1 Kasım 2009 Pazar

Bu iş zor yonca!

Türkiye hiç bir zaman ‘özgürlüğün ülkesi’ olmaz, olamaz! Bunun sebepleri kesinlikle tarihimizmiş, yok dış ülkelerin bize bakışıymış, yok oynanan oyunlarmış falan hiçbiri değil. Bizim kendimizi öldüren bir huyumuz var malesef; Biz farkı seviyoruz, hem de çok seviyoruz. ‘Farklıyım’ demeyen kimseyi görmüyoruz ancak gel gelelim farklı olana tahammül edemiyoruz.
Çok sevdiğim bir söz var, bir filmin slolgan sözüydü bu; “Herkesin çıplak olduğu bir yerde giyinik durmak cesaret ister” diye… Öyle valla! Bir vitrini tamamen siyah elbiselerle doldurun, içine bir tane kırmızı elbise koyun o elbise kapış kapış gider, dedim ya farklı olmayı seviyoruz. Ama herkesin siyah giydiği bir yer düşünün, sadece bir kişi kırmızı giymiş olsun, herkes arasında dedikodusunu yapar, niye giydin der, sorgular, dışlar falan filan böyle bir milletiz!

Bu yazıyı yazmaya sebebiyet veren olay nedir? En Ka Mutfak adlı bir Facebook grubunun, En Ka adındaki bir amatör oyuncunun çektiği videolara falan karşılık olarak Anti En Ka adlı bir grubun açılması.Şimdi bunda birşey yok aslında. Filmlerden sanatçılara kadar herşeyin en az bir anti sayfası olur. Ancak konu şu: En Ka eşcinsel bir arkadaşımız, videolarında kadın gibi davranır, giyinir, süslenir, çok da şekerdir. Anti grubun esas olayı çektiği videolarmış, kalitesiymiş falan değil, En Ka’nın gay olması, kadın gibi davranması!

İşte bu yüzden biz özgür olamayız. AKP’den korkan, şeriyat gelecek amanın diyenler korkmasın biz zaten kanuna ihtiyaç duymadan kendi şeriyatımızı kendimiz getiriyoruz.

En Ka videolarından birini izleyen bir oyuncu arkadaşım “Peeh bunu mu seviyorsun, buna mı gülüyorsun?” demişti. Kendine göre haklıydı çünkü o herşeye sanat gözüyle bakardı ve evet En Ka pek sanat ürünü sayılmaz. En Ka’yı seviyorum çünkü bir eşcinsel olarak kendini toplumdan saklamaktansa toplumun gözüne sokarak kendi gibi, istediği gibi davranabiliyor. Bunu yapanlarımızın sayısı kaç ki? Kaçınız tepki almaktan korkup kendiniz olmaktan vazgeçmedi? Kaçınız ‘elalem ne der’ lafı yüzünden kıçını kırıp oturdu? Hemen hemen hepiniz. En Ka ise toplumdan en çok baskı gören eşcinselliği toplumun gözüne soktu, o keyfinin istediğini yaptı, biz izledik güldük ama gel gelelim kendi oluşturduğu oyun alanında yabani otlar bitiverdi.

En Ka’yı azıcık tanıyabildiysem bunları takmaz ki öyle de oldu zaten. Anticilerin vurduğu ‘kadın gibi davranmasını’ anticilere cevap olarak göze soktu! Süpersin En Ka!

Kim lan bu elalem? Herkes bu ‘elalem’ yüzünden kısıtlıyor kendini, herkes memnuniyetsiz bu durumdan ama herkes devam ediyor!

Sosyolojide toplumları incelediğinizde göreceksiniz ki ‘tabu’ düzeni sağlayan kanun olarak taaaa klan zamanında kullanılıyordu. Klan zamanı bu taş devri falan ama sizin taş kafanız yüzünden hala devam!

Kaldı ki elalemi açın; el alem yani yabancı kişiler demek oluyor. Lan banane tanımadığım etmediğim malların benim hakkımda ne diyeceğinden? Ben onların kızlarına oğlanlarına laf ediyor muyum? Ne bok yiyorlarsa yesinler işim gücüm yok onları mı takip edicem?

Yıkın tabularınızı, tabu hayatınızda eğlenceli bir oyun olarak kalsın, elalemi siktir edin, lafını edenin bab bab şu bab bab, hayatınızı yaşayın! Bir kere geliyoruz dünyaya onda da el-alemle uğraşamıycam!

Boşa konuşuyoruz efendim, Bülent Baba’nın da dediği gibi ‘Bu iş zor yonca

Bu İş Zor Çok Zor Yonca
Çünkü Gülmeyi Unutunca
Taş Yüreklerde Kilitli Duygular
Kapılar Açılmayınca

Bu İş Zor Çok Zor Yonca
Çünkü Bizler İstemeyince
En Çok Bağıran En Doğru Sayılır
İnsanlar İşitmeyince

Bu İş Zor Çok Zor Yonca
Çünkü İnsanlar Günler Boyunca
Hiç Soru Sormadan Durur

Bu İş Zor Çok Zor Yonca
Çünkü Sevmeyi Bilmeyince
Bahar Gelir Farkedilmez Olur
İnsanlar Gülmeyince

Bu İş Zor Çok Zor Yonca
Çünkü Bizler Duymayınca
Birinin Eli Herkesin Elinde
İnsanlar Umursamayınca

Bu İş Zor Yonca
Çünkü İnsanlar Yıllar Boyunca
Hiç Soru Sormadan Durur

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder