8 Haziran 2011 Çarşamba

AKP'nin dağıttırdığı bildirim!!

Bugün Mecidiyeköy Metrobüs girişinde "Metrobüste okuyun!Çok önemli" denilerek elime sıkıştırılan bildirim her ne kadar isimsiz,logosuz olsa da; sanki bir destekçisi tarafından yayınlanmış gibi görülse de adresler çok belli; hedefin de, hedef gösterenin de. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki çok kötü bir imlâ ile yazılmış ama ben nasıl yazdılarsa öyle yazıcam, satır satır. Sadece özellikle dikkat etmeniz gereken yerlerini kalın yazıcam o kadar. (Keşke tarayıcımın nasıl çalıştığını bilseydim... Evet!)

Not: Bazı bölümlerde haber linkleri mevcut, onlar da benim eklemelerimdir.

*********************************


"Değerli Dostlar,

İnsan aklı hiçbir zaman İlahi Akıl'ın önüne geçemez ve ayrıca, devetersi(dışkısı) bile kendi kendine olamaz; bu, devenin varlığına delildir. Kalbimizi tamamen durdurup tekrar çalıştıramıyoruz. Uyumadan,yemeden,içmeden... yiyip içtikten sonra (af edersiniz) tuvalete gitmeden yaşayamıyoruz. Tesadüfen veya kendi kendine iki tuğla dahi üst üste gelemeyeceğine ve sebeplerin mevcut olması da Yaratıcı'nın varlığını gerektirdiğine göre demek ki, kendi kendimizin değil, Yüce Yaratıcı'nın malıyız. Nefes almadan, aldığımız nefesi vermeden yaşayamıyoruz, tek bir nefeste bile Yüce Yaratıcı'ya iki can borcumuz var. (Şeriat devleti propagandası yapmıyoruz. Yaratıcı'ya inanmak, şeriat devleti propagandası yapmak değildir; her dinin mensubunun Yaratıcı inancı vardır.)

Osmanlı Padişahı 2. Mahmut:"Raiyyetimdeki Müslümanları camide, Hıristiyanları kilisede, Yahudileri havrada görmek isterim." diyor. Osmanlı döneminde her dinin mensubunu himaye ettiğimiz (laik olduğumuz) gibi, buünde din ve vicdan hürrüyetini destekliyoruz(laikiz). (Laiklik dinsizlik değildir; dinsizlik olaak algılayan varsa kendi problemidir. Laiklik, din ve vicdan bağımsızlığıdır; dinden bağımsız olmak değildir. İncil'de de tahrif olmamış orjinal ayetler var; Müslüman olmak çok önemlidir ama, asıl önemli olan dinsiz olmamaktır, kişinin kendi egosunu/nefsini yüceltmemesidir.) Kuş tek kanatlı uçamaz;insanoğlu sadece cismani ihtiyaçları olan bir varlık değil, edebiyete namzet. Kişinin işlediği günah Yaratıcı ile kendi arasındadır; fakat biz de dinsiz bir toplum değiliz, yöneticilerimiz de belli kriterler ararız.

Biri çıkıp Hz. Peygamber için;"Hacca gitme([hâşâ öcü) Muhammed (seni yer) geri göndermez." diyor.Diğeri çıkıp, "Her nefis ölümü tadacaktır." şeklindeki ayet tercümesine "Sinir bozucu." diyor; Bir diğeri çıkıp başörtülü domuz karikatürü çiziyor, öbürü camiye ucube diyor,  411 el kaosa kalktı..."Kadınları rahibelere benzetecekler!" diyor. Azıcık hadis, ayet bilgisi olan,bu saldırının direk Müslümanlara, Yaratıcı'nın Keâmı'na olduğunu bilir. BUnlardan bir tanes ince, çürük ip olarak görülebilir, fakat hepsi bir araya toplandığında "güçlü, kalın bir halat"ın meydana geldiğini, din düşmanlığının gelenek haline geldiğini görürüz. Bu saldırıyı yağanlar, siyaseti dinsizliğe alet edip kendi kusurlarını örtbas etmek için başkalarını irtica ile suçlayanlardır. Sadece "dinci" etiketlemesinin varlığı bile "dinsizlik" propagandasının açık bir delilidir.

 Bunları önemsiz olarak görebilirsiniz; fakat kırılma noktası geldiğinde din düşmanları bütün caniliklerini ortaya koyuyorlar. 28 Şubat başta olmak üzere bütün darbelerde inançlı, kardeşliğe inanan insanlara yapılan işkenceler, haksızlıklar ortadadır. Terör örgütüne yapılan operasyon huzur ve demokrasi içindir, fakat dinci(dindar) insanlara darbe yapmak (Müslüman terörist,terörist de Müslüman olamaz.) ve aleyhte hiçbir yargı kararı olmadan yüce divan(darbe[?]) ile tehdit etmek din düşmanlığından başka bir şey değildir.

Hiçbir ulusun-ırkın fazilet kitabı olmadığı gibi Türkçülüğün de fazilet kitabı yoktur; bizim faziletimiz Müslümanlığımızdan gelmektedir. (Müslüman olmayan Türkler hem dillerini hem de Türk olduklarını unutmuşlardır.) Biz de milliyetçiyiz, ama bugün milliyetçilik muhafazakârlığı anlatmamaktadır. Din düşmanları, kan ve kafatası milliyetçiliği-ırkçılık-yapanlar, (Irkçılık cahiliye âdetidir, haramdır. Arap'ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arap'a üstünlüğü yoktur; üstünük ancak takva iledir.[Yüce Yaratıcı'nn söyledinden başka bir kriter koşan, Müslümanlığını sorgulasın) ecnebiliklerini kamufle ederek  böl-parçala yut-yönet politikasıyla birlikte kuvvetin doğmasını engellemeye çalışan güçlü ve büyük Türkiye düşmanı sömürgeciler veya kabile zihniyetli şuursuz maşalardır. Bir tarafta, çatışma ortamı oluşturup kendi tarafını savunuyor görünerek rant elde etmeye çalışan gruplar, diğer taraftan din düşmanı cuntacıları milletvekili adayı gösterenler... Ülke tamamen abluka altına alınmış durumda. Yüce Yaratıcı aşkına, bu dinci-dinsiz ve ırkçı çatışma ortamında Türkiye'nin gelişip zenginleşmesi, güçlenmesi mümkün mü?

Hiçbir konuda iktidar partisine rakip olamadıklarını bilmelerine rağmen, başka şeyler etkisiz kalıp asıl birleştirici unsurumuz/çimentomuz Müslümanlık olduğu için birbirine düşmangörünen kimi muhalif gruplar, sırf dine ılımlıolduğu için iktidar partisine karşı birleşti.(Hâlbüki hiçbir koalisyon döneminde Türkiye ileri gitmemiştir.)

Kimin hangi partiye oy vereceği kendi dinî ve vatandaşlığının sorumluluğudur. Kimse kimseye hangi partiye oy vereceğini telkin edemez. Biz sadece bilinçli oy kullanmanın sorumluluk olduğunu anlatmaya çalıştık. Deccalin cuntası varsa imanın da aklı ve vicdanı var. Hiçbir dikta rejimi ebedi yaşayamaz ve gerçekler er geç ortaya çıkar. Hem vicdanımızda hem de gelecek nesillerin gözünde mahkûm olmamak için bilincli ve vicdanlı oy kullanalım. "

*********************************
 Bunu bir parti destekçisi yazmış olabilir tabii ama ben daha çok "sözde destekçili" bir propaganda olduğuna inanıyorum çünkü dikkat ederseniz özellikle bahsedilen konular seçim turuna başladığından beri Recep Tayyip Erdoğan'ın her mitinginde üstüne bastığı şeyler. Ya bu "bilinçli oy kullanmanın önemini açıklayan insanlar" RTE'nin çok etkisinde kalmış (Demek ki o kadar da bilinçli değillermiş) ya da bu işte AKP'nin parmağı var.

Bir kere bilinçli oy kullanmaktan bahseden birileri niye açık hedef olarak üç partiyi göstersin ve iktidar partisini övsün? Bu kişiler madem bu kadar bilinçliler o zaman neden iktidar partisini sadece dine ılımlı(!) yaklaştığı için desteklemekteler? Ayrıca bu insanlar kim? Sürekli bir çoğuk konuşma var farkındaysanız. Biz de milliyetçiyiz, biz de laikiz(!) diyorlar... Siz kimsiniz? Cevap yok. Elime tutuşturulan kağıtta hiç bir logo, imza,isim yok ve veren adamın üstünde de böyle bir şey yoktu. Dolayısıyla bu bildirimin içeriğini geçin sadece dağıtılması bile suç. Metrobüs gibi kalabalık bir yerde bu bildirileri dağıtmaya cesaret edenler o muhteşem teknoloji ürünü kameralarla hemen bulunabilir.

3 yorum:

  1. Milleti kandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar resmen. bu bildirimleri kimin yaptırdığı ortada. RTE her zamanki gibi din üzerinden oy alma peşinde adi şerefsiz.

    YanıtlaSil
  2. eğer bir şekilde insan aklını etkilemeye çalışıyorlarsa zaten bana bilinçli oy kullanımından söz etmesinler bunu dağıttıranlar. buna düpedüz etkilemeye çalışmak, bilinçaltına sokuşturmaya çabalamak denir.

    YanıtlaSil
  3. bilinç üstümüzü güçlü tutalım,bilinç altı zaten altta kalır.

    YanıtlaSil