31 Temmuz 2010 Cumartesi

Yalnızlık çok acı, tam da sen ben olmuşken

Yalnızlık hissinin insana neler söyletebileceğine, neler yaptırabileceğine tanık olmuş biri olarak en sevdiğim insanın bu hisse kapılmasına korku dolu gözlerle bakmaktayım.

Ben, kendini kalabalıklar ve o kadar aşkın içinde hala yalnız hissedebilen biriyken doğru erkeği buldum son dakika golünde yırttım ama o sevdiğim insan kendini yalnızlık duygusunda boğmak üzere ve ben karşısına çıkıp bir gün doğru kişiyi bulabileceğini söyleyemiyorum. Bana söylendiğinde "Hassiktir lan sikerim doğru kişiyi" diyen biriydim çünkü.

Eğer herkes için doğru bir kişi varsa ve onu doğru zamanda bulamıyorsak o kadar da doğru gelmiyor insana ama her hatunun aştan da hayattan da hatta kendini kedi dolusu bir evde ölmeye ve ölünün koku sayesinde bulunmasına laik bulduğu bir anda karşısına çıkan oda spreyi bir erkeği olur. İstisnasız!

Tanrı ne kadar kudretli olduğunu hep zor anlarda gösterir. Hiç durduk yere ve gayet iyi geçinirken loto tutturan bir adam görmedim. Tanrı önce herşeyinizi elinizden alır ve en zor zamanda daha mükemmelini verir ama konumuz aşk...

Yalnızlık insanın her zaman elinde bulundurduğu tatlı bir tercih kimi zaman zorunlu kimi zaman kişisel seçim ama seçenek. Hiç bir zaman kaybetmeyeceğimiz, onunlayken mutlu olduğumuzu söylediğimiz ama kurtulmak için çabaladığımız bir seçenek hem de.

Yalnızlığımızdan kurtulmak için yaptığımız dangalaklıklar ona sarıldığımız anda çıkan esas oğlan/kız'la geri teptiğimiz bir opsiyon ama ne kadar doğru kız, ne kadar doğru erkek?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder