25 Eylül 2009 Cuma

“Bir Münevveri mi unutamadınız?”

Hep yazıp yazıp sildim şu Münevver davasını. İki gün sonra yakalanır yazdığımla kalırım dedim de o iki günler kaçla çarpıldıysa artık 200 gün oldu ama sonunda Cem Garipoğlu yakalandı falan filan.

Davanın seyrinden çok halkın tepkileri ilginç geldi bana. Kimisi davayı çok küçümsedi; hergün cinayetler işleniyor niye abartıyorsunuz dedi, kimisi de namus meselesi yapıp baş tacı etti.Peki dava gerçekten küçümsenecek bir dava mıydı?

Eğer cinayeti işleyen tanınmış bir ailenin zengin züppesi değil de basit bir çocuk olsaydı bu olay iki günde unutulacaktı bu doğru ama iki günde unutulmasının yanında bir de 1 haftada yakalanacaktı çocuk.

Faili yakalanmamış cinayetleri bir düşünün arasında devlet,derin devlet ya da para babası parmağı olmayan bir tane cinayet var mı? Kırmızı bültenle aranan birinin 200 gün saklanması sizce de tuhaf değil mi?

Münevver davasının ilginç tarafı ne cinayetin işlenme şekli ne de babasının kopardığı yaygara; sadece ilişkiler,entrikalar ve edilen gaflar.

“Kızlarına sahip çıksalardı” diyen bir Celalettin Cerrah örneği var elimizde bir kere,sadece bu bile başlı başına bir konu. Bunu söyleyen emniyet müdürü yani vatandaşa sahip çıksın diye görevde olan biri,ne hakla böyle birşey söyleyebiliyor ki? Senaryonun rollerini değiştirsek, ölen kız çok zengin bir ailenin kızı olsa da öldüren fakir bir genç olsa bunu söyleyebilecek miydi gene? Anında ipe asarlar adamı nerenle ötüyorsun sen?

Farkettiniz mi bilmiyorum bu dava sırasında pek çok Türkiye sorunu gündeme geldi. Adli Tıp Kurumu’nun kapatılması bile gündeme geldi; Münevver’in üzerinde çıkan spermler gündeme bomba gibi düşmüştü. Amaç basit; birilerinin istediği ahlaki paniğin üstüne körük atmak. O zamanlar benim de en büyük korkum kıza “Bakire değildir” raporu verilmesiydi çünkü o zaman iş çok başka yerlere gidecek, kızı kaşar ilan edip ohh iyi olmuş diyeceklerdi ki spermler bunun ilk aşaması olmuştu ancak halk mı yemedi göt mü yemedi bilinmez spermlerin başka bir cesete ait olduğu,karışıklık olduğu söylendi. Bunun mümkün olup olunmayacağı tartışıldı, Adli Tıp Kurumu’nda böyle hatalar olabilir mi dendi, cevap ilginçti; teorik olarak olabilir ama pratikte mümkün değil. Nasıl mümkün olsun allah aşkına ölü adamdan sperm çıkarıp kızın üstüne bulaştırmak nasıl pratikte mümkün olabilir, ne diyeceksiniz ki; “Bizim hemşireler çok azgın,adamı boşaltıp ellerini yıkamadan Münevver’e gitmişler” mi diyeceksiniz?

Peki Münevver davasının yarattığı dalga ne işe yaradı? Bir kere bu ahlaki panik yarattı. Aileler daha korumacı oldu,”Bizim de başımıza gelmesin” kaygısıyla sıktıkça sıktı, kızlar daha dikkatli olalım derken paranoyak oldu; Tam RTE’nin istediği kıvama geldiler işte.Peki Karabulut ailesi gerçekten masum muydu? Ailesi Cem ile olan ilişkisini biliyor,kızlarına güveniyor,kızlarıyla kurdukları ilişki de o kadar güzel ki kız gelip herşeyini anlatıyor zaten. Şimdi eğer aile baskıcı olsa,kız herşeyi saklasa falan bu dava daha da uzun sürerdi çünkü davanın ilk gününden beri katil zanlısı zaten biliniyordu aksi halde bir 200 gün de katilin kim olduğu konuşulacaktı. Aile tabii ki hatalı değil, kızlarına zincir vuracak, herşeyi yasaklayacak halleri yok kaldı ki öyle olsa bile gene kız yapacağını yapar zaten. Peki Münevver mi hatalı? Aslında o da çok değil, sevgilisinin evine gidiyor ne var bunda? Her zaman üstümüze yapışan eve gidersen ya tecavüze uğrarsın ya öldürülürsün korkusuyla kim hareket ediyorki zaten? Eee Cem mi suçlu o zaman? Dediğim gibi konu cinayet değil cinayetten sonra olanlar yani asıl suçlu Cem’den de çok Cem’in ailesi,kollayanı,destekleyenleri. Düşünün şimdi o yaşta bir çocuk bir cinayet işliyor,evde hiç bir kanıt yok. Bu çocuk profesyönel katil değil sonuçta bir yerde falso vermesi lazım illa ki. Bu temizlik işi de öyle hizmetçiyle falan yapılacak iş değil,kan lekesi,parmak izi eline bezini domestosunu alıp temizleyecek bir hizmetçiden daha fazlasını gerektiriyor. Hadi evi de geçelim 200 gün saklanmaktan bahsediyoruz burda hem de yurtdışına adımını bile atmadan. Bu çocuk o panikle (anlık bir cinayet olduğunu düşünüyoruz şu aşamada) yanına kaç gün idare edecek kadar para alabilir,nereye gidebilir ailesi bilmeden,yardım etmeden;mümkün değil.

Ya Münevver’in babası; kanal kanal dolaşması,ağlaması,eylem yapması sadece cinayeti gündemde tutmak, unutturmamak içindi ve haklıydı ama çıkıp show yapması,kan parası davası işin cılkını çıkarttı. Evlat acısını çeken bilir tabii ki belli ki ruh sağlığı yerinde değil hele ki kızı basit bir trafik kazası ya da bir hastalıktan değil sevdiği çocuğun evinde,kafası bedeninden ayrılarak öldürülmüş ve hala hayattayken kesilmiş, buna kim dayanabilir ki?

Eski bir yeşilçam filmini anımsattı bana bu hikaye; Aile Şerefi (Aklınıza gelmişken buyrun full izleyin) Zengin züppe bir çocuk ve herşeyi parasıyla alabileceğini sanan bir baba, karşısında fakir ve mutlu bir aile. Züppe çocuk fakir ailenin nişanlı kızına aşık olur,babası pazardan mal alırmışcasına gelir eve,küstahça ister(!) ve reddedilir. Ailenin her ferdinin işleri bozulur, küçük kardeşleri sakat bırakılır,düğünler basılır,kıza tecavüz edilir,büyük kızın bebeği düşürülür,sonunda züppe oğlan birini öldürür ve babasına koşar,babası kaçırmaya çalışırken aile babası Minur Özkul gelir ve gözünü bile kırpmadan çocuğu öldürür; Ailesi için. Para babası isyanlarda “Ne yaptın sen,oğlumu öldürdün” diye ağlarken fakir ama gururlu baba “Ben değil sen öldürdün” der. Cem’i saklayıp,kollayan ve iyilik ettiğini sanan ailesi de Cem’in sonunu hazırladı bir yandan. Sonuçta işlediği cinayete rağmen Cem 17-18 yaşlarında bir genç, insanlığını yitirecek kadar da yaşamadı daha. Kimse cinayetten sonra Cem’in yan gelip yattığını,mutlu mesut yaşadığını düşünmesin bence, olacak şey değil çünkü bu. Her ne kadar arkasına güvenip bütün kabahatlerinin parayla örtüleceğine inanarak büyüse de trilyonların bile kapatamayacağı bir azap var karşısında çocuğun. Kolay değil gördüğü şey; kafasını koparıp çöpe attığı sevgilisinin görüntüsü nasıl gözlerinin önünden gidebilir ki? Bu kadar taşlaşmış olamaz kimsenin kalbi.

Sonuç olarak şu ayrıntıyı da unutmamanızı diliyorum; Cem yakalanmadı,teslim oldu. Ortada devletin ya da emniyetin bir başarısı yok!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder