22 Haziran 2010 Salı

Öyle bir albüm ki “Varlığında esen ılık rüzgarlar” gibi

Bundan aylaar aylaaar evvel henüz ham denecek halini dinlemiştim albümün. Cenk abinin (Cenk Han Alkaya) büyük bir şevkle giriştiği bir işti. MSN’de gözükmüyor, gözüktüğü süre zarfında da albümden bahsediyordu. Bugün şunu kaydettik, şunu çaldık falan. Kendi albümü gibi benimsemiş, sahiplenmişti. Ona gittiğimde de henüz bitmemiş hallerini dinletiyordu. Her gittiğimde albüm daha da bitmeye yaklaşıyordu tabii. Bir yerden sonra onun heycanı da geçti bana “Hadi çıkarın” “Ne zaman çıkıyor” diye yiyip duruyordum Cenk Abi’nin başını. Sadece onun da değil tabi Tolga Abi’nin de başının etini yiyorum nerde görsem. Cenk Abi’nin Taş klibini çekiyoruz ben bir yanda sıkıştırıp “Noooldu” diyorum Tolga Abi’ye ya da Cenk Abi’nin konserinde bir köşede sıkıştırıp soruyorum. Her sorduğumda “Bitiyor, bitiyor şu aşamadayız, şunu yapıyoruz, bugün avukattaydık telifi hallettik” ilerliyor aşamalar.


Derken tam da maaşımı aldığım gün haberi verdi Tolga Abi albüm çıkmıştı. D&R’da henüz bulamaya bilirsin ama şurda şurda var dedi işten çıkar çıkmaz soluğu Mephisto’da aldım, vitrinde duruyordu albüm hemen aldım sonra D&R’a geçtim orda da var mı diye henüz gelmemişti ama sonraki günler orda da yerini aldı.

Eve gelip albümü dinlemek için resmen çıldırdım ama maaş günü, alışveriş falan erteledi tabii ama nereye otursam bara içmeye, kafeye yemek yemeğe albüme bakıyorum. Kartonet incelemek pek benim işim değildir, şarkı sözlerine bile bakmam ama albümü o kadar bekledim ki her ayrıntısını kurcalamak istiyorum.

Yine Sonunda zaten Cenk Abi’nin de sık sık dinlettiği bir şarkıydı, ilk dinlediğimde “Sözler güzel de hareketli olmuş sanki hani böyle daha ağır, slow olsa” demiştim o da bana şaşkın gözleriyle “Her şeyi çok iyi biliyorsun değil mi? Al o zaman” diyip slow versyonunu dinletmişti. Her şeyi çok iyi biliyorsun di mi Kıvıl? Bir senin aklın var :) Adamlar yapmış beah. Albüme baktım en son şarkı kendi kendime “Eve gittiğimde ilk bunu dinlemeliyim” dedim. Klip bir iki gün önce çıkmıştı, normal versyonu aklımızda tamam o da güzel ama slow hali şahane bence.

Albümdeki bütün şarkıları tek tek dinledim günlerce. MP3 player’ıma yükleyip her yere yanımda taşıdım, her fırsatta elim hep ona gitti ve zamanla şarkılar da oturmaya başladı haliye Varlığında Esen bu süreçte en uzun süre favorim kalan şarkı oldu. Hepsini dinliyorum, hepsini seviyorum ama bu şarkıyı ayrı bir seviyorum. Sözleri, müziği çok hoşuma gitti. Bir de enteresan bir şekilde elim de hep ona gidiyor. Albümü açıyorum mesela bilgisayarda, çalıyor baştan 3-4 şarkı geçiyor tekrar buna dönüyorum, çok enteresan :) Neyi çekti bu şarkının bilmiyorum. Hani öyle ayrılık halinde falan olsam eyvallah diyeceğim kendime manita koynumda falan ben bu şarkıya sarıyorum hoş öyle deli divane bir ayrılık şarkısı da değil.

Albümde belki de Cenk Abi’nin etkisi olan elektronik tınılara bayılıyorum. Kendi albümünde bu kadar profesyönel kullanmamıştı demek ki Cenk Abi ilerletmiş işi. Albümde back vokallik yapmışlığı da var kendisinin. Seni Sevdiğimden Beri’de olduğu gibi. Bu şarkı albümde hüznü en yalın olan şarkı. Diğerlerinin de içinde bir hüzün, duygu var ama bir şekilde ritimle, elektronik öğelerle örtülüyor. Duygular falan boğulmuyor da öyle arabeks vari beni yıktın geçtin, ebemi suya götürdün susuz getirdin vari bir havadan uzaklaştırıyor. Yine de bir iki tane de olsa slow lazım öyle zıppıdı zıppı da olmaz. O yüzden bu şarkı albümün terazi ağırlığı, dengeyi sağlıyor. Özellikle son bölümlerindeki “Her şey senin için” tekrarına bayılıyorum. Eski telefonum yanımda olsa bu bölümü kesip telefon sesi yaparım garanti. Telefonumu değiştirdiğimde de yapacağım ilk şey bu olsun o zaman :)

Albümlerdeki coverların en güzel yanı durduk yere sizi geçmişe götürmesi sanırım. Bir sürü yeni tınının içinde bir anda geçmişten gelen bir söz dizisi. Cover değil gerçi kendi şarkısı Aşk ama insanı geçmişe götürüyor. 2000’li yılların başlarında Mister No’dan duyduğumuz şarkı. Ben grubu hatırlamıyorum ama şarkıyı hatırlıyorum. Çok güzel bir şarkı ki bence adı “Aşk” olan pek çok şarkıdan, şiirden daha güzel anlatmış şarkıyı.

“Aşk zamansızdır, bir sabah gider yanından. Acı çekmekten mutlu olmak her şeyi güzel kılan. Aşk mutlu sonlar arama boşuna hayat zaten bir hikaye yarım kalan.”

Hep aşk hep aşk olmaz tabi, biraz da hayatı irdelemek lazım. Hem zaten neden bu kadar aşk şarkısı yazılıyor ki rock müzikte? Olmalı ama bu kadar da olmamalı yani bir müzisyenin bahsettiği tek şey aşk olmamalı en azından. Bir Yaşamdı Geçti adı gibi hayatı, yaşamı yorumlayan bir şarkı. Genelde şarkı sözleri yazarım ben albüm kritiklerinde de bu şarkılar çok bütün, bir parçasını aldığında bütünün anlamı kalmıyor gibi. Aralarında derin birlik beraberlik var yani. Alın dinleyin arkadaşım 12 TL bir şey iki bira parası yemeyin beni öğrenciyiz diye.

Hani iğrenç ve dünyanın en ezik sözü var ya “Sevdiğini bırak dönerse dönmedir, dönmezse ibnedir” şeklinde –tamam böyle değil ama bence böyle olmalıydı, orjinali fazla ezik.- Ben bu albümdeki Şimdi İstediğin Gibi’yi bu saçma düşünceye karşıt hareketin marşı olarak görmek istiyorum. “Gidiyor musun aga, iyi siktir git arkana bile bakma” düşüncesi var, benim ağzım bozuk bu düşünceyi Tolga Sayer’den dinleyelim.

“Orda öylece duruyordun sokağın köşesinde en güzel çizmelerin, siyah kazağın üzerinde. Kalmak için nedenin yok, neden olsun ki zaten? Her şey çoktan bitmiş senin için. Şimdi istediğin gibi yaşa hayatını ister bugün unut adımı. Bardaklar çoktan boşalmış aslında gitmeliyim. Aklımda kalanların tadını bile çıkarmadan. Kalmak için nedenin yok, benim olmazdın zaten. Buydu belki de seni böyle güzel kılan. Şimdi istediğin gibi yaşa hayatını ister bugün unut adımı. “

Bence her albümde bir deniz kenarı şarkısı olmalı, bunu kanunlarla belirtmek lazım. Nedir deniz kenarı şarkısı? Şimdi böyle salya sümük hüzün şarkıları değil onlar ama bir ağırlığı var, düşündürüyor. Sakinler, genelde akustik gitar ya da yaylılarla çalınırlar. Tolga Sayer de bu olması gereken ama olmayan kanunu uygulamış ne güzel Zor Zamanlar tam bir deniz kenarı şarkısı. Hee bizim burda deniz yok ya da ben deniz sevmem derseniz takın kulaklığı yatın yatağa sırt üstü şarkı beyninizin içinde yürüyor gibi oluyor. Çok seviyorum ben o hissi, bu şarkı da verir o hissi güveniyorum ona.

Albümde bir de Duyuyorsan diye bir şarkı var, o şarkıyla aramız bozuk :) Aslında güzel şarkı ama böyle derin hisler uyandırmıyor bende. Zaten güzel albüm bütün şarkıların muhteşem olduğu albüm demek değildir bence. Ki dediğim gibi şarkı gayet güzel ama beni sarmadı, önyargıya gerek yok.

“Başka bir hayat yok artık İçinde O Yaşadıkça” Şarkıda bir yok var o yolda senin adın yok falan diyor ama nakaratta kendi kendine laf sokuyor gibi. Yani nasıl anlatayım şimdi size bu hissi? Hımmm. Şöyle bakın şimdi aşk dediğimiz lanet olası his iki kişilik, bunun tek kişilik aşk şu bu diyeni de var da bence iki kişilik yani karşılığı varken, ilişkiyken güzel ama ilişki bitince bu lanet de kalkmıyor üstünüzden. Düşünün şimdi hala seviyorsunuz, aşkınız içinizde ama hep şu vardır ayrılık sonrasında; şunu yapıcam, bunu yapıcam, onunlayken yapamadıklarımı yapıcam, benim ayağıma bağdı falan tarzı düşünceler. Neymiş kalkıp bilmem nereye gidecekmiş mesela, gider ama bir boka yaramaz gittiği hani. Neden? işte şarkı da onu diyor ya sana zaten İçinde O Yaşadıkça isterse fizana git, istersen ayağına bir ip bağla köprüden atla, isterse 100 kişiyi götür ne fayda?

~Son~

Aslında bu yazıyı 29 Haziran 2010 Hayal Kahvesi Albüm Tanıtım Konseri sonrasına saklıyordum hem sanhe performansını da övmüş olurum falan diye de onu başka bir yazıda anlatırım ben :) İçimde tutamadım albümün kriterini yapamadım diye yiyordum kendi kendimi, oldu çok da güzel oldu taaam mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder