6 Ağustos 2011 Cumartesi

Herkes gider mi?

Müzik piyasasının geldiği noktayı görüyor mu gözleriniz? Ne hale geldiğini, düşüşünü farkedebiliyor mu beyinleriniz? Sektör her alanıyla yıkılmış durumda, son çırpınışlarını sergiliyor. Bir bırakma kararı tüm dikkatleri sektöre çekti ama bu iki üç yıllık bir süreç değil, çoktandır çöküntüde sektör.

Dinleyiciler sanatçıları köleleri gibi görüyor bir kere. Konser ver, verdin fotoğraf çektir, çektirdin iki muhabbet et herkesle tek tek, ettin şuna klip çek, çektin şurda da konsere ver, verdin ama bilet 10 tl olsun, 10 tl de olsa beleş olsun adımı yaz, yazdın ama tek gelmem ben +5'le, konser sırasında şu şarkıyı söyle, söyledin daha da güzel söyle, o üstündeki kıyafet ne öyle? Aaa kolyen güzelmiş ver hemen onu bana, bilekliği de arkadaşım istedi onu da ver bana, albüm yollasana sen bana, yolladın bi de imzala şunu...

Müzik kanalları kafayı sıyırmış zaten. İlk bana getir klibi, yayınlatacaksan para ver, ne kadar para verirsen o kadar döner, klip uzun olmuş kısalt şunu, açık olmuş kapat, sigara var kaldır, alkol var kaldır, müzik şirketinle ben papazım yürü git, ilk röportajı bize ver, vermezsen yayınlamam, şarkının içinde herif diyor yayınlamam, aaa tanrı var mı diyor yayınlamam, şarkıyı beğenmedim yayınlamam, şarkıda yaylılar var çok arabesk yayınlamam, şarkı baldır bacak değil ilgi çekmez yayınlamam.

Müzik şirketleri deseniz batmanın temel sebebi. Albümü sen basmazsan çıkartmam, PR masrafları senden ödemem,menejer tutmam, basın danışmanını tanımam, konser mi verdin ver paramı, klibini kanallara yollarım ama parasını sen verirsin, vermedin mi klibini yollamam, klip mi çekecen iyi çek elimi cebime atmam, oyuncu mu lazım hiç bulaşmam, ekipmanın mı eksik kılımı kıpırdatmam, klip çekemedin mi yürü git banane.

Konser mekanlarında durum nedir dersiniz? Mekanı dolduramadın mı yürü git, doldurdun da biletli gelen kaç kişi, hadi biletli geldiler bir şey içtiler mi ki içmedilerse yürü git. Grup kaç kişilik olursa olsun al şu 700 TL'yi benden çorba için, kulis mi ne kulisi soyun şurda döndük arkamızı, alet edevatları da ben mi taşıycam kurun işte.

Medya deseniz hiç bir sosyal olaya gereken önemi vermez de bir sanatçıyı yermeye gelince en kralından asılırlar işlerine. Albüm yapmışsın olmamış, olmuşsa da kapağı olmamış, kapağını geçtim de bu şarkı olmamış, beğenmedim almayın! Alan salaktır, alanın taaaa.... o değil de klip de olmamış, sen bu albüm için 5 yıl uğraştın ama senin patron bizi görmedi albüm olmuşsa da olmamış, kendi imkanlarınla klip çekmişsin ama hiç profesyönel olmamış, konser veriyorsun ama dolmuşsa da dolmamış, senin patron bizi görmedi ya sen beş para etmemişsin, olamış. Ölsen yorumumuz hazır; su testisi su yolunda kırılmış.

Bir düşünün kendi işinizi, gücünüzü. Size yapılsa bu haltlar siz o işi ne kadar yürütürdünüz? Çok çok çok sevmeniz gerek müzik yapmanız için, para kazanmak için müzik yapanlar en fazla atmaaa atmaaa dolaşır, cebini de doldurur ama müzik yapmaz onlar. Müzik yapan bir adam zaten para kazanamaz bu ortamda. Albümünü kendi parasıyla basar, kendi parasıyla dağıtımını yapar, kendi parasıyla PR'ını yapar, konserde kazandığı üç beş kuruş zaten grubuna gider kalan yine bir şekilde müziğe gider. Tutkudur müzik, hobi gibi de yapılmaz meslek olarak da. Üç beş kuruş kazanıp insan gibi yaşayabilmen için sikindirik bir gençlik dizisine üç beş şarkı verirsin, bir vasat reklamda oynarsın anca öyle geçinirsin.

İşte bu yüzden bıraksalar haklılar, çekip gitseler sonuna kadar haklılar, her koşulda haklılar. Bu şartlara rağmen devam eden yok mu? var elbet de onlar da tükenecek bir gün. Onlar da tükendiğinde işte biz o gün tükeneceğiz. Düşünsenize hepsi bırakmış, sahil kasabasına yerleşmiş. Piyasada Sinan Akçıl, Demet Akalın, Serdar Ortaç'dan başkası kalmamış. Ütopik değil, yakın gelecek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder