6 Ağustos 2011 Cumartesi

Bana reyting listeni söyle sana ne mal olduğunu söyleyeyim

Televizyon izlemeyi bırakalı uzun zaman oldu. Sebepleri net; kalitesiz yapımlar, zırt pırt giren reklamlar, yayın saatlerinin sürekli değişmesi,süreleri vs. ama son zamanlarda umutlandıran işler de başladı. İyi yarışmalar, diziler, programlar var... var olmasına var da halk mal.

Bugün son zamanlarda televizyonda yapılan en iyi dizilerden biri yayından kaldırıldı. Sebep reyting, dizi Üsküdar'a Giderken. Daha tanıtımlarında güldüren, kadrosuyla merak uyandıran güzelim dizi 13 bölümde bitti. Muhtemelen 13 bölüm sürme sebebi de anlaşmadır yoksa çok daha önce bitirirlerdi.



Sebep reyting olunca bir bakayım dedim reytinglerine. İlk zamanlarda Perşembe günü yani Fatmagülday'de yayınlanmasına rağmen güzel reyting almış. Total'de ilk 10, A/B'de ilk 5 ancak zamanla 24.lüğe kadar gerilemiş. Gerileme sebebi dizi mi bilemedim, zira denk geldiğim her bölümde gayet güzel devam ediyordu. 13 bölümün en az 7-8'ini izlemişimdir, hepsi de gayet güzeldi. Demek ki sorun dizide değil. Peki neyde?

Sorunun dizide olmadığı 24. olduğu reyting listesinden belli. İlk sırada bin kere gösterilmiş skeçleriyle BKM Mutfak ekibinin çok da güzel olmayan hareketleri var, sonrasında cenaze törenindeki gülme krizi ortalamasını bile tutturamayan Akasya Durağı, bunları takiben Çocuklar Duymasın'ın bir milyonuncu tekrarı, Arka Sokaklar'ın ikiyüzbininci bölümünün sekseninci tekrarı, Samanyolu TV haber ve benzeri yapımlar geliyor. Şu listede Üsküdar'a Giderken'in altlarda olması ne dizinin, ne kanalın, ne senaristin, ne de yapımcının suçudur.

Sonra rasgele günlere baktım reytinglerde, durum içler acısı. Bu insanlar bunları gerçekten izliyor mu yahu? Düşünsenize Akasya Durağı'nın tekrarı her gün reytinglerde ilk üçte,bundan daha vahim bir veri olabilir mi? Ben gördüğümde ışık hızıyla ışınlanıyorum kanaldan sadece bir iki kere "Neyini izliyorlar?" merakıyla bakındım onda bile zor dayandım. Her bölümde Cennet Mahallesi'nin birebir kopyası bir konu, çok yanlış sosyal mesajlar, bir taksi durağına göre fazla adli olaylar... Oyuncu kadrosunun yarısından fazlası sosyalist ama işlenen konular, verilen mesajlar sosyalizme çok ters. Devrimden Sonra'nın röportajlarında ahlayıp vahlayan, sosyalizmi kimse anlamıyor diyen adamlar tersini çok güzel anlatıyorlar. En basiti o Osman Ağa her bölümde karısıyla kızını ya sopayla ya tüfekle kovalıyor arkadaş. Nooldu sosyalizm kadına şiddet yanlısı mı oldu? Komik desen komik değil, bir şey anlatıyor desen yok, kurgu-senaryo vs desen o da tırt, oyunculuk desen kadrosundan beklenmeyecek vasatlıkta ama her gün karşısına geçip izleyen insanlar var hem de öyle üç beş kişi değil baya baya totalde %30'lar falan.

Umutlandıran yapımlara geçecek olursak; Yahşi Cazibe en iyi yapımlardan biri. Sonradan yakalayıp izlemeye başladım ama şükür ki gün içinde tekrarlarını vermeye de başladılar. Heyecanla yayın saatini beklediğim nadir dizilerden. Hem işlediği konular, hem diyaloglar, hem oyuncular... Herşeyiyle şahane dizi.

Leyla ile Mecnun'u da yeni keşfettim, ona da hastayım. Diğer dizilerin aksine işlenmeyen konuları öyle güzel gösteriyorlar, öyle güzel ters köşe yapıyorlar ki "Sonunda şöyle bir Türk dizisi çıktı." diyor insan. Klonlar mı istersiniz, zamanda yolculuk mu beklersiniz, Lost mu dersiniz...

Üsküdar'a Giderken de şahane diziydi ama reytinge kurban gitti. Mekanı cennet olsun.

Yeni dizilerden İstanbul'un Altınları hem kadrosuyla hem de konusuyla baya güzele benziyor, ilk bölümü daha izleyemedim ama merakla beklediğim bir işti. Kalbim Seni Seçti de şimdilik güzel gidiyor, bozulmaması dileğiyle ama konu itibariyle uzatmaya gelmeyecek bir dizi en fazla 2 sezonluk ömrü var.

Hal böyleyken insanın ne televizyon izleyesi geliyor ne de bir diziye bağlanası. Denk geliyoruz, beğeniyoruz, bekliyoruz, izliyoruz, seviyoruz sonra bir bakmışsın yayından kaldırılmış çünkü millet o şahane dizi oynarken ya zikindirik bir dizinin tekrarını, ya uzattıkça uzatan bir yarışma sorusunun cevabını beklemekte.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder