26 Şubat 2010 Cuma

21 Kere Maşallah

  1. Masal
  2. Çığlık
  3. Oyun
  4. Astrotanrı
  5. Don Kişot
  6. Bir şovle var içinde
  7. Özgürlük sırtından vurulmuş
  8. Öyle boş ki hayat
  9. Tamam böyle kalsın
  10. Vicdani Redd
  11. Seni buldum
  12. Aşk bu kadar zor mu?
  13. Her neyse
  14. Aşktı bu
  15. Sevsen de sevmesen de
  16. Yaşandım daha çok
  17. Küçük bir çocukken
  18. Modern adımlarla
  19. Plastik çiçekler ve böcekler
  20. Dukandans
  21. Sukut

Redd, çıktığı günden beri sevdiğim ve takip ettiğim bir gruptu. İlk albümleri ile ikinci albümleri arasında kısa bir süre olması ve her iki albümde de makul sayıda şarkı olması sebebiyle zamanında takip ederken çıkarttıkları 21 albümüyle biraz aramızı açtık, takipte şahsım adına geç kaldım. Geç olsun ama güç olmasın, sonuç itibariyle Türk rock tarihinin en güzel albümlerinden biri olduğunu düşündüğüm 21’i dinledim, sindirdim, beğendim, bayıldım, taptım ve şimdi sıra geldi bir boyun borcu kritik yazısına.

Öncelikle grubu tebrik etmek gereken bir durum var o da 21 şarkılık bir albümde bütünlük oluşturmaları ancak tek konu ve tek düze giden bir ritimden uzak durmaları. Şarkılar hayatın bütününe farklı noktalardan bakarak bütün ancak her biri söz, anlam ve melodi olarak birbirinden bağımsız. Ayrıca küçük ama çok sevdiğim bir ayrıntıya sahip albüm; şarkı isimleri. Şarkı isimlerini sırayla okuduğunuzda cümleler buluyorsunuz, bu çok hoşuma gitti.

Albüm dolu dolu olduğu için favorileri belirlemek zor, favori listenizle standart bir albüm hazırlayabiliyorsunuz.

Gelelim tek tek şarkılara;

    Çığlık
    Albümün introsu, 21 adını verdikleri karakterlerinin doğum anını yansıtıyor.
    Masal
    Albümün dikkat çekici ya da dikkat edilmesi gereken şarkılarından biri. Eğer 21 bir karakterse, çığlıkla doğmuş ve arkasından bu şarkı konulmuşsa şarkının sözlerine baktığımızda karakterimizin hayatla ilk yüzleştiği anlardan birini yansıttığı kesin. “Bu küçük ellerle dünyaya tutunmak çok zor” diyen karakterimiz (21) hayata belki de ilk tatlı isyanını çekmiş durumda. “Ben mi seçtim ki bu oyunu, kurallarını seveyim” , “Ben mi diktim ki bu kostümü neden giyeyim?" diyor her yaşımızda dediğimiz gibi. Dayatmalarla, sıkmalarla, sıkılmalarla, baskılarla geçen hayatın ufacık bir isyan bayrağını taşımış 21 küçücük elleriyle.
    Oyun
    21 sokakta, oyun arkadaşlarıyla. Senin, benim gibi Ayşe, Fatma değil oyun arkadaşı malesef bu çocuğun, arkadaşı; Kötülükler! “Bir duvara yummuş sayıyorum saklansın bütün kötülükler arayıp bulamazsam belki de artık beni üzemezler” diyor velet 21. Çocukluğumuzun güzel oyunlarından biriyle kurulmuş güzel bir benzetme. Gel de adamları tebrik etme! Astrotanrı
    Redd’in iki albümünde tanıttığı tarzını güzel yansıtan bir çalışma olmuş bu şarkı da. Minicik bir ayrıntı; “Hemen uyansın uyuyan güzel” cümlesi Redd’in başka bir şarkısına gönderme ya da söz yazarının bu masala ciddi bir takıntısı var. İkinci albümlerinde yer alan Prensesin Uykusuyum adlı esere bakıp söyledim bunu. Don Kişot
    Hadi değiştirelim herşeyi, devrim olsun bunun ismi” büyümeye başlayan 21, çocuklukla olgunluk arasında kalarak mıdır bilinmez masalların en güzeli olan Don Kişot’luğa niyetlenmiş. Bir şeyleri değiştirme çabasında olan ama sonucunun istediği gibi olmayacağını bilen herkesin bir nevi bile bile ladesinin marşı bu şarkı da. Bazen amaç sonuca ulaşmak değil, sonuca ulaşmaya çalışmaktır.
    Bir Şovalye Var İçinde
    Güç insanın içindedir temalı dandik uzak doğu felsefelerinin yıllardır uğraşıp da anlatamadığı şeyi Redd 03.05 dakikada anlatmış, helal olsun. “Bir gün sen de kırılmaz kalpler icad edeceksin” biri etse de kendimizinkini söküp yerine takıversek.
    Özgürlük Sırtından Vurulmuş
    Dakdilo seslerinin ritme dönüşmesiyle başlayan şahane şarkı grubun tarzını en çok taşıyanlardan biri olmuş albümde. Yanılıyor olabilirim tabii ki ancak Hrant Dink göndermesi sezmedim değil.
    Öyle Boş Ki Hayat
    İnsanın kaybedecek hiçbir şeye sahip olmaması üzerine yazılmış, hoş bir şarkı. Hayatın karmaşasından bıkmış insanın iç çatışması öyle bir anlatılmış ki dinlerken hipnoz olabilirsiniz. Tamam, Böyle Kalsın
    Albümde şimdiye kadar gelinen durumun vasat umuda bağlanmasını anlatan şarkı. Dayatmalara bireysel isyan(Masal), sonucunu düşünmeksizin değişim hareketi (Don Kişot), dışarıdan bulamadığın gücü içinde arama (Bir şovalye var içinde), boşa geçen hayatın fırtına öncesi sessizliği (Öyle boş ki hayat) ve bu şarkı. Karakterimiz bir şeyler yapmadığ takdirde hayatının anlamsız olacağına kanaat getirmiş ancak gelin görün ki karşı çıktığında kaybedeceği şeyleri düşündüğünde susmasını boş ama paralı,kolay hayatın sömürdüğü kişi olmayı seçiyor; Tamam böyle kalsın!
    Seni Buldum
    Hayatı anlatıyor dedik, bir karakterin hikayesi dedik ee aşk olmadan olur muydu? Olmazdı! Hayat ne kadar aşksız boşsa hayatı anlatan aşksız bir albüm de boş olurdu. Şarkı, bünyesinde şahane bir söz barındırmakta; “Sana fena halde benziyor güzellik ama aynaya bakma senden biraz çirkin” Girişte verdikleri vokal efekti olmuş mu? Pek değil ama olur böyle vakalar. “Seni buldum, arıyordum, kaybetmem bir daha” ne kadar güzel bir söz olsa da sonraki şarkılarda göreceğiz ki yok böyle bir dünya.
    Aşk Bu Kadar Zor Mu?
    Aşkı ilk kez yaşayan birinin ağzından aşk. Birinin ilk aşkı olmak güzel ancak zordur hele ki artık çocukluktan çıkmış, gerçek bir aşk yaşamaya çalışıyorsanız. Acemi aşık şarkısı bu da, hoş sayı ne kadar çok olursa olsun hala acemiler yok mu? Var tabii ki. Ünlü aşıkları taklit ederek sürdürmeye çalışırsak bir şişe zehiri kafamıza dikmemiz, dağları taşları delmemiz gerekmiyor mu? Off aşk bu kadar zor mu? Zor, çok zor.
    Her Neyse
    Albümü keşfetmemi sağlayan, ertelediğim bu şahane albümü bana dinlettiren ilk şarkı buydu. Ayrılık sonrası feci koyan, güzel bir şarkı. Bile bile lades durumu. Hani ayrılığı kabul edersiniz, onunla olamadığınızı kabul edersiniz de onsuzluğu kabul edemezsiniz ya, işte o anın şarkısı. Yaşadığınız aşk neden bitmiş olursa olsun, ne yaşamış olursanız olun, iyi taraflarını bastıracak bir çok kötü anı biriktirin aşk sonrası bu anı kesinlikle yaşarsınız. Kimisinde bu sadece yalnız kalmanın verdiği acıyken kimisinde derin ve gerçektir. Bu şarkı derin ve gerçek yaşayanların şarkısı. “Boş düşünce balonu, başımın tam üstünde, bir şey yazmaz oldu senden sonra içimde. Boşalttığın yere ne koyduysam dolmuyor, koşmak istesem de sana hayat beni geri çekiyor. Her neyse işte, özledim seni, o kadar.” Aslında bu kadar sade ama derin anlatımı olan sözle özetlenen durumdur bu. “Bir şiir olamadım, kafiyene uyamadım, sen kaçtın ben kelime bulup seni tutamadım.” Gidenin arkasından söyleyecek çok şey biriktirip, hiç birini seçemeyip sadece susmak… Her neyse işte.
    Aşktı Bu
    "
    Senin tilkilerin dolanıp durdu kafanda, bazen parçalar kopardı içimden hatta” diyerek ayrılık sonrası aşk kritiği yapan ruh hali durumu. Şarkı boyunca aşkın her zor anına değinip nakaratta aslında hepsinin boş olduğunu özetleyen bir cümleyle bitirmişler olayı; “Aşktı bu, güzeldi”
    Sevsen de Sevmesen de
    Aşk acısından atlatma aşamasına geçiş, aşk bu kadar zor işte sayın okur. “Öldür kalbini, bir daha hiç sevmesin”
    Yaşadım Daha Çok
    Tek zorluğun aşk olmadığı hayatta aşk acısı belki de bütün acıların bir molasıyken en korkulanıdır aynı zamanda. Gerçek hayata döndüğümüzde bile bu konudaki ısrarımızı sürdürürüz. “Hani nefes aldıkça hep bir umut vardı.” Şarkı, adıyla bütünlük oluştururken sırasının yanlış olduğunu düşündüğüm bir şarkı. İlk şarkı olmalıydı çünkü “Ben doğmadan öldürüyorsun” demiş canımız ciğerimiz Redd’imiz, tabii burada doğan 21 olmaya da bilir. Ancak şahane şarkı olduğu konusunda kararlıyım. “Mutlu musun mutsuz olmamdan” demeleri yeterli.
    Küçük Bir Çocukken
    Çocukluk hayallerini, ideallerini hatırlayan var mıdır aramızda bilinmez ancak çocukken hayal kurmanın en güzel yanı “Çocuk işte!” tepkisiyle ciddiye alınmamak ve bozulmayan hayallere sahip olmaktı belki de. O zamanlar ciddiye alınmadığımız için, büyüyünceyse hayal kurarken bile mantık arandığı için, gerçekçi olmak zorunda olduğumuz için bozuluyoruz.
    Modern Adımlarla
    Albümün hoş şarkılarından, prenses burada da var ancak uyumuyor çok şükür.
    Plastik Çiçekler ve Böcekler
    Aslında Redd’in askerlik öncesi performans albümünün adı olan şarkı, albümün sonlara doğru sakinliği. Aynı zamanda canlı dinlemek için sabırsızlandığım bir şarkı.

Madem Redd dedik, 21 dedik, süper albüm dedik o zaman İstanbul konserinin haberini de vereyim: 6 Mart günü Bronx Pi Sahnesine çıkacaklar. 21 sonrası ilk konsere gitmiştim ancak hem mekanı sevmediğim (Studio Live) hem de albümü henüz dinlemediğim için tam tadına varamamıştım. Bu konseri hem telefonuma hem bilgisayarıma kaydettim, Facebook’da onayladım, listeme ekledim yani kaçırmamak için elimden gelen her şeyi yaptım. Umarım maddi sorunlar da olmaz, gider güzel güzel eğlenirim.

Redd’in konser haberleri ve güzel yazıları için http://www.redd.com.tr/ linkini ya da twitterdan Reddseyirdefter’i takip edebilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder