19 Haziran 2010 Cumartesi

Doğru adam, doğru kaynana

PuCCa’nın “Error veren izdivaç” yazısını okuyunca hem güldüm hem de üzüldüm. Yazık dedim kıza. PuCCa ki şu aralar çıkardığı kitapla Türkiye’nin gündemi; kırk yıllık gazetecilerin, yazarların hayran olduğu bir yazar ancak kaynanadan gördüğü muameleye bak. Erik (Sevgilisinin kod adı) de mal bir anasına söz geçiremiyor. Her neyse konumuz değil konumuzun esin kaynağı PuCCa; zira konumuz evlilik tarihinin en büyük sorunu kaynana.

Her hatun ne kadar inkâr ertse de içinde gelinlik kızla doğar, büyür, yaşar. Hayalini kurduğu beyaz atlı prensi aramakla ya da beklemekle geçer ömrü. Ancak dikkat ederseniz hiç bir hatun ideal erkek listesinde kaynana faktörüne yer vermez. Düşündüğü, hayal ettiği, listelediği her şey erkekle ilgilidir.

Unuttuğumuz ancak çok önemli olan bu kaynana faktörünü kimi “Nasılsa ayrı yaşıycaz banane annesinden.” şeklinde geçiştirir, kimisi aklına bile getirmez ama inkar edilemez bir sorun ki kaynana beterse adamın doğru erkek olmasının hiç bir anlamı yok.

Şahsen benim kaynanam dünya tatlısı. Biraz fazla konuşuyor, konuşunca hep aynı şeyleri söylüyor falan ama seviyorum ben onu. Daha da önemlisi o beni seviyor. Eşref’le kavga ettiğimizde beni tutuyor, barıştırmaya çalışıyor, Eşref’e fırça atıyor falan :)

Sonuçta aynı evde yaşıyoruz, ben sıkıntılı insanım falan ama daha bir kavgamız, gürültümüz,sorunumuz olmadı. Koyuyoruz çayımızı, açıyoruz Esra Erol’umuzu kim kime gelmiş, kim talibini reddetmiş onlara bakıyoruz.

Bir kusuru var o da STV düşkünlüğü :) Dizileri deli gibi takip ediyor ama daha da kötüsü hepsinin gerçek olduğuna inanıyor. Aksini söyleyene çok feci kızıyor. Biçare gelin,acımasız kaynana sesleriyle yaşıyoruz evde.

Makarnasına ve barbunyasına aşığım. Her gün yapsın her gün yerim.

İşin özü ben doğru adamın yanında doğru kaynanayı da bulmuşum meğersem. Şanslıymışım ben meğersem, süpermiş herşey meğersem, burası benim evimmiş meğersem.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder