4 Temmuz 2010 Pazar

KillZone: Bir oyun bu kadar eğlenceli olmamalı

İnsanın rüyasında görebileceği en korkunç yaradık Freddy olmalı bence. Ancak bu aralar rüyalarımı işgal eden bir düşman timi var a dostlar. Rüyamda bu 7 maskeli herif ellerinde silahlarla beni takip ediyorlar. Tabii bunun çok mantıklı bir sebebi var; bir haftadır günde en az 2 saat KillZone oynuyorum.

Savaş oyunlarına öcü gözüyle bakan kızlardan değilim zaten. Veletliğim internet kafelerde half life falan oynayarak geçti hee şimdi açın oyunu hayatta oynayamam, hatırlamam tuşlarını falan ama o dönemde fırtınalar estirirdim mahalle çocukları arasında hayır bir de oldum olası bıcırık bir şey olduğumdan kimse şüphelenmiyor da o kel adamın ben olduğumdan. Hepsini öldürüyorum ediyorum kimse bana dönüp bakmıyor bile sen misin bizim ebemizi suya götürüp susuz getiren diye o kadar sevimliyim yahu. Her neyse işte bayadır böyle oyunlar oynamamıştım benim olayım Sims vari böyle karakter yaratayım, yönlendireyim falandır.

Eşref'in iki oyunu var PS'de biri Pes biri KillZone. Futbola da öcü gözüyle bakmadığımdan önce Pes'i denedim ama yok annem izlemek gibi değil nerede pas atılır nerede şut atılır falan bilmiyorum onu geçtim o yüzden. KillZone'u deneyeyim, birlikte oynayalım, oynarken keyif alalım falan dedim şimdi onu oynatmıyorum tek oynıycam diye. Bir oyun bu kadar mı zevkli olur, bu kadar mı gerçekçi olur arkadaş.

Her oyunun bir hikayesi var ne kadar boktan da olsa KillZone'un olayını çözemedim daha bu maskeli olanlar hastalık kapmış galiba sonra dünyaya saldırmışlar bu kel olanlar da dünyayı savunuyor falan (En azından benim anladığım bu) Zaten film seyretmiyoruz umrumda değil felsefesi bana silahımı verin. İçimdeki canavarı çıkarttı ortaya resmen. Temel olarak diğer savaş oyunlarıyla aynı pek çok seçeneği var öldürülecek adam sayısından süresine kadar seçip istediğin gibi oynayabiliyorsun, istersen paintball hesabı bayrak kapmaca falan var onu daha denemedim ama ben hem takım oyunundayım.

Bazen kendimi nasıl kaptırıyorsam artık kendimi askerde falan hissediyorum. Takım arkadaşlarıma arkamı kollamadıkları için ateş ediyorum çok vahşiyim. Elime otomatik tüfek geçtikten sonra enerjim yettiği sürece kim çıkarsa mıhlarım valla. İlk oynadığımda bir sürekli saklanma, köşeye kaçma durumu vardı sanki harbiden ölücem vurulunca sonra dedim bu oyun böyle oynanmaz şimdi de mal mal dalıyorum aralarına. Bazen öldükten sonra o dandik silahımla 3-4 kişinin arasına düşüyorum "ne vursam kardır" diyip saydırıyorum ama sonra üstümden tır geçmişçesine ölüyorum tabii ki.

Oyunun zevki öldürmek mi o koşturmaca mı bilemiyorum ama feci benimsedim bu yüzen de rüyalarıma giriyor. Sürekli 7 maskeli adam beni kovalıyor ki kovaladıkları yer de oyunun geçtiği yer. Hiç bir takım arkadaşım yok ve elimde dandik bir silah var heee elime verseler güzel bir şey ben onları öldürürüm ki ama yok anneem bunlar beni nasıl kovalıyor nasıl kovalıyor var ya. Bir de çirkinler piçler gerçi yüzleri görülmüyor maskeden belki de o maskelerin altında birer Brit Pitt vardır, bilemem ama ben korkuyorum bu ibnelerden.

Sonuç olarak ben bu oyunu baya baya sevdim. Bir haftadır falan onunla yatıp kalkıyorum dün itibariyle HARD seviyesine geçtim ama şimdilik bir oyun içindeki rekorum 122 nice nice 190'lara (Eşref'inki 198, o bombayla oynuyor ben otomatik silahlarla o yüzden ondan düşük benimki ama benle sürekli dalga geçiyo ayrıca o 5 yıldır oynuyor burdan benlen dalga geçmemesini, desteklemesini rica ediyorum ona :P )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder