20 Ağustos 2009 Perşembe

Sen pes ettin benden erken

Dışarda düş,içimde yaş
Ağlasam ne olur?
Yanlışım,boşa dayanmışım
Yalnızım,ansızın
Kaybetmem be
n onu sanmışım
Boşa inanmışım

Sözlerin sarmaz bedenimi
Gözlerinse çok uzaklarda

Kaybettik severken
Yorulduk denerken
Bana sabırlar dilerdin
Sen pes ettin benden erken

Foça’da Ogün Sanlısoy konserinde sardım bu şarkıya. Zaten biliyordum da öyle bir anımda denk geldi ki hala etkisindeyim.

Benim için şarkılar grup gruptur; Beni anlatan,benim ağzımdan birşeyler anlatan,başka birinin ağzından bana birşey anlatan ve BBD(Bu bir düettir) Bu şarkı benim için başkasının ağzından bana birşey anlatan bir şarkı. Kim olduğunu geçelim şimdi o da aramızda kalsın be blog

Hikaye yazalım da tam olsun (Hatta bu konuda bir Ayşe Özyılmazel yazısı vardı bulurum bi ara)

Hikayemiz klasik 1 kadın 1 erkek (Teoman-İnsanlık Halleri) nakaratıyla başlıyor; Kadın ağlar,erkek bakar,kadın duyar,erkek duymaz,kadın sorar,erkek susar,kadın gider,erkek içer.

“Kadın birden bitirmez,ilişki içinde sinyal verir ama erkek anlamaz. Kadının gitmesi aslında biriktirdiklerinin patlaması” diyordu yazısında da Ayşe Özyılmazel, şarkımızın hikayesi de burda başlıyor zaten. Kadın gider peki ya sonra? “Kaybetmem ben onu sanmışım,boşa inanmışım” diyor Ogün Abi’miz. Nasıl bir kendine güven bunu söylettirip, hissettirebilir merak ediyorum. “Ne yaparsam yapayım benimledir” diyebilmek aslında çok da güzel birşey değil kulağa romantik gelse de çünkü bu artık ağzına da sıçsam beni bırakamaz,bensiz yapamaz güveni gibi bir durum yani aslında o kadar da romantik değil.

Peki kadın erkeğe bu içi boş güveni oluşturacak ne yapmış olabilir? Zor anlarında yanında olduğu için mi yoksa erkeğe olan sevgisini tamamen gösterebildiği için mi? Her iksinde de durum vahim zira birini çok sevmeniz,aşık olmanız,onun için deli olmanız ona sizi yıpratma hakkı vermez. Erkekler belki de bu ufacık ayrıntıyı atlamaktadır. Erkekleri bilmem ama kadın için aşktan falan çok daha önemli meziyetler ön planda olur bir yerden sonra;gurur gibi. “Aşkta gurur olmaz” zırvalığı da bu tip malakların çıkartması ve sığınağı o zaman. Nasıl aşkta gurur olmaz? Kusura bakmayın ama benim için aşk uğruna herşeyi ayaklar altına alacak kadar mühim bir konu değil eğer durum da aynen dediğim gibiyse hiç değil.

Nedir ki yani bir iki gün ağlarsın,üç beş gün özlersin,bir iki atak yaparsın haber almak ya da konuşmak için ama elbet bir gün bitecektir hepsi. Gururunu bile hiçe sayarak daldığın girdaptan da en fazla ruhunun ceseti çıkar zaten. Bakmayın abicim kadınlar duygusaldır erkekler mantıklıdır zırvalığına, biz duygularını tam gösterebilen mantıklı yaratıklarız sadece. Nerede,hangisini devreye sokacağımızı da çok iyi biliriz.

Peki pes eden mi suçlu pes ettiren mi? Kimse durduk yere şahane giden birşeyi bozup gitmez bu erkekler için de aynen geçerlidir itirazım yok. “Aslında giden değil kalandır terk eden” demiş Murathan Mungan,çok da doğru demiş. Golü atan kadar asist yapan da önemlidir futbolda değil mi? (Anlayacağınız dilden konuşmaya bakıyorum :) )

Her neyse ana fikre gelelim; “Her koşulda yanında olmak” maddi manevi çöküşlerde gereklidir,yapılır falan o zaten aşktan çıkıp daha ziyade vefaya girer. Ancak “Her koşulda yanında olmak” buyur ebemi sik gıkım çıkarsa nağmerdim demek değildir. Kadınlar bir anda bitirmez, “Ne oldu şimdi dün iyiydik” demenin manası yok yani sadece kadının verdiği sinyalleri alamamışsınızdır,artık iş son raddeye gelmiştir ve arkasını dönüp gitmiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder