5 Mayıs 2011 Perşembe

Hayvanlık dışı işler

İnsan egosundan tüm dünya nasibini almışken, ağaçlar AVM yapmak için bir bir kesilirken içimizi en çok acıtanlardan biri de hayvan haklarındaki bilinçsizlik.

Her gün önümüze bir sürü video geliyor. Kimisi kediyi kesip,iç organlarını söküp fotoğrafları video halinde internette paylaşır, kimi öldürdüğü bütün hayvanların vahşet görüntülerini site yapar, kimisi kuyruğundan sürükleyip çatıdan aşağıya atar... "İnsanlık dışı" diyoruz da tam da insanın yapacağı işler bunlar.

Hayvanları o kadar canlıdan saymıyoruz ki öldürmek, zarar vermek, canına kıymak ve ya ölümüne sebep olmak katillik gelmiyor, vicdanlar sızlamıyor.Katil kelimesinin TDK karşılığı bile her şeyi özetliyor; İnsan öldüren kimse.

Tüm bu olanlar bizden uzakken dün vahşetin tam da merkezinde yer aldık. Eşref'in çalıştığı otoparkın sahipli köpeği o otoparkla anlaşmalı olan vale şirketinin elemanı tarafından arabayla ezildi. Görünürde ne kan var ne de bir şey, hayvan ölmüş de değil ama acı çektiği bariz. Ne köpeğin sözde sahibi ne çarpan vale ne de valenin bağlı olduğu şefler olayla ilgili en ufak bir hareket göstermiyor. Ben orda değilim, taaa ebesinin örekesindeyim. Twitter'dan "Etiler ya da civarinda hayvan nakil aracı olan veteriner var mı?" yazıyorum bir kaç kişi RT ediyor, bir kişi de bildiği en yakın veterineri tarif ediyor ve tarif ettiği yer gerçekten de yürüyerek 5 dk'da gidilebilinecek bir yer. Tarif ettiği yer uzak değil ancak hayvanda muhtemel bir iç kanama var, hareket ettirilmesi çok sağlıklı değil. Otopark ağzına kadar arabayla dolu, içinde şeflerin arabaları da var, pek çok şöför var ancak kimse kıçını kaldırıp hayvana 5 dk ayıramıyor. Eşref daha sonra veterinere götürüyor ve hayvan o gün orada kalıyor. Ertesi gün iç kanamadan ve geç kalındığından öldüğünü söylüyor veteriner. Köpeğin sözde sahibi "Başımız sağolsun" diyor, çarpan orospu çocuğu "üzüldüm"... Bu kadar, bitti gitti.

Bu bahsettiğim olay sözde sahipli bir köpeğin başına geliyor, sokaklardakileri siz düşünün. Bu olaydan bir kaç gün önce de Eşref'in otoparkına ara sıra gelen, geldiğinde yemeğini yiyip giden kedisinin ölüsünü yolda görüyor Eşref, ona da araba çarpmış ve büyük ihtimalle çarpan araç farketmemiştir bile hoş farketse ne olacak arabasına kan bulaşmış mı diye telaşlanıp içini rahatlatıp yoluna devam edecekti.

Hadi bunlar es kaza olanlar. Bir de bunu işkenceye dökenler, bilinçli yapanlar var ve onlarda durum daha da feci çünkü -ilgili misiniz bilmem ama- dünyanın en tehlikeli seri katillerinin ilk cinayetleri hayvanlara yönelik olur. Bu caniler içlerindeki şiddet ve öldürme dürtüsünü insana uygulayamadığından (tamamen kanunlardan dolayı) hayvanlara yönelir. Bugün bir kediyi tekmeleyerek öldüren biri yarın çok rahat bir şekilde insan doğrayabilir. Bugün bir köpeği 5. kattan aşağıya atan biri yarın çok rahat bir şekilde birinin kafasına sıkabilir.

Bu yüzden artık şu hayvan hakları sadece sözde değil özde de kanunda yer almalı, bunun bir suç olduğu ve en ağır şekilde cezalandırılması gerektiği anlaşılmalı. İşkenceyle öldürülen hayvan sahipli mi, sokak hayvanı mı diye bakılmamalı, bunları yapanlar 300 TL verip yırtmamalı. Yol kenarlarındaki ezilmiş hayvanların hepsi birer cinayetin madurları, artık bu bir suç olarak kabul edilmeli, katiller cezalarını çekmeli.

Eğer siz de bazı insanlar gibi (Mesela annem) "Evde hayvan beslenmez, yazık", "Hayvanın doğasına aykırı" vs diye düşünüyorsanız bu olaylardan sonra bir daha düşünün ve eğer imkanınız varsa sokaktaki bir canı kurtarın çünkü ne yazık ki onlar sokakta oldukça en iyi ihtimalle bir arabanın altında can vermeye, daha kötüsü bir kaç küçük piçin tekmeleriyle/taşlarıyla yaralanmaya ve en kötüsü bir caninin ihtiraslı işkenceleriyle ölmeye mahkumlar. Evet, onlar doğada güzel, doğada özgür ancak unutmayın ki onların yaşayabileceği doğayı insanoğlu sikeli çok oldu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder