29 Ağustos 2009 Cumartesi

Ölüm burnunuzun dibinde

3D teknolojisi yavaş yavaş yayılmaya başladı sinemalarda. Daha önce Sevgililer Günü Katliamı da 3D formatında izleyicilere sunuldu ancak ben sinemada izlemedim ancak dün Son Durak 4′ü yerimizden fırlayacak,kaçacak kadar zevkli izledik.

28 Ağustos 2009 Cuma

Büyüdük; “Büyü artık” derlerken

Bugün garip bir gün geçirdim Burcu'yla. Önce bilmeyenler için Burcu'yu anlatayım ki hikayenin manası olsun :) Bundan 5 yıl önce benim liseye(Tuncay Azaphan Anadolu İletişim Meslek Lisesi) başladığım gün mülakattan tanıştığım Billur ile daha sınıflar belli olmadığı için tesadüfen girip oturduğumuz bir sınıfta önümde oturan iki kızdan biriydi Burcu,diğeri de Nalan. Soğuk bir havası vardı. Nalan dönüp dönüp bizle konuşur, o bakmazdı işte öyle arada göz ucuyla. Sıkıntıdan sırayı karalamaya başladım ben de,nasılsa tahta değil silinir cesaretiyle. Başladım doldurmaya; Teoman,Vega,Şebnem Ferah... yazıları görür görmez boynuma atladı manyak :) O günden beri kardeşim işte kendisi.

Tek rakibim Bülent Ersoy

Bülent Ersoy’un asaleti(!) malumunuz, kendisi yüksek makamda, Tanrı elçisi, biz ölümlülerin ulaşamayacağı bir varlık. 3 kere yaşanan THY skandalı da bunun en büyük kanıtıdır herhalde.

Yaşasın (=

Ben alkolün bünyeye yararlı olduğunu düşünenlerdenim. Sağlık malık kısmına karışmam ama alkolün vücuttaki mikropları öldürdüğünü düşünüyorum. Mikrop dediysem şu reklamlardaki yeşil canavarlar değil, dert mert işte.

Şarap zaten içilmesi tavsiye edilen bir içki. Babam bana küçükken kan yapsın diye içirirmiş mesela. Bugün gördüğüm haberde biranın da kadınlara yararlı olduğu ortaya konmuş,osteoporoz riskini azaltıyormuş ancak bu alkolden değil biranın içindeki bir maddeden dolayıymış.

Osteoporoz nedir önce ona bakalım; kadınlarda görülen bir kemik kaybı hastalığıymış. Kemik erimesi ve meme kanserinden sonra en sık görülen hastalıkmış aynı zamanda.

Biranın bu hastalığa iyi gelmesi de bir çelişki çünkü fazla alkol tüketimi de hastalığı tetikleyen sebeplerden. Şimdi her alkollü içki doğal olduğundan dolayı bir takım yararları var hepsinin ayrı ayrı. Habere göre günde bir bardak bira koruyor, günde bir kadeh şarap içilmesi yıllardır söylenen birşey zaten. Yani haftada bir bokunu çıkaracağınıza her gün bir tane için demeye getiriyorlar :)

27 Ağustos 2009 Perşembe

Beni yemek isteyen bir adam arıyorum

Hatun milletini anlamıyorum kardeşim, hem de kendim hatun olduğum halde. Bu dizi/film karakterlerine olan saplantılarına bir derece alışmışken, bu karakterler gibi sevgili arayışını yeni yeni kabullenmişken bu Edward çılgınlığını aklım almıyor.

26 Ağustos 2009 Çarşamba

Sevilecek kız nasıl olmalı(ymış)?


Mallar listesini açıklamış; sevilmek için bunlar gerekiyormuş.

“Eşcinsel değil feminenim”


Hayallerim yıkıldı ey okur. Bunca yıl “İbne lan bu” dediğimiz Kuşum Aydın meğersenem sadece feminenmiş. Yıllardır sabah programlarıyla bacımız olan Aydın’ın bu açıklamasına en çok izleyici teyzeler üzülmüştür herhalde.
Hatırlıyorum da benim babaannem de çok severdi Aydın’ı, severdi de “kızım” diye severdi :) Kendisi zaten matrak bir hatundu hey gidi günler.

Müziğin kadar adamsın

Bayılıyorum şu bilmem ne üniversitesinin yaptığı araştırma sonuçlarına. Her gün gazetelerde mutlaka böyle bir haber vardır. “Bilmem kaç bin kişi üzerinden yapılan araştırma sonucunda bilmem neyin bilmem ne olduğu ortaya çıktı” gibi :)

Bu filmden sonra hala Kemalist olan var mı?

Çıktığı dönem olay yaratan,hakkında suç duyuruları açılan,dindar kesim tarafından sahiplenilen ve bir karalama kampanyası olduğu söylenilen olay film Mustafa‘yı çıkışından 10 ay sonra izleyebildim ancak. Can Dündar nasıl bir iş yapmış? Nasıl bir film olmuş? Bu kadar eleştirilecek ne varmış? Neler anlatılmış? Söylenenler doğru muymuş? Eleştirenler haklı mıymış? Filmi bu kadar merak etme ve izleme sebebim tamamen bu soruların cevaplarını bulmaktı. Boşuna dememişler reklamın iyisi kötüsü olmaz diye. Zaten sinemaya giden,DVDsini ya da CDsini alan,indiren hemen herkes yapılan eleştirilerden dolayı bu filmi merak etti konusundan öte.

25 Ağustos 2009 Salı

Beni sevseydin bırakmazdın!

En klişe sahnelerden biridir; herif gider,sonra gelir. O arada hatun kendine bir hayat kurmuştur ama onun dünyadaki tek görevi herifi beklemektir,başka bir hayatı olamaz.

Türk rock dünyasında kadın

Kadın olmak her alanda geri planda durmak demek değildir kesinlikle. Kadınların kendi tembelliklerinden kaynaklı bir problemleri var. Rock dinleyicilerinin büyük bir kısmı en az bir ensturman çalarken bu dinleyiciler içindeki hatunların çok azı ensturman çalar ya da niyetlenir. Aynı zamanda özellikle Türk rockda kadınlar her zaman ilgi çeker,daha çabuk kitleye kendini duyurur;buyrun bakalım kendi şarkılarını söyleyen, sözünü geçiren,güçlü,hırslı ve yetenekli hatunlar;

24 Ağustos 2009 Pazartesi

Şimdi reklamlar!

Heleki bizim gibi bir televizyon dünyasına sahip bir ülkede reklamların yaratıcı ve etkili olması çok önemlidir,iyi iş getirir. 20 dakikada bir reklam giriyor,her giren 15 dakika kadar sürüyor,diziler 80 dakika kadar,programlar 2 saati aşıyor ee haliyle birşey izlerken reklam kuşağını görmememiz imkansız.

Hissediyorum küçük açacak

Bir açılımdır gidiyor. CHP’nin çarşaf açılımı,şunun bu açılımı falan derken geldik esas noktaya; Kürt açılımı. Kimse daha birşey bilmezken,içeriği tam söylenmemişken destekleyenler,köstekleyenler birbirini kovalıyor. Daha birşey söylenmedi neyi konuşuyorsunuz ki?

Modern Recep Bülbülses’ler

Recep Bülbülses’i tanımayanınız yoktur. Her davette birini sıkıştırıp yapışır,o kişinin bir şarkısını söyler. Repertuarı geniş bir arkadaştır kendisi ama sesinden falan ziyade bu “sıkıştırmaları” ile meşhurdur.

23 Ağustos 2009 Pazar

Napacaksın? Takmayacaksın

Kimisi umursamaz der,kimisi sorumsuz ama inkar edilemez ki hayatı en güzel biz yaşıyoruz. Biz? Takmayanlar.

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Beyinini uyuşturma!

Pek çok kötü alışkanlığım olmasına rağmen her zaman en nefret ettiğim şey uyuşturucu olmuştur,istisnasız her türüne. Benim için esrar da aynı bok ot da. Özellikle ot kullananların en büyük savunması “O uyuşturucu değil ki,ot ya yeşili sev doğayı koru”dur. Her türlü ortama girmeme,her türlü insanlardan çevre edinmeme rağmen birkere bile kullanmışlığım yok,hiç heves etmedim, edeni de anlamadım.

I knew you love me then

Sevmek herşeyin çözümü,yolu vs olsaydı eğer,çok daha başka hayatlar yaşıyor olurduk biz de. Neden zorlaşıyor ya da zorlaştırıyoruz o zaman. Her zaman bir engel olmak zorundadır aşkta,aksi aşk olamazmış gibi. Bir tarafın -di li zaman yaralarıdır genelde,karşı taraf hiç yaralanmamış gibi. Beni nasıl isterdin? -Tek parça,tek parça bırakan varmış gibi.

Belki güneş bir gün ikimiz için doğar

Kimse kimsenin herşeyi olamaz mı? Sen benim herşeyimken hem de. Sensiz kimsenin kimsesi miyim bilmem,belki. “Beni bırakma” demek için çok geç,sen bırakmışken hem de. Sen bıraktın herşeyi,benimle mutlu olma ihtimalini,belki de onu.

Ex and the City

Her zaman 6 sezon içinde en sevdiğim bölüm olmuştur o bölüm Sex and the City’de; Ex and the city. Bilmeyenler için önce sözlükümsü birşey yapmak lazım tabi;

21 Ağustos 2009 Cuma

Şimdi ya da asla

Yine vizyona girdiğinde kaçırdığım bir filmdi Şimdi ya da Asla (The Bucket List). Sonunda izleyebildim,mutluyum

İçimdeki kötü fısıldar;”Acıt acıtabildiğin kadar”

Hani demiş ya Şebo; “İçimizde hem kötü var hem iyi” öyle birşey işte bendeki de. “Şeytan diyor ki…” gibi birşey işte.

Benim “içimdeki kötü” her alanda yanımda olsa da iş aşka gelince kendisi feci gaza gelir, delirir. Nasıl bir görev aşkı,şevkidir o öyle aklım almaz :)Bünyede aşk alerji yapmakta,onu huysuzlandırmaktadır.
Sürekli kulağıma işi yokuşa sürmemi,üzmemi,kırmamı,parçalamamı söylerdi işin tuhafı bu aralar pek bi uslu kendisi. Hiç sesi sedası çıkmıyor,3-4 aydır yok ortalarda. Geçen gün merak ettim nerde diye bir arayayım sorayım dedim,döndüm içime. (İçimden çıktım bugün,içimle konuştum)

cıvıltısı bol,eğlencesi bol

Twitter dünyayı kasıp kavursa da hala ülkemizde pek yaygın değil. Teoride “Ne gerek var ki” hissi uyandıran,pratikde döktürmemizi sağlayan bir site kendileri.

Ben aptal mıyım?

Nil Karaibrahimgil yaşına(çıktığında çıtırcıktı) ve bulunduğu piyasaya(pop dünyası,malum) rağmen her zaman zekasıyla beni kendine hayran bırakmıştır. Yazdığı şarkı sözleri de zekasının en güzel kanıtlarıdır. İster saçma sapan dersiniz,ister güzel örnekleme. Özellikle ilk iki albümlerinde kıvrak zekası ve farklı tarzıyla hemen patlamış,parlamış,kendini de belli etmişti.

Mor ve Ötesi; Gerçekten muhalif mi?

Yazdıkları şarkılarla,söyledikleri sözlerle,verdikleri demeçlerle,yer aldıkları projelerle sürekli bir mesaj veren bir grup onlar. Siyasete bulaşmayı,olayları deşmeyi severler. Bu yolla kazandıkları şöhretlerini yine bu işlere dikkat çekmek için kullanırlar. Peki gerçekten muhalifler mi?

Aldat(ıl)mak

İnternette gezinirken bulduğum bir haberi aktarıyorum şimdi size. Daha önce de okumuştum da o zamanlar bloger değildim :)

Şimdi efendim “aldatmak” kavramı kişiden kişiye değişen birşeydir zaten de iki cins bu işe nasıl bakıyor acaba diye araştırmışlar,ilginç bir sonuca ulaşmışlar; kadınlar duygusal,erkekler fiziksel aldatmaya karşıymış yani kadın için “Yatsın,kalksın ama birşey hissetmesin“den ibaretken durum erkek için “İsterse aşkından ölsün de elleşmesin“miş.

Pişman olduğum anları kabul ettim bugün

Bu da ikinci perde,dilimden kalbine apaçık bir muhtıra. Çok alınmışsın ya yazıya,hak verdim sana. Haketmiyorsun,haklısın.

20 Ağustos 2009 Perşembe

Sen pes ettin benden erken

Dışarda düş,içimde yaş
Ağlasam ne olur?
Yanlışım,boşa dayanmışım
Yalnızım,ansızın
Kaybetmem be
n onu sanmışım
Boşa inanmışım

Sözlerin sarmaz bedenimi
Gözlerinse çok uzaklarda

Kaybettik severken
Yorulduk denerken
Bana sabırlar dilerdin
Sen pes ettin benden erken

Kim gidecek?

Abimle olan her konuşmada konu bir şekilde gelir onlara. Onlar kim mi; dinin tüm insanlar için zorunlu ve aynı olduğuna inanan, herkesin bunu yaşaması gerektiğini savunan ve bunu sadece düşüncede bırakmayan,aksi davrananları eleştiren yobaz kitle. Ben kendilerine aynı zamanda AKP piçleri de derim.

Kişisel bir intihar

Birtanecik slolganım; Kişisel bir intihar. Peki ama neden?
Bu söz muhteşem bir Kreş şarkısının adıdır. Şarkıyı çok severim,o ayrı ancak slolgan olma sebebi şarkı ile çok bağımsızdır. Bende takıntıdır tek cümlelik özetler. Bu blog işine giriştiğimde aşağı yukarı nasıl yazacağımı biliyordum tabii ki ama bunu nasıl özetleyebilirim,anlatabilirim bilmiyordum. Bu sırada kafamda çaldı şarkı ve kafamda bir ampul yandı.

Dikili==>Ayvalık==>Alsancak

Fest-i Foça biter de bizim macera biter mi? Asla...Festivalin bizi kesmediğine kanaat getirip kendimizi daha da yoralım,daha da uykusuz kalalım,iyice pestilimiz çıkana kadar İstanbul'a dönmeyelim dedik ve Hale'nin yanına,Dikili'ye gitmeye karar verdik. Eee hep Ale mi İstanbul'a gelecek değil mi? İade-i ziyaret hesabı :) Bir Begüm-İnanç Oskay ve Kıvılcım ortaklığı :)

Tayyip vs Halk

Bu ülkede komedi yapmak zor iş gerçekten,durumlar o kadar komik ki bunu daha da komik bir hale getirmek oldukça güç bir iş.

Son gördüğüm haber oldukça ilginç; Boşbakan R.T.E. Aydın’da seçim gezisindeyken 13-14 yaşlarında bir çocuk “Allah belanızı versin” diyor,boşbakan da çocuğu getirtiyor. “Neden öyle dedin?” diye soruyor “Sizi sevmiyorum” yanıtını alıyor,bu sırada eli çocuğun ensesinde. “Bırakın gitsin” diyor,tartaklayarak götürüyorlar çocuğu.

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Fest-i List

En güzel konserler

  1. Teoman / 16 Ağustos
  2. Hayko Cepkin / 14 Ağustos
  3. Cenk Han Alkaya / 15 Ağustos
  4. Ogün Sanlısoy / 14 Ağustos
  5. Kurban / 15 Ağustos

En dile dolanan şarkılar

  1. Kaybettik Severken / Ogün Sanlısoy
  2. Haydi Gel İçelim / Yüksek Sadakat
  3. Fahişe / Teoman
  4. Gülmeyi Dene / Cenk Han Alkaya
  5. Aşk Durdukça / Yüksek Sadakat

“Keşke o da çıksaydı” dediklerim

  1. Kreş
  2. Buz
  3. Aylin Aslım
  4. Direc-t
  5. Pin-Up

“Çıkmasalar daha iyiydi” dediklerim

  1. Anemi
  2. Karapaks
  3. Yasemin Mori

Bosphorus prensesi

Ekşi sözlük çıktı,mertlik bozuldu. Herbirşeyi eleştirme yerin dibine sokma taraftarıyız. Klavyesini eline alan konuşuyor,eziyor,bitiriyor ancak bu arada da çok kişi hor görülüyor. Bunlardan bir tanesi de Ayşe Özyılmazel. Gencecik bir kız,Türkiye’nin en büyük gazetelerinden birinde köşe yazarlığı yapıyor,şirin bir yüzü, sivri bir dili var. Ama yoook ünlü birinin kızı ya illa torpillidir bu. Kimse de bu yaşta başarıdır aferin falan demez zaten.

12 Ağustos 2009 Çarşamba

Acıdan başka dermanı yok ki boşvermiş bünyenin

Geçen haftalarda bir arkadaşımla görüşmüştüm,kendisi zamanında alkol tedavisi gördüğü için alkol kullanmıyor. “Al bir yudum” ısrarımı püskürten bir itirafla karşılaştım. Aslında alkolden uzak durmasının tek sebebi bir daha o tedavi merkezine dönmek istememesiymiş,şaşırdım. “Nasıldı ki” diye sordum, “Berbattı. Ailenin yanında falan çok iyi davranıyorlar ama…” dedi ve kesti. “Dövüyorlar mı ki?” dedim “Daha iyi olurdu” dedi. Ne yaptıklarını söylemese de her ne yaptılarsa,ne kadar kötüyse de işe yaramış görünüyor,gerçekten de 3 yıldır ağzına alkol namına birşey sürmemesinden etkili bir tedavi olduğu belli.

Taksim’de ucuza tıkanma rehberi

Oburuğum,tembelliğim ve Taksim aşkım birleşip üstüne bir de cimriliğim binince haliyle ucuza doymak benim işim Ancak obur olduğum kadar damak tadıma da düşkünümdür. Aranızla “Lan cebimde 10 TL var bunla hem doyup hem nasıl içerim” diyenler varsa diye şey ettireyim dedim. Ama öyle 4-5 bira içecekseniz olmaz bu iş baştan anlaşalım

11 Ağustos 2009 Salı

Kabul edin beyler; sıkıcısınız!

Bir kızla tanışmanın bir milyon tane yolu varken hala salak saçma,klişe yollara başvuran erkeklere sesleniyorum; “sıkıcısınız

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Fest-i Günlük (Rock Tatili)

Festivale kadarki gitme macerasından başlayayım,festivalde de günü gününe güncelleyeyim fotoğraf ekleyeyim dedim. Festival bitene,biz de sağ salim dönene kadar ana sayfada sabit duracak öyle girip birşey yazmamış diyip çıkmak yok :) Gelecek olan varsa yorum kısmına birşeyler yazsın :)

9 Ağustos 2009 Pazar

And I swear you’re just like a pill instead of makin’ me better, you keep makin’ me ill

Şarkı burda ve kesinlikle bu yazı sitemi kullanarak yaptığım en keskin serseniş.Kime olduğunu söylemiycem, okuduğunda kendisi de bilecektir kesinlikle artık bu yazı da anlayamadığı onca laf arasına girerse ona edecek daha fazla lafım yok demektir zaten.

Yol arkadaşım nerdesin?

Yolunuzu kaybettiğiniz anlar olur hayatta. Hangi sapaktan döneceğinizi bilemediğiniz anlar. Tüm bu anlarda bile yanınızda olduğunu hissettiren yol arkadaşları vardır başınızın ucunda. Sizinle aynı yolda yürümese bile elinizi sıktığınızda bir doku hissettiren kişilerdir bunlar. Yolunuzu kaybetmek,yanlış yollarda yürümek insanlar arasında en yanlış görünendir ama bana sorarsanız ki sormazsınız ama yol arkadaşınızı kaybetmektir esas kendinizi kaybettiğiniz an.

Korkarım aşkımın şiddetinden

Hiç sevginin gücünü ölçmeyi düşündünüz mü hayatınızda? Sürtünme gücünün, arabanızın gücünü ölçtünüz de bunu mu merak etmediniz?

Bu ihaneti unutmak için hiç bir neden göremiyorum

Bazı şarkılar vardır,sadece şarkı olarak dinlenmez. Bazı insanlar vardır,sadece insan olduğu için sevilmez. Bazı filmler vardır,sadece film olduğu için bakılmaz.

V For Vendetta gelmiş geçmiş en büyük anarşizm filmi. Ülkemizde anarşizm kavramı 1 Mayıs’ta bakkal camı kırmaktan ibaret olduğu için filmi anlamak onlara zor gelmiştir muhtemelen.

8 Ağustos 2009 Cumartesi

3G çılgınlığı

GirdimGezdimGördüm Teknolojisi 3G önce reklamlarıyla şimdi de haberleriyle merakta bırakmakta. Turkcell halkını tanıyor ki slolganını "Merak ne güzel şey" yapmış ancak reklam sıkıcı ötesi.

Harry Potter geri döndü

Sadece bir bölümünü sinema dışında izlediğim 6 filmlik serinin yayınlanan son filmini de dün izledim (Sonunda). En başta şunu söylemek lazım ki bu 6 film içinde en kötüsü kesinlikle Melez Prens konu olarak Sırlar Odası‘na da benzeyen,yine bir kitabın Harry’nin eline geçmesini konu alan ve kişinin kimliğini filmin sonuna saklayan film hele ki Zümrüdüanka Yoldaşlığı‘ndan sonra beni çok çekmedi.

5 Ağustos 2009 Çarşamba

“Buz”luğum “Senin Eserin”

Buz Türk rock dünyasının son yıllardaki en iyi gruplarından biridir benim için. Yeterli ilgiyi görmemiş olması grubu müzikten soğutmuş olacak ki bayadır ortalarda yoklar.2009 yılında yeni albümlerini yayınlayacaklarmış.

Mehmet Turgut kırıklığı

Mehmet Turgut şu alemlerin en kral,en cesur,en yaratıcı fotoğraf sanatçısıydı benim gözümde. Başta adını sanını bilmeden tarzına hayran olmuştum. Özellikle Hayko Cepkin ve Ogün Sanlısoy çalışmalarını çok çok beğenmiştim. Sonraysa adını duymayan,fotoğrafını çektirmeyen kalmaz oldu.
Önce tarzını korudu,bir fotoğrafını gördüğümüzde “Aha bunu kesin Mehmet Turgut çekmiş” diyorduk. İmza gibi bir tarzı vardı. Mehmet Turgut popülerleştikçe sahte imzaları da türedi tabi. Herkesin yıllardır yapmaktan korktuğu konseptler,düzenlemeler Mehmet Turgut’tan sonra kabul edilir oldu. Bu konuda kesinlikle hakkını vermek lazım.

“O” olmasaydı…

Şimdiye kadar Atatürk ile ilgili pek çok film yapıldı. Hepsinin ana fikri Atatürk iyidir,hoşturdan öte değildi,Mustafa hariç çünkü onu daha izlemedim.

Atatürk’ün sadece girişinde görüldüğü bir film belki de onu en iyi anlatan filmdi; Osmanlı Cumhuriyeti. Film vizyona girdiğinde Mardin’deydim,döndüğümde kalkmıştı,internete düşen kopyaları da oldukça kötüydü ve ben filmi harcamak istemiyordum.

4 Ağustos 2009 Salı

Biz niye anlaşamıyoruz?

Hiç öyle alışveriş,duygusallık,mantık zırvalıklarına girmiycem çünkü bunlar kadından kadına değişiklik gösterir ancak bazı özelliklerimiz var ki içgüdüsel midir nedir mantıksız olduğunu bile bile yapmaya devam ediyoruz :)

Oh but God i want to let it go

Lithium, don’t want to lock me up inside.
Lityum,beni içeri kilitlemeni istemiyorum

Lithium, don’t want to forget how it feels without…
Lityum,yokken…nasıl hissettiğimi unutmak istemiyorum

Lithium, I want to stay in love with my sorrow.
Lityum,aşkın içinde kederimle birlikte kalmak istiyorum

Oh but God I want to let it go
Ama tanrım,gitmesine izin vermek istiyorum

Come to bed, don’t make me sleep alone
Yatağa gel,beni yalnız uyutma

Couldn’t hide the emptiness, you let it show.
Boşluğa saklanamazdın,göstermesine izin ver

Never wanted it to be so cold.
Çok soğuk olmasını istemedim asla

Just didn’t drink enough to say you love me.
Sadece beni sevdiğini söyleyecek kadar içmedin

I can’t hold on to me
Kendime dayanamıyorum

Wonder what’s wrong with me.
bende yanlış olan nedir merak ediyorum

Don’t want to let it lay me down this time.
Beni şuan aşağı bırakmanı istemiyorum

Drown my will to fly.
Boğularak uçacağım

Here in the darkness I know myself
Burada karanlığın içinde ,kendimi tanıyorum

Can’t break free until I let it go
Gitmeme izin verinceye kadar beni özgürce koparamazsın

Let me go
Gitmeme izin ver

Darling, I forgive you after all.
Sevgilim herşeyden sonra seni affediyorum

Anything is better than to be alone.
Herşey yanlız olmaktan daha iyidir

And in the end I guess I had to fall.
Ve sanırım sonunda düşmüş olacağım

Always find my place among the ashes.
Daima yakılmış cesedin küllerinde bir yerde ara

I can’t hold on to me,
Kendime dayanamıyorum

Wonder what’s wrong with me.
Bende yalnış olan ne,merak ediyorum

Sigara yasağı manzaraları

Evet 1-2 hafta oldu yasak başlayalı artık bi durum raporu şart.