21 Ağustos 2009 Cuma

İçimdeki kötü fısıldar;”Acıt acıtabildiğin kadar”

Hani demiş ya Şebo; “İçimizde hem kötü var hem iyi” öyle birşey işte bendeki de. “Şeytan diyor ki…” gibi birşey işte.

Benim “içimdeki kötü” her alanda yanımda olsa da iş aşka gelince kendisi feci gaza gelir, delirir. Nasıl bir görev aşkı,şevkidir o öyle aklım almaz :)Bünyede aşk alerji yapmakta,onu huysuzlandırmaktadır.
Sürekli kulağıma işi yokuşa sürmemi,üzmemi,kırmamı,parçalamamı söylerdi işin tuhafı bu aralar pek bi uslu kendisi. Hiç sesi sedası çıkmıyor,3-4 aydır yok ortalarda. Geçen gün merak ettim nerde diye bir arayayım sorayım dedim,döndüm içime. (İçimden çıktım bugün,içimle konuştum)

Kendisi pek bir mutluymuş,öyle dedi. Meğersem benim içimdeki kötü aslında kötü değilmiş de benim koruyucu meleğimmiş. Birini sevmediğinde ortaya çıkarmış,beni kukla gibi oynatır,sepetlermiş. Biz içimle pek anlaşamazmışız,benim sevmem önemli değilmiş,kız ondan istenirmiş,şımarığın da tekiymiş.Bu aralar sakinmiş,çünkü Burak abisini çok sevmiş,ancak dertliymiş,özlemiş. Hep yanında olsun istermiş,öpsün,koklasın,sarılsın istermiş.

“Peki” dedim “Mağdem öyle de niye arada hortluyorsun gene?”. Şımarmış,alışmış,kavga etmeden duramazmış,bir yandan da korkarmış ama napsın işte alışmış. Aslında istemezmiş ama kavgayı severmiş,tuzuymuş,biberiymiş.

“Ben gidiyorum,söyleyecek başka birşeyin var mı?” diyorum. “Sen bana aldanma,çıktığımda sustur” diyor. “Peki” diyorum

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder