28 Ağustos 2009 Cuma

Büyüdük; “Büyü artık” derlerken

Bugün garip bir gün geçirdim Burcu'yla. Önce bilmeyenler için Burcu'yu anlatayım ki hikayenin manası olsun :) Bundan 5 yıl önce benim liseye(Tuncay Azaphan Anadolu İletişim Meslek Lisesi) başladığım gün mülakattan tanıştığım Billur ile daha sınıflar belli olmadığı için tesadüfen girip oturduğumuz bir sınıfta önümde oturan iki kızdan biriydi Burcu,diğeri de Nalan. Soğuk bir havası vardı. Nalan dönüp dönüp bizle konuşur, o bakmazdı işte öyle arada göz ucuyla. Sıkıntıdan sırayı karalamaya başladım ben de,nasılsa tahta değil silinir cesaretiyle. Başladım doldurmaya; Teoman,Vega,Şebnem Ferah... yazıları görür görmez boynuma atladı manyak :) O günden beri kardeşim işte kendisi.

Kardeş mardeş ayağına evlat edindim ben zaten bu kızı,annelik yapıyorum,bazen o bana annelik yapıyor falan böyle tuhaf bir ilişki işte siz ne dersiniz bilmem de biz dostluk diyoruz bu halimize.

Önce Billur,Nalan,Burcu ve ben vardık,önce Billur gitti sonra Nalan. Burcu,Simge ve ben vardık; Simge gitti gene biz bize kaldık.

Bugün kızımızın YTÜ baraj sınavı var. Sabahtan başlıyor telaş; sınav saat 14:00'da destek için Ali,İbo,Hasan da geliyor. Amaç Burcu'nun kafasını dağıtmak. Kahvaltı falan fişna tutturuyor erken gidelim diye. Çıkıyoruz yola,Ali'ler yolda ayrılıyor. 12:45 gibi okuldayız. Önce bir gün önceki sınavın puanını bakıyoruz da sınav saat 16:00'a alınmış :) İyi sakinleştirmek için zamanımız var,kızımız panik.

"Lan seni üniversiteli düşünemiyorum" diyorum, sebebi başka; liseye başladığımız günden beri birlikteyiz,evlat gibi birşey artık. Anne psikolojisi,büyüdüğünü kabullenemedim bir an :) Sınavlara hazırlık döneminde,benim de çalışıyor olduğum düşünülürse bayadır görüşemiyorduk biz de msn,telefon dışında. Zaman bol,amaç zaten kafa boşaltmak; bol muhabbet :)

Kızıyo bana hala, sabah biber yedirmedim,sakladım diye. Kahvaltıda turşu biber yiyecekmiş hanfendi. Miğdesi ağırır diye sakladım biberleri. "Aman doy ama çok yeme bak karnın ağırır" falanım kahvaltıda da zaten. Sınav saati yaklaşıyor, "Telefonunu kapat!". Bir ara sınav şeklini unutup (10 saniye fotoğraf gösteriyorlar,o fotoğrafla ilgili soruyu sorup 15 saniye içinde cevaplıyorlar,yeni fotoğraf geliyor) bildiğin sorulardan başla demeyi bile düşündüm. ÖSS'ye götürmeme izin vermemişti erken,sıkılırsın falan diyerek. Onun eksikliğini kapatıyorum ben de kafama göre.

Sınav yarım saat. Başladı bitmek bilmiyor,geçmiyor yarım saat. Ben sınav salonunun önünde oturmuş YTÜ dergisini karıştırıyorum. Karıştırıyorum dediysem sayfadan sayfaya geçme rekoru kırıyorum resmen. Düşünmeye başladım işte tanışmamızdan nerelere gelmişiz,neleri atlatmışız falan diye.

Onun acıları,benimkiler,gidip gelmelerim, her gidişimdeki ayrılığımız, her dönüşümdeki kavuşmamız. Ağlayarak açtığı telefonlar kapanmaz bir türlü, sürekli yanında olmadığım için bi sinir harbi. Bir günlüğüne de olsa gidip görme hayalleri. Yanında olması gerekip de uzaktan bakanlara saydırmalar, üstüne gidenlere atılan tehdit dolu mesajlar. Birimiz düştüğünde tutma çabası.

Birşey olduğunda ikimiz farklı tepki veririz ben ağız dolusu küfür ederim,sinirden çatlarım o sakinleştirmeye çalışır,o ağlar hüngür hüngür ben güldürmeye çalışırım(çok başarılıyım ama :P )

Burcu'nun sınavda olması bana koşturmacada unuttuğum bişeyi hatırlattı; büyüdük "büyü artık" derlerken. Yaş ilerliyor falan benim büyüyesim yok ama işte Peter Pan değiliz aq. Bir süre çatlaklıkla,uzun bir süre delilikle idare ederim diye düşünüyorum çocukluk hallerimi. Ederim di mi? Yemez mi? Yerler yerler :)

Zaten Foça'da da böyle 40'lık rocker abileri gördüğümde düşünmüştüm bunu ilk şimdi 18'lik çıtır çıtır dolanıyoruz,herkes "Genç işte" diyo geçiyo halimize. Nolcam ben ya! Annaaam panik atak geldi ya :D

Bize gelsin o zaman; Ayça Şen- Büyüdük

Büyüdük
Anlatamadan
Büyüdük
Dinletemeden
Büyüdük
Küçücükken bir anda büyüdük

Büyüdük
Büyümeden
Büyüdük
Güvenemeden
Büyüdük
Küçücükken bir anda büyüdük

Gülecek birşeyler ararken
Yorulduk tutunmak isterken hayata
Hayaller kurarken yüzleştik

Savaştık
Çocuk askerler gibi
Uğraştık
Bir sebep varmış gibi
Yarıştık
Kaybedince ağlaştık

Ve şimdi zemberekten kurtulan
Bozuk bir akrep ile yelkovan
Zamanla hepimizi güldüren
Komik bir oyunmuş şu zor yaşam

Ve sonra kalabalık ruhumuz
Sesler cok karışmış uğultumuz
Sakızdan çıkan bir şiir olmuş
Yapışkan büyüklük umudumuz

Büyüdük
Büyü artık derlerken
Büyüdük
Dünya kendini yerken
Büyüdük
Küçücükken bir anda büyüdük

Büyüdük
Büyümeden
Büyüdük
Güvenemeden
Büyüdük
Küçücükken ne ara büyüdük...


(Ayça Şen Fan Sitesi @ Alanissa - Ale'm )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder