15 Kasım 2009 Pazar

Din güzel bir şiirdir, Tanrı’yla kul arasında

Berduş’un lafını dinledik,yenilenme sürecine girdik. Hayırlı uğurlu olsun. Maddeler arasında arz-ı endam eden “Tiyatroya gitme” hadisesi için en uygun etkinlik olarak Ferhan Şensoy’u seçti berduş, 2019 oyununu seyretmek farz oldu gözümde. Oyunu Çağrı’yla birlikte gayet güzel de bir yerde izledik, sevdik, ustaya bir kez daha saygı duyduk.
Ferhan Şensoy’un gözünden 2019 pek iç açıcı değildi kaldı ki bizim gözümüzden de gelecek umut verici değildi.

Rusya ışınlanmayı buluyor, ABD Mars’da hayat buluyor, millet uzayda fink atıyor, Türkiye beş vakit namazda!

Çarşaf zorunlu olmuş, okula başlamak için kuran kursu diploması şart koşulmuş, erkekler için namazın zorunluluğu kapıda. Reklamların içeriğinden marka adlarına kadar herşey şeri. Kemalistlik teröristlikle eş, Atatürk posteri yasak, Cumhuriyet gazetesi kapatılmış.PKK hala dağda eylem halinde, Ergenekon tutuklamaları son sürat devam.

Mustafa(Ali Çatalbaş) ve Kemal (Ferhan Şensoy) sığınaklarında kaçışta, saklanmacada. Herşeyi uzaktan izlemek zorunda olmanın verdiği azapla, çıkarsak yakalanırız korkusuyla gündemi takip etmekte. Alkol yasak, rakılarını kendileri yapıyorlar. Olur da yasaklanır diye sigara stoğu yapıyorlar. Televizyon zaptedilmiş, çanak anten yasak, uydudan izlenen kanalların sapıklaştırdığı fetvası verilmiş. Televizyon zaptedilmiş diziler sansürlü, el ele tutuşma sahnesi bile azap. Televizyon zaptedilmiş, namaz saatinde sevgiliyle buluşmak mantık hatası olmakta. Beyinler zaptedilmiş kadınların telinin görülmesi günah.

Süleyman Demirel hayatta, Başbakan için en büyük sorun olmakta. Deniz Baykal hayatta, Kemal Kılıçdaroğlu ile mecliste iki koltukluk muhalefet yapmakta.

Özlüyor Kemal AKP zamanlarını, “Tayyip sert adamdı falan ama kimsenin içkisine karışmaz, kendi fantasını içerdi, Abdullah Gül için de o kadar çaldı etti dediler ama herkesin yüzüne gülerdi, bunlar öldürecek gibi bakıyorlar.” diyor. Mustafa karşı çıkıyor, onlar yüzünden oldu diyor. Kemal’e göre bu bir süreç, AKP zamanı da Turgut Özal özleniyor, korkuyor ömür yeter de bu günler özlenir diye.

“Türkiye’nin karanlık günlerini de gördüm, güzel günlerini de. Bunlardan sonra güzel günler de gelecek” diyor Kemal, “Neden?” diyor Mustafa. Öyle olması lazım çünkü, yoksa bu oyun çok iç karartıcı olurdu.

Mustafa ve Kemal terörist olarak geçen Kemalistlere katılmak için sığınaklarından çıkıyor, yolda din zabıtasına yakalanıyor ve tutuklanıyor. Karar belli;idam. Son arzuları soruluyor; “Anıtkabir’i ziyaret etmek” reddediliyor çünkü Anıtkabir ziyareti suç olmuş 2019′da. Asılacakları belli ama son sözü de etmek gerekiyor; “Mustafa’yı öldürerek, Kemal’i öldürerek Mustafa Kemal’i öldüremezsiniz.”

Yıl 2029 Mars’a Türk Bayrak’ı dikiliyor. Yıl 2029 herşey düzeliyor çünkü öyle olması lazım yoksa çok iç karartıcı olurdu bu yazı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder