29 Ocak 2010 Cuma

Bu fırtına durulur mu? Benden adam olur mu?

Benim hala umudum var, isyan etsem de istediğim kadar. İnat etsem bile bırakmazlar sahibim var. Benim hala umudum var, seviyorlar bazen soruyorlar. Hayran hayran seyret, ister katıl ister vazgeç. Güzel günler bizi bekler “eyvallah” dersin olur biter. Böyün bükük önünde ağlasam sessizce şu garip gönlüm affolur mu? Bu fırtına durulur mu? Benden adam olur mu? Korkarım, aşka zararım dokunur mu? Elveda sana yeter tamam, bitsin artık bu dram, bu fotoroman. Ham meyvayız hala koparmışlar dalımızdan.

Bir ilişki için pek çok şey gerekir değil mi? Başta bir hatun kişi ve bir herif kişi gerekir, sonra etkileşim gerekir, aşka mani bir durum olmaması gerekir falan filan bu böyle gider. Bunlar ilişki için gerekli klişe şeyler ama maalesef  bende daha önemli bir eksiklik var; bana biraz sakinlik gerekir.

Yahu Kıvıl sen insan mısın? Ne istiyorsun kendinden, bir rahat bırak kendini de mutlu ol be güzelim. Sen kendine rağmen böyle arada mutlu falan oluyorsun ya bayılıyorum sana, düşünüyorum bu kafayla bile nasıl mutlu olabiliyor diye. Sen bir de adam olsan ne kadar mutlu olacaksın düşün yani!

Yine yalnızsın, yalnızlardasın, kaç ay önceki ayrılığı şimdi kabul ediyorsun, kendi kendine bir tripler falan. Yeni duymuş gibisin bittiğini, ne sandın ki barıştığınızı falan mı? Hee öyle geldi tabi, gelir öyle arada. Hayır hala nasıl birinin seni sevebileceğine inanıyorsun ben onu anlamış değilim ki. Neyini sevecekler? Zoru gördüğünde kaçmanı mı? Sinirlenip çekip gitmeni mi? Her seferinde baştan baştan acıtmanı mı? Dengesizliğini mi? Öküzlüğünü mü? Hödüklüğünü mü? Sevilecek bir tarafın olsaydı kimse durduk yere bırakmazdı. Tamam bütün suç sende değil, şu bu hee evet öyle, yaparlar şöyle böyle… Ya bir geç, bir yer bul otur önce, şimdi başlıyoruz yazmaya bundan sonra n’olcak senin bu halin.

  1. Sinirlendiğinde duruyorsun, 152458′e kadar sayıyorsun, sonra gidiceksen gidiyorsun  bağıracaksan bağırıyorsun.
  2. Açıp coğrafya kitabına  bakıyorsun. Neymiş? Dünya Güneş’in etrafında dönüyormuş, sen Güneş misin? Değilsin. O zaman susacaksın bacım.
  3. Burak’ın peşinden gitmek de yok, kaybettin sen o hakkı. Otur oturduğun yerde beni deli etme.
  4. Sus ve dinle.
  5. Bir dur!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder