19 Aralık 2009 Cumartesi

Düşünüyorum… Ne kadar sevmiş olabilirim?

İstiklal Caddesi Kadar

Anlımdan akan ter sana hiç değmedi
Gözümden damlayan yaş denizi bulmadı
Bir sokak gördüm rüyalarımda gecelerce, hiç sana çıkmadı
Sadece yarım saat tutuştuk el ele, o saat durmadı

Düşünüyorum… Ne kadar sevmiş olabilirim?
Düşünüyorum… Sen,ben,gece bir yol
Başka birşey yok elimde,hafızamda
Düşünüyorum… Ne kadar yer etmiş olabilir?
İstiklal Caddesi kadar

Anları birer birer topladım,sakladım
Tarihin ortasında gelecek aradım
Hücreme girdin,dokundun hücrelerime
Buluttum,damladım
Cümleler kaçtı,dağıldı dört bir tarafa
Sadece noktayım

Düşünüyorum… Ne kadar sevmiş olabilirim?
Düşünüyorum… Sen,ben,gece ve bir yol
Başka birşey yol elimde,hafızamda
Düşünüyorum… Ne kadar yer etmiş olabilir?
İstiklal Caddesi kadar

Az önce geldim evime, yine bir gece gezmesinin ardından, yine can sıkkınlığı sanki çok eğlenmişim gibi hissederken yalnızlığın ortasına düşmüşüm gibi işte kısacası son bir aydır olduğu gibi. Burak’tan sonra hiç gülmedim ben doya doya, eğlenmedim, ondan başkasıyla kendimi düşünmedim, içinde onun olmadığı bir hayal kurmadım… Ben bir aydır onsuz nefes almadım.

Aşkı yaşamadan öğrendiğim kadın Şebnem albüm yaptı, içinde bir şarkı var; “İstiklal Caddesi Kadar”, Burak’a ithaf ettiğim bir çok şarkının arasına girdi o da ama bugün farklı.

Asmalı Mescit’ten eve yani meydana doğru yürürken Burak’ı aradım, kafamın güzelliğine sığınıp içimin güzelliğini döktüm,döktüm de her cümleme karşılık gelen “Böyle daha güzel”e kaldım. Telefonu kapattığımda Oda Kule’yi yeni geçmiştim, yol ne uzunmuş diye düşünürken şarkı kafamda çalmaya başladı tekrar… “Düşünüyorum ne kadar sevmiş olabilirim? Düşünüyorum sen,ben,gece ve bir yol başka birşey yok elimde,hafızamda. Düşünüyorum ne kadar yer etmiş olabilir? İstiklal Caddesi kadar…” Bu bir uzunluk ölçüsü,birimi değilmiş o an anladım. “Seni dünyalar kadar seviyorum” demek değil “İstiklal Caddesi kadar”, “İstiklal Caddesi kadar” demek benim gibi biri için yani hayatının tamamı İstiklal Caddesi’nde geçen biri için değer demektir.

İstiklal Caddesi kadar sevmek her duygunun yaşanabildiği yegane yer gibi sevmek demektir, İstiklal Caddesi kadar sevmek mutlulukla hüznü aynı anda yaşayabilmek demektir, İstiklal Caddesi kadar sevmek tam anlamıyla sevmek demektir. Doyduğun, ağladığın, güldüğün, mutlu ettiğin, mutlu ettiğin yer kadar sevmek demektir.

Düşündüm ben de herşeyi, İstiklal Caddesi’ndeki her anımızı, yaşadığımız her köşeyi, o köşelerdeki duyguyu, kavga ederken bile elimizi ayırmayışımızı ve geriye kalan tek bir düşünce vardı; umarım annem evde değildir, yalnız kalıp içip, ağlayıp, bu ve diğer şarkıları dinleyebileceğim bir gece istiyorum… En azından bu isteğim yerine geldi, evdeyim, nefret ettiğim vodkayı sırf içmek için içiyorum, ağladım ve bu yazıyı yazdım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder