8 Haziran 2011 Çarşamba

Tayyip in Wonderland... Adalet City!

Bu yazının içeriğinde kullanılan "icraatlar"ın hepsi http://www.akparti.org.tr/site/icraatlar 'dan alınmıştır. Yalansa onların yalanı,onların hayal dünyası. Bunu tek bir yazıda yazmayı düşünmüştüm ama çok uzun olacak... Her güne bir şehir diyelim her başlığı tek tek değerlendirelim en güzeli. Bugün; Adalet!

Adalet

-Adaleti saraya taşıdık 

Avrupa'nın en büyük adalet sarayını yaptığı için övünmek de bir enteresan. Sanırsın mahkemeler çok adil işlemekte, herkes adaletten çatlamakta. Sadece AKP iktidar dönemini değil, biraz daha öncesini düşünelim. Recep Bey'in oğlu kırmızı ışıkta geçiyor, arkasına takılan polis ekiplerini atlatmak için hızlanıyor ve Sevim Tanürek'e çarpıyor, Recep Bey bu dönem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı. Bu dönem Şehzade Burak'ın ehliyeti yok, bir gün içinde çıkartılıyor, olay mahali büyük bir titizlikle temizleniyor, 9/9 yaya suçlu bulunuyor ve Şehzademiz serbest kalıyor. Adalet yerini buldu mu? Öyle hanlar, hamamlar, saraylar yaptırmakla adalet sağlanmıyor.

-Adli Tıp Türkiye'nin dört bir yanında

Özellikle Münevver Karabulut davası sırasında bütün şimşekleri üzerine çeken, doktorlar birliği tarafından bile kapatılması istenilen kurum Türkiye turuna çıksa ne fayda? Adli Tıp'ın güvenilirliği sarsılalı çok oldu, bunda AKP'nin bir suçu yok ancak iyileştirmek için bir çaba göstermemelerine ne demeli? Hadi es geçtin kurumu, sıra gelmedi, çok işin vardı diyelim bu çarpık kurumla övünmek niye? Şimdi bu madde icraatlara eklenince Adli Tıp birden çok güvenilir bir kurum mu oldu? Yaptıkları hatalı raporlar düzeldi mi? Ne oldu yani?

-İşkenceye Sıfır Tolerans

1 Mayıs'daki görüntülerden sonra hangi polisler yargılandı? Hangileri huzura çağrılıp sorguya çekildi? Hopa'daki cinayetten sonra polislere geçmiş olsun diyen bir adam kalkıp da işkenceye sıfır tolerans diyemez. İşkence artık hükümete karşı olana, hükümet tarafından yaptırılıyor. Doğru, tolerans yok! Karşıysan darbecisin, darbeciysen dayak yersin.

-Çağdışı Kanunları Değiştirdik

"Hakları savunmak yerine hakların önünde engel oluşturmaya başlayan" kanunlar değişmiş, bunların yerini neler aldı dersiniz? Çıkartılmak için büyük bir çaba gösterilen ancak danıştay tarafından reddedilen +24 yaş ve alkol düzenlemeleri, internette kimin ne halt yediğini karpuz gibi göz önüne serecek olan internet filtresi ve şimdi de mizah dergilerine kadar inen ve sözde -18 kitleyi korumak için kurulan muzir cemiyeti. Kitap çevirmenlerinin fuhuş çetesi muamelesi gördüğü, kitap yazanın hapsi boyladığı çok çağdaş ve haklı özgürlüklü emmeli gömmeli bir ülke olduk biz.

-Daha güçlü adalet sistemi için!

"Adaletin hak ettiği seviyeye gelmesini sağladık." işte burada haklılar, bu adamlar kalkıp iki seçimdir iktidarsa (ki bence bu seçim de onlar iktidar olacak) gerçekten de hak ettiğimiz bu! Sorun sende değil Recep, seni seçen bizde.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder