28 Şubat 2010 Pazar

Bir aşkın ömrü

Aşk, insan hayatında ufak bir parça. O kadar şeyin yanında belki bir mutluluk belki de başka bir dert ama ufak bir parça. Başlamasıyla gelen güzellik, varlığıyla verdiği dert ve bittiğindeki bir sorun. Bence budur ama bu ne kadardır? Yani bir aşk ne kadar sürebilir?

Aşk, karşıdakine tahamül ettiğin sürece var. Aşk karşındaki olmadan daha iyi olacağına inandığın anda biter. Aşkın bitmesi ile ilişkinin bitmesi aynı şey değil, bu aşamada terkeden taraf olarak anılmak istemem. Ancak aşkı yürütmekte beceriksiz biri olarak ömrünü tartışmak hakkımdır diye düşünmekteyim.

Belki de yanlış olan aşk değil de benimdir, şu aşamada onu da kabul ederim. Beklentinle karşındaki paralel gitmez bazen, bazen de karşıdaki için beklenti senle paralel gitmez ve bir şekilde biter lanet olası ilişki ama aşk o anda bitmez. “Tamam olmuyor, git” dediğin anda bitse, aşk aşk olmaz belki de.

Aşkın en sahici aşaması acısıdır ya da benim en sevdiğim sevmeme rağmen kaçtığım aşaması odur, bilinmez.

Eee peki ne bu aşk? Bütün dünyada geçerli olan şu duygunun açılımı ne? Aşk bence karşındakiyle yaşadığın şeydir. Kimisi bir kere aşık olacağına, onun gerçek aşkın olduğuna inanır, ben onlardan değilim. Aşkı herkesle yaşayabileceğine ama bir kişiyle gerçeği bulabileceğine inanırım zira o tek kişiyle yaşanır diyenler de. Şöyle ki bir kere aşık olacağına inanan gerçekten güzel bir şey yaşadıklarına “O değilmiş” diyip olmayanların arasına atar ve es geçer ama bu kişilerin her zaman umudu vardır ve umudu içinde taşır. Benim gibilerse yani aşkın yaşanan şey olduğuna inananlar aslında daha umutsuzlardır, çünkü onlar için biten de hayatının aşkı olabilir ve kaybetmişsindir.

Aşk, karşındakine tahammül edebildiğin sürece devam eder. Karşıdakinin senin olduğuna inandığın sürece sürer. Onsuz da olabileceğini anladığın anda biter.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder