğraşıyordu, koliden çıkarıp verdiler. Önceki albümün önce lansman konserini yapıp daha sonra çıkarttığı için beklemesi daha zordu. Bu albümün lansmanı henüz yapılmadı ve ne zaman olacağı da hala duyurulmadı.

4 Şubat 2013 Pazartesi

Bugünki Aklım Olsa

Şimdi yaş daha 21,75 geç kalınmış bir şey yok, hatta ilerde bile sayılırız ne mutlu bize de geçen gün öyle boş boş otururken bu zamana kadar yapabileceğim ama yapmadığım şeyleri düşündüm, bir kağıt kalem alıp listeledim. Başlığı o an öle hissedip koymuşum, dokunmadım. Şimdi bunların ekleri de var tabi ama onlar da bana kalsın. Bazılarının telafisi var, dönüşüm muhteşem olacak ;)
  1. Resim yapmayı öğrenirdim.
  2. Gitar çalmayı ilerletirdim.
  3. HTML,CSS,Flash,Dreamweaver'ı bırakmaz, ilerletirdim.
  4. Para biriktirirdim.
  5. Düzenli psikoloğa giderdim.
  6. Twitter, Blogger fenomeni olurdum.
  7. Ekşi sözlük yazarı olurdum.
  8. Daha çok kitap okurdum.
  9. Daha çok yer gezerdim.
  10. Anın tadını çıkarırdım.
  11. Daha atak olurdum.
  12. Daha çok çalışırdım.
  13. Düzenli günlük tutardım.
  14. Babamla daha çok zaman geçirirdim.
  15. Kardeşlerimle daha çok ilgilenirdim.
  16. Kendime daha iyi bakardım.
  17. Daha çok insan biriktirirdim.
  18. Bir dernekte gönüllü çalışırdım.
  19. Yemek yapmayı öğrenirdim.
  20. Kurslara giderdim.

Olmasa da Olur

Yalın'ın yeni şarkısına öyle bir sardım ki içimden söyleyip duruyorum. Sonra durdum düşündüm, "Benim olmazsa olmazlarım, 'Asla olmasın dediklerim' nedir?" diye.

  • Fenerbahçeliyle olur, Galatasaraylıyla olur, Beşiktaşlıyla olmasa da olur.
  • Adının sonu -AN ile bitenle olmasa da olur. Hatta olmazsa daha güzel olur.
  • Zekisiyle olur, aptalıyla olmasa da olur ama safıyla mümkün değil.
  • Popçusuyla olur, rock dinleyeniyle olur ama metalcisiyle olmasa da olur.
  •  Komik,eğlenceli,espirilisiyle olur, ciddisiyle olmasa da olur.
  •  Sigara içmeyenle olmasa da olur. Alkol içmeyenle hiç olmaz.
  • Orta gelirlisiyle olur, züğürdüyle olur, zenginiyle olmasa da olur.
  • "Hoşlanıyorum" diyenle olur, "Etkileniyorum" diyenle olur, "Seviyorum" diyenle olmasa da olur.
  • FB chatten yazanla olur, DM'den yürüyenle olur, mesajlaşanla olur, arayanla olmasa da olur.
  • Rakıcıyla olur, biracıyla olur, vodkacıyla olur, tekilacıyla olmasa da olur.
  • Leyla ile Mecnun'cuyla olur, İşler Güçler'ciyle olsun diye uğraşılır.
  • Atletiğiyle olur, hafif topluyla olur, tombulla çok güzel olur, zayıfla olmasa da olur.
Gerçi bir iki yıl süreyle hiçkimse olmasa da olur.