21 Ağustos 2009 Cuma

Pişman olduğum anları kabul ettim bugün

Bu da ikinci perde,dilimden kalbine apaçık bir muhtıra. Çok alınmışsın ya yazıya,hak verdim sana. Haketmiyorsun,haklısın.
İğneleme falan da arama bu yazıda,değil. Gerçekten içimden geçenleri söylüyorum. Hala girer,okur musun bilmem. Son konuşmamız da pek iyi bitmemişti zaten.

Belki de kızgınsındır bana,benim sana kızgın olduğum kadar hatta belki de daha fazla. Sakin kafayla,kin,nefret,kızgınlık olmadan yazıyorum şimdi sana.

Uyarılmış olmama rağmen en büyük aşk hatasını yaptım,en yakın arkadaşıma aşık oldum. Sonuç olarak aşk meşk ayağına seni kaybederken aynı zamanda en yakın arkadaşımı da kaybettim. Sonunun böyle olacağını biliyordum zaten,daha önce de olmuştu aynısı. Şimdi geriye dönebilsem bu hatayı kesinlikle yapmaz,seni hayatım boyunca dostum olarak yanımda tutmak isterdim.

Artık birşey yapamayız,biliyorum. İkimiz de çok yorulduk bu işin içinde,en çok da ben yordum ikimizi de. Bu bir geri kazanma çabası dağil kesinlikle. Kaybedilen kaybedildi artık yapılacak hiçbirşey yok. Sadece teşekkür ve özür yazısı. Bana kattığın,yaşattığın herşey için sana teşekkür ediyorum. Basit bir “teşekkür”le ödenmeyecek kadar güzeldi herşey,özlenecek kadar. Yaptığım herşey,kırdığım her parçan için de özür dilerim. Basit bir “özür”le toparlanmayacak kadar çok,bitirmeye değecek kadar derin.Ben hala pencereden baktığımda seni görüyorum,belki birgün tekrar gelirsin.

Bu yazıyı da aşık olduğum sana değil,dostum olan tarafına yazdım çünkü diğer tarafına hala kırgınım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder