24 Ağustos 2009 Pazartesi

Hissediyorum küçük açacak

Bir açılımdır gidiyor. CHP’nin çarşaf açılımı,şunun bu açılımı falan derken geldik esas noktaya; Kürt açılımı. Kimse daha birşey bilmezken,içeriği tam söylenmemişken destekleyenler,köstekleyenler birbirini kovalıyor. Daha birşey söylenmedi neyi konuşuyorsunuz ki?

İş bildiğin Var Mısın Yok Musun’a döndü. Herkes kendince doldurup karşı çıkıyor ya da destekliyor. Kimisi “Toprak verilecek” diye kendini de milleti de gaza getirip tepkisini koyuyor, kimisi de “Çözüm getirecek” diyip alkış tutuyor. Bana sorarsanız biraz bekleyin,açılım bir açılsın,niteliği ortaya konsun. Tayyip’den ne beklenir bilmiyorum ama bekliyoruz işte.

Zamanında TSK’nın yaptığı açıklamada (ki yanılmıyorsam 1 yılı aşkın süre önce yapılmıştı bu açıklama) “Bölgede askeri kuvvetle hallolmaz bu iş,siyasi çözüm lazım” demişti,haklı. Sonuçta orda dağdakileri öldürmek kadar dağa çıkmayı da engellemen lazım ki bir boka yarasın.

Mardin’de merkezdeydik falan,çok garip olaylar yaşamadık haliyle ancak Coğrafya öğretmenim’in şu anlattığı olayı aktarayım isterseniz; Hocamız halk eğitimde okuma-yazma kursu vermeye gidiyor. 50-60 yaşlarında bir kitle beklerken 12-30 yaş arası bir kitle buluyor. Okul var mı? Var, Gönderen yok. Demek ki okul açmakla olmuyormuş. Aralarında sadece okuma yazmayı bilmeyen değil,Türkçe’yi dail bilmeyen var. Biliyorum diye geçinenler vardı bizim sınıfta bu noktada hocamızdan çıkıp kendi anılarımıza gömülelim. Okullar açılmadan yaklaşık 4-5 ay önce gitmiştim Mardin’e ancak dışarı çok çıkmadığımdan farkedememiştim konuşmalarını. Okulların açılmasını takiben en az 3-4 ayım konuşmalarına alışmaya çalışmakla geçti. “Borcun var mı?” en sık söylenen hatalı sözlerden. Ama gel gelelim hepsinin Türkçe dersi yani daha düdük adıyla Dil ve Anlatım dersi 5-4 falan. ÖSS’de en az Türkçe neti çıkaran bölge de buralar.

Garip bir tesadüf vardır bir de ders programında Din Kültürü ve Ahlak bilgisi dersi ile Milli Güvenlik dersi arka arkaya. O zamanki Din Kültürü dersinin hocası tam bir öküz. Şeriyatla yönetilmekten yana “Ne var Hz. Muhammed zamanında yönetilmiş” diyor. “Lan mal öyle yönetecek adam mı var şimdi?” diyemiyorsun tabi. Arkasından Milli Güvenlik hocası geliyor laiklikten bahsediyor. Bir önceki derste beyni doldurulmuş insan evladı kıçıyla dinliyor tabii ki siktir çeken bile var aralarında. Daha sonra gelen Din Kültürü hocamızsa kanatsız bir melek. İşte dindar budur dedirtiyor adama ama tabi bizim kapalı tayfa tarafından sevilmiyor,nefret ediliyor. Neden edilmesin ki şeriyat karşıtı adam. Bunlar Arap’lar,Kürt’ler genelde Kızıltepe tarafında yaşıyor. Orda da durum vahim. Matematik ve sınıf öğretmenimizin anlattıklarını aktaralım burda da; İstiklal Marş’ı kesinlikle okunmuyor,kimse eşlik etmiyor. 3 yaşındaki çocuğa kadar beyinleri yıkanmış bir kitle var,bunların yanı sıra tam tersi cumhuriyetçi olanlar da var.

PKK’nın en büyük savunması her zaman bölgeye yeterli eğitimin,doktorun ve güvenliğin sağlanmamasıyken saldırılarda ölenlerin çoğunun öğretmen ve doktor olması bir çelişki tabi. Demek ki bu konuda muhattap orası değil. PKK’nın ilk kuruluşu silahsız bir sivil toplum örgütüydü ve gerçekten hakların savunmasını sağlamak amacıyla yapılanmışlardı ancak daha sonra grup içindeki devrimle örgütün başına Abdullah Öcalan geçti ve terör örgütü oldu. Yakalandıkdan sonraki sorgusunda dışardan desteklendiklerini ve kullanıldıklarını itiraf etti ki zira bu bize yabancı değildi. Şeyh Sait isyanının bilinen daha doğrusu yansıtılan sebebi halifeliğin kaldırılmasıydı ancak isyan bastırıldıkdan sonra isyancıların elindeki silahların İngiltere’ye ait olması ve isyancılarda İngiliz paraları bulunması bunun bambaşka bir durum olduğunu gösterdi. Sonuç olarak Musul kaybedildi ve ayarlandığı gibi İngiltere mandası altındaki Irak’a bırakıldı. Abdullah Öcalan da ifadesinde “Kullanıldım,Şeyh Sait gibi beni de kullandılar” demiş zaten.

Peki PKK dışardan desteklenen bir iç düşmansa Kürt açılımında kimden akıl alınacak? DTP’den mi? Sanmıyorum. Şuan bu işin görüşüleceği herhangi bir resmi kurum gelmiyor aklıma zira elçiliğe soyunanlar ya hayalperest ya da kendi dümeninin peşinde. Bir kere toprak isteme mevzusunun gündeme gelmesi bile kıyametin başlangıcı olur. Sayısal çoğunluğun ya da bölge halkının ne istediği önemli değil,bu “Almanya bizim” demk gibi birşey. Ne yapılır,kimlerle oturulup konuşulur orasını bilmem ama bu açılımdan çözüm beklemek bana biraz Polyanacılık gibi geliyor. Zaten bu işin gündeme gelme sebebi AKP’nin düşen oyları, DTP’nin yükselen oyları ve yayıldığı alan. “Seçim hilesi” kıvamında bir hadise,umursanmaya değer bir tarafı da yok,en azından şimdilik.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder