24 Mayıs 2011 Salı

Laf söyledi balkabağı


Ulan bir güne de normal uyanayım. Kalkayım Amerikan filmlerindeki gibi kahve içip geyik yapayım falan. Çok şey mi istiyorum be? Belki de Twitter’ın en kötü tarafı budur. Açtığınız anda gündemin ortasına düşüyorsunuz resmen, kaçacak yer yok. Uyanır uyanmaz da ya cepten ya bilgisayardan Twitter’a baktığım düşünülürse yanmışım ben.
Kim bu fotoğraftaki abla biliyor musunuz? Kendisi Fatih, Ümraniye, Bahçelievler, Eyüp gibi pek çok belediyede aile içi iletişim seminerleri veren bir ablamız. Bunların yanı sıra yaşam koçluğu,aile ve evlilik danışmanlığı da yapmakta. Muhafazakârlar tarafından çok tanınıp sevilirmiş. Ben kendisiyle tanışma götlüğüne bugün eriştim, hay erişmez olaydım.
Abla diyor ki; “Çok eşlilik yasal olsun, zaten dinimizde yeri var.” Ulan ben bile dinle alakasız biriyim ben bile bilirim bunun hikayesini. Ablacım kapanmışsın, görünüşte çok dindarsın da senin de bir şey bildiğin yok. Hz. Muhammed’in Müslüman’lığı yaymaya çalıştığı topraklarda çok eşlilik haremlikle eşdeğer olduğu için, bunları bir düzeltmek gerektiği için ama kimsenin de tek eşliliğe yanaşmadığı için böyle bir 4 kadın hakkı verilmiş. Bak hak diyorum, kanun demiyorum. Yani dört kadına kadar izin verilmiş, istediğin çok eşlilik çok mattah bir şey olsaydı zaten böyle bir sınır konulmazdı. Dediğimiz olaylar 7. yüzyılda yaşanmış biz gelmişiz 21. yüzyıla dinin her kuralı geçerliliğini ömrübillah sürdüremez. Bu da onlardan biri ve zaten bu kural o zamanın şartlarında verilmiş bir şey.
Bu Sibel abla o kadar inanmış ki bu çok eşliliğe, o kadar yürekten savunuyor ki bunu bir erkek yapsa gene normal karşılıycam ulan bir kadın hemcinslerine bu kadar mı hakaret eder? Kendisini bu kadar mı küçültür? Bir de savunurken; “Zaten çokeşlilik var. Erkeklerin %85’i aldatıyor. Buna muhafazâkar kesimlerde imam nikahlı eş, diğer kesimlerde metres diyorlar.” demiş yani imam nikahlılık ile metreslik aynı şey, sadece kesimlere göre ismi değişiyor.
Bu lafların hepsini erkeğin malına mülküne bağlayıp evliliği ticarethaneye de çevirdikten sonra bir de erkeğin aldatmasını haklı bulup suçu da kadınlara atmış ablamız. Neymiş efendim işte erkeğini cinsel olarak doyuramayan, arkadaşlık edemeyen, ev kadınlığı yapamayan, annelik yapamayan kadınlar aldatılmayı hakediyormuş. Ee hadi bunlar tamam, diyelim ki öyle; bu erkeklerin hepsi mi mükemmel, hepsi mi her gün banyolarını yapar dişlerini fırçalar, hepsi mi yatakta şahaneler, hepsi mi karılarıyla güzel güzel konuşur sohbet eder. Kadın, erkeği eksik kaldığında başka erkeklere gitse ilk yaygara koparacak olan yine bunları savunanlar değil mi? Zaten koca haberde eşitlik aradım ben, düşünün bu zihniyetteki insanlardan bile eşitlik bekleyecek kadar açım, Polyanna’yım.
Çok bilgili ve ilerici röportajını şaşırtmayacak bir finalle noktalamış ablamız. Demiş ki; “Kadın itaat etmeli” gel de saç baş yolma.
Şimdi haberin özetini geçtim size, geldim sayıp sövmeye.
Evinde ne halt ediyorsan et, kocan kaç kadın götürüyorsa götürsün, istersen hepsiyle aynı evde yaşa, hepsiyle kanka ol umrumda değil. Ne halt edersen et! Kalkıp böyle bir röportaj veremezsin. Çünkü sen -ne yazık ki- muhafazakâr kesim tarafından ciddiye alınan birisin, belediyede görevlerin var ve bu görevler aile ile evlilik ile ilgili. Yani nereni ciddiye alıyorlar bilmem ama yetkili ve dinlenen birisin. Bu yüzden de açıklamalarına dikkat etmen gerekir.
Bir de "Zaten erkeklerin %85'i aldatıyor, serbest olsun" demekle "Zaten herkes öldürüyor, çalıyor... serbest olsun" demek arasında gıdım fark yoktur.

1 yorum:

  1. muhafazakârlardan her zaman nefret etmişimdir her geçen gün ise bu nefret artıyor.

    Alıntı"Neymiş efendim işte erkeğini cinsel olarak doyuramayan, arkadaşlık edemeyen, ev kadınlığı yapamayan, annelik yapamayan kadınlar aldatılmayı hakediyormuş."

    bu muhafazakârların bence aklı fikri anca cinselliğe çalışıyor.

    YanıtlaSil