29 Ocak 2010 Cuma

ittir git men

Bazı filmler vardır, defalarca izlenir. Bazı filmler vardır bir kere izlenir ama bazı filmler vardır izlendiğine nalet edilir. Kutsal Damacana ilk bölümüyle gerek kadrosu gerekse konuyu ile “eh işte” filmlerimizdendi. Açar izler, güler geçerdik. Her “hoş” filmin başına gelen bu filmin de başına geldi ve devamı çekildi. Devam filmleri zaten sakıncalıdır, devamı gelmemesi gereken, tadında bırakılması gereken filmler vardır. Gördük ki Kutsal Damacana da o filmlerdenmiş.

Bu fırtına durulur mu? Benden adam olur mu?

Benim hala umudum var, isyan etsem de istediğim kadar. İnat etsem bile bırakmazlar sahibim var. Benim hala umudum var, seviyorlar bazen soruyorlar. Hayran hayran seyret, ister katıl ister vazgeç. Güzel günler bizi bekler “eyvallah” dersin olur biter. Böyün bükük önünde ağlasam sessizce şu garip gönlüm affolur mu? Bu fırtına durulur mu? Benden adam olur mu? Korkarım, aşka zararım dokunur mu? Elveda sana yeter tamam, bitsin artık bu dram, bu fotoroman. Ham meyvayız hala koparmışlar dalımızdan.

22 Ocak 2010 Cuma

Öldürmez,süründürür İstanbul’un kızları

Ayşe genlerinden inleyen nağmeleri sonunda bizlere sunmuş, aman da ne güzel olmuş :) Albüm dönemini adım adım tweetleyen, yazılarında ufak ufak mesajlar veren sıyrık yazarımızın albümü n’olmuş acaba? İyi miymiş? Bence süpermiş :)

9 Ocak 2010 Cumartesi

Müzikten anlamayan adamlar müzik dergisi yaparsa


Türkiye’de müzik piyasası zaten malumken, az çok iyi iş çıksa da çıkan işler söndürülürken, dandik dundik gruplar medya tarafından şişirilirken 2009′un son, 2010′un ilk büyük gafına imza attı Billboard. Ocak ayı sayısında son 10 yılın en iyi 50 Türkçe albümleri listesi hazırlamışlar kendi çaplarında. Bu kadar mı kötü, bu kadar mı bilgisiz, bu kadar mı sığ bir liste olur? Çok kızdım ey okur!

7 Ocak 2010 Perşembe

Twitter; Sosyal paylaşım mı? Psikolojik bir hastalık mı?

Bir önceki Twitter yazısından bu yana herşey çok değişti. Twitter, Türkiye’de de popüler oldu. Kullanan ünlülerin sayısı arttıkça kullanıcılar da, değişik profiller de artmaya başladı. Allah, Cebrail, Azrail,İsa,Nuh gibi dini karakterlerin yanı sıra yapımcılar, yönetmenler, oyuncular, sunucular, gazeteciler, yazarlar da Twitter’ı keşfetti. Her popülerliği artan hadiseden sonra olduğu gibi bir uzman (uzmanlar demiyorum) Twitter’ın psikolojik bir hastalık olduğunu öne sürdü ve tartışma başladı.